249 sanayi kuruluşu, 49 banka kadar bile kar edemiyor
Bu hafta sonu, yine kimi gazetelerin ekonomi sayfalarına yansıyan önemli bir tartışma konusu, Türk bankalarının kredi işlemleri başta olmak üzere, bankacılık işlemleri esnasında elde ettikleri çeşitli komisyon, harç veya masraf adı altında elde ettikleri işlem bedelleri ve genel anlamda kaynak maliyeti ile kaynak gelirleri arasındaki farktan fahiş bir kar elde ettikleriydi. Bu konu, son bir kaç senedir artan bir tempoyla, ısınıp, gündemin tepesine oturuyor.

 

Bu konu bir yönüyle bir küresel tartışma da aslında. Dünya ekonomisinde de, son 15 yıldır bankacılık sektörünün karlılığı ile reel sektör karlılığı arasındaki makasın açılmasının muhtemel riskleri ve genel anlamda dünya ekonomisinde karlılığın daralmakta olduğuna dair yorum ve değerlendirmeler dikkatle takip ediliyor. Uzmanlar, yakın gelecek açısından küresel ekonomide hem reel sektör, hem de bankacılık sektörü açısından yüksek kar beklentisinin pek çok açıdan risk oluşturduğunu vurgulamaktalar.
Aşırı kar hırsının getireceği ve 2008 Krizi'nde olduğu gibi, hali hazırda getirdiği riskler, telafisi çok zor makro ekonomik dengesizliklere yol açıyor. Aynı uzmanlar, bankacılık sektörü ile reel sektör arasında arttığı gözlenen ve reel sektör aleyhine şekillenen karlılık makasındaki açılmanın, bir süre sonra bankacılık sektörü açısından da risk doğurduğunu, çünkü, reel sektörün bankacılık sektörüne olan kredi borçlarını da ödeyemeyecek noktaya geldiğini vurgulamaktalar.
İSO verileri reel sektör karlılığı için 'sarı alarm' veriyor
Türk ekonomisi, 2009 yılındaki daralma sonrasında, 2010 yılında GSYH performansı olarak yüzde 9,5, ardından da 2011 yılında yüzde 8,8 büyümeyi başardı. Bu durumda, 2011 yılında reel sektör karlılığının artmasını beklersiniz. Tersine, İstanbul Sanayi Odası'nın 24 Temmuz 2012 tarihinde açıkladığı ve 2011 yılı verilerine göre yapılan analize göre, 2010 yılında 500 büyük sanayi kuruluşu içinde kar eden şirket sayısı 434 iken, 54 kuruluş azalarak, 380 şirkete gerilemiş. 380 rakamı, 2007 yılına göre, kar eden şirket sayısının 70 şirket daha azaldığını gösteriyor.
2011 yılında, zarar eden şirket sayısı ise, neredeyse ikiye katlanarak 120'ye yükselmiş. Yani, hemen hemen şirketlerin 4'te 1'i zarar etmiş. Yine, 2010 yılında yüzde 7,6 olan söz konusu 500 şirketin satış karlılık oranı, 2011'de yüzde 5,6'ya gerilemiş. Türkiye'nin 500 büyük sanayi kuruluşu içerisinde yer alan özel sektör şirketlerin 2010 yılında yüzde 54,4 olan toplam borç oranı ise, 2011'de son 7 yılın en yüksek düzeyi olan yüzde 58,5'e yükselmiş.
Sanayi kuruluşlarında karlılık 2011 yılında reel olarak daralmış
500 büyük sanayi kuruluşunun vergi öncesi dönem kâr ve zarar toplamı, 2010 yılına göre cari fiyatlarla, yani içinde enflasyonu barındırarak ancak yüzde 5,5 artarken, enflasyondan arındırılmış olan sabit fiyatlarla ise yüzde 15,9 oranında daralmış. 500 büyük sanayi kuruluşunun önemli bir bölümünü temsil eden özel sektör kuruluşlarda aynı oranlar, cari fiyatlarla yüzde 7,9 artış, sabit fiyatlarla ise yüzde 3,9 oranında daralma olarak gerçekleşmiş. 2011 yılında dönem kar ve zarar toplamı, 2007'ye kıyasla sabit fiyatlarla yüzde 26.9 oranında düşüş kaydetmiş. Yine, İstanbul Sanayi Odası'nın 2. 500 büyük sanayi kuruluşu çalışmasına göre ise, 375 kuruluş kar, 125 kuruluş zarar etmiş.
Bu verilerin, geçen yıl, yani 2012 yılına ait olanlarını ancak bu yılın temmuz ayında öğrenebileceğiz. Bununla birlikte, 2011 yılında Türk Ekonomisi'nin yüzde 8,8 büyüdüğü ve bu büyümeye en önemli katkının da neredeyse aynı ölçüde büyüyen sanayi üretimindeki artıştan geldiği dikkate alındığında, üretimdeki bu performansa ve verimlilik ile ilgili mücadeleye rağmen, 500 sanayi kuruluşunun 2011 yılı karlılığının reel olarak daralmış olması düşündürücü. Bu durumda, 2012 yılında, üretim artışı, 2011'de yüzde 8,91 iken, yüzde 2,28'de kalmış olan Türkiye'nin 500 büyük sanayi kuruluşu için acaba nasıl bir performans açıklanacak?
2010 yılında 249 sanayi kuruluşu, 49 bankanın karlılığını yakalayamamış
İSO'nun "Büyük Sanayi Kuruluşu'nda 10 yıllık Gelişme Trendi' raporunda incelenen 249 şirketin toplam karlılığı, 2007 yılında 13,5 milyar TL'ye yaklaşmış iken, sonraki iki yıl toplam karlılık 2007'nin altında kalmış, 2010 yılında iyi bir çıkış yakalanmış.

\"\"

Ancak, 2009 yılında 249 şirket toplam karlılığını 10,7 milyar TL'ye toparlamışken, hatta 2007'deki 13,5 milyar TL'ye yakın bir karlılık da dikkate alınsa, Türk Bankacılık Sektörü'ndeki 49 bankanın toplam karı 2009 yılında 20 milyar TL ile, 249 şirketin çok üstünde gerçekleşmiş. 2010 yılında ise, 249 şirket önemli bir karlılık sıçraması gerçekleştirirken, bankaların toplam karı ise 22,1 milyar TL'ye ulaşmış. Bankacılık Sektörü'nün toplam karlılığı 2011 yılında 19,8 milyar TL'ye gerilese de, 2012 yılında 23,6 milyar TL'yi bulmuş.
2010 yılında, İSO 500'deki önde gelen 249 şirketin toplam öz sermayesi 110,1 milyar TL iken, toplam karlılık 19,1 milyar TL olarak gerçekleşmiş. Bankacılık Sektörü'nün öz sermayesi ise 134,3 milyar TL iken, sektör 2010 yılında 22,1 milyar TL kar etmiş. Yani, nereden bakılırsa bakılsın, 249 önde gelen sanayi kuruluşuna göre karlılığını daha iddialı noktalara taşıyan bir bankacılık var.
Bankacılık Sektörü imajını iyi yönetmek zorunda
Tüm bu veriler ve bankaların bireysel ve kurumsal müşteri ile diyalogda zaman zaman içine düştükleri hatalar, kimi zaman müşterilerden elde edilen fahiş hizmet gelirleri, ücret ve komisyonlar, sektörün verilerinin kamuoyuna mal edilmesi ve haklılığının izahı noktasında sektörü zor durumda bırakıyor.
Bu nedenle, bankacılık sektörünün geleceğinin güçlü bir reel sektör ve borçlarını ödeme kabiliyetini sürdürülebilir kılınan bireysel müşteriler sayesinde olacağını hep hatırlayarak, sektörün kendi karlılığını sağlayan gelir alanları ve bu alanların kurumsal ve bireysel müşteriye yansıyan boyutunu gözden geçirmesi gerekiyor.
Aksi durumda, Ekonomi Yönetimi'ndeki pek çok Bakan, bankaların gelir ve karlılığından şikayetçiyken, eli kulağında kimi yasal düzenleme bankalarımızı üzebilecek bir içerikle kamuoyunun ilgisine sunulabilir. Bankaların ortaya yolu bulmak noktasında çalışmalarını hızlandırmaları yararlı olabilir.
KEREM ALKİN
thelira
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.