Hainler dışarı.
Satılmış delege.
Emanete uzanan eller kırılır.
Türkeş adını yaşatacağız.
Satılmış köpekler, Allah sizden ne bekler?
Türkeş’e sadakat şerefimizdir.
MHP bizimdir. Bizim kalacak.
Bu sloganları hatırladınız mı?
Olaylı 97 kongresinde Devlet Bahçeli ve taraftarlarına, yani bizlere karşı atılan sloganlardı bunlar.
Tuğrul Türkeş taraftarları, Devlet Bahçeli ve ekibini, hatta diğer tüm adayları ve destekçilerini hainlikle suçluyordu.
Delege satılmıştı. Delege haindi. Muhalif hareketlere destek veren taban ihanet içerisindeydi.
Parti onlarındı. Onlar Ülkü devleriydi.
Tuğrul Türkeş’i destekleyen dönemin genel merkezi ve genel merkeze biat etmiş pek çok il başkanı sadakati şeref olarak değerlendiriyordu.
Rıza Müftüoğlu gibiler, Akkan Süver’ler, Servet Turgut’lar, Tuğrul Türkeş’ler bu partinin ve fikrin sahipleriydi.
Devlet Bahçeli ise Tunca Toskay, Ahmet Vefik Alp gibi Ülkücü hareketle hiçbir bağı olmayan isimlerle liste hazırlıyordu.
Kürsüden Devlet Bahçeli’yi genel başkanlığa taşıyan ittifakı açıklayacak Ramiz Ongun’un, DYP Adana milletvekili adayı olduğu anlatılıyordu.
Genel merkeze göre muhalif hareketler DYP operasyonuydu. Harcanan paralar DYP tarafından finanse ediliyordu.
Ülkücü hareket operasyonlara kurban edilemezdi.
Parti bitecekti. Fikir bitecekti. Dava bitecekti. Türkeş ismi hafızalardan kazınacaktı.
İşin içine töre karıştırıldı. Türk tarihi boca edildi. Vefa duygusuna atıfta bulunuldu.
Tüm bu saçmalamaların gölgesinde kongre toplandı.
Ülkü devi Tuğrul Türkeş, divan başkanı olarak sonraki yıllarda kendisi gibi AKP’ye geçecek olan Keçiören Belediye Başkanı Turgut Altınok’u öneriyordu.
Elli dokuz il başkanı Altınok’un divan başkanı olması için imza veriyor, teşkilatlar Tuğrul’un ardında saf tutuyordu.
Ama olmadı.
Delege, divan başkanı olarak muhalefetin desteklediği Erzincan Belediye Başkanı Talip Kaban’ı seçti.
Tribünleri dolduran genel merkez yanlıları avazları çıktığı kadar bağırıyordu.
Devlet Bahçeli ve diğer muhalif adayları destekleyen delegeler haindi.
Delege satılmıştı.
AKP’nin Keçiören Belediye Başkanı olacak olan zat mikrofondan ‘ Başbuğ’u kimse satamaz. ‘ diye yırtınırken, Avrupa Türk Federasyonları Başkanı ‘ Bu partiyi bizden almak için önce cesetlerimizi çiğnemelisiniz. Türkeş’e uzanan eller kırılsın.’ diye bağırıyordu.
Kongrede kazanan taraf belli olduğunda malum olaylar yaşandı. Kürsü işgal edildi. Salon dağıtıldı. Kongre ertelendi.
Hukuken divan başkanı seçilen Erzincan Belediye Başkanı Kaban’ın bir sonraki kongreye kadar genel başkanlığa vekalet etmesi gerekiyordu.
Fakat genel merkez ve destekçileri kongreyi ve sonuçlarını tanımadıklarını açıkladı. Kaban’ın vekaleten genel başkan olduğunu kabul etmediler.
Genel merkez işgal edildi.
Muhaliflerin genel merkeze girişlerine dahi müsaade edilmedi.
Bu hukuk tanımayan ve ahlaksız girişimlerin hiçbiri hakkın tecelli etmesini engelleyemedi.
Devlet bey o yıllarda umut vadeden bir lider adayıydı ve olması gereken oldu.
Ne Devlet Bahçeli, ne diğer muhalif adaylar genel merkezin suçlamalarını hak etmiyorlardı.
Genel merkezde oturan bir avuç kapasitesiz insan sadece koltuklarını kaybetmemek adına akla hayale gelmeyecek iftiralarla makamlarını korumaya çalışıyorlardı.
Aradan geçen on dokuz yılın sonunda yine aynı senaryolarla mücadele ediyoruz.
Akkan’lar, Rıza’lar, Servet’lerin yerinde Semih’ler, İsmet’ler, Şefkat’ler oturuyor.
Yine delege hain.
Yine partiye operasyon yapılıyor.
Yine başarı hayalleri kuran, bu kadrolarla olmaz diyen taban hıyanet içerisinde.
Yine dış mihrakların desteklediği muhalif hareketler fikri, partiyi ele geçirme gayretinde.
Aradan geçen onca yıl sonunda dünden daha beter bir yerde olduğumuzu görmek ise can sıkıcı.
Dün, genel merkezde tüm adaylar dilediği gibi çalışırken bugün MHP milletvekili ve MYK üyesi Ümit Özdağ’ın il başkanlıklarına girişine dahi müsaade edilmiyor.
Dün, kurultay toplanmasına yönelik bir engelleme yokken bugün kongrenin toplanmaması için akla hayale gelmeyecek girişimlerde bulunuluyor.
Dün, muhaliflere destek veren il başkanları, ilçe başkanları çalışmalarına devam ederken, bugün muhalifleri destekleyen tüm teşkilatlar kapatılıyor.
Dün, Ülkücülerin birlik ve beraberliğine vurgu yapılırken, bugün arınmadan, dağdan kalkan serçelerin partiye hiçbir şey kaybettirmeyeceğinden dem vuruluyor.
Dün, kongre salonunda yaşanan rezaletlerin benzerleri bugün kongre toplanmaması için yaşanıyor.
Zira dün genel merkezin kudretlilerinin yapılacak kongrede umutları vardı.
Ve bugün…
Her şeye rağmen taban, kutsal yürüyüşümüzü hızlandırmak için yine köslere vuruyor.
Dünü ve bugünü anlattık.
Yarın?
Dün ve bugün bire bir benziyorsa, yarın da aynı coşkuyla bire bir benzeyecektir.
Devlet Bahçeli geldiğinde % 8 olan oyumuz nasıl % 18’lere fırlamışsa…
Yarın da oyumuz % 25’lerin üzerine çıkacaktır.
Gelenin gideni aratmaması için ise bu kez görev bizlere düşüyor…
Ne yeni Tuğrul’lara, ne yeni Rıza’lara, ne de Akkan’lara müsaade etmeyeceğimiz yarınlarda buluşmak üzere…
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Kılıçkıran 8 ay önce

Şu düsturu baştan benimsemeliyiz.Yönetim biçimimiz ne?Çok partili demokratik parlamenter sistem.Bu sistemi evvela partilerde,yani partimizde kurmalıyız.Delegeler benim,senin,onun eyilimlerine göre deyil,tarafsız bir iradeyle seçilmeli,buna göre başarılı olamayan,süresini dolduran otomatik olarak seçimle gitmeli,yeni ülküdaşlara seçimle görev verilmelidir.Ve ülkücü ülkücünün öz kardeşidir ilkesi asla unutulmamalı,terbiyesizliklere asla müsaade edilmemelidir.Yüce Allah Büyük Türk Milletinin ve Ülkücü Milliyetci Hareketin yâr ve yardımcısı olsun.

Avatar
temel yaşar 8 ay önce

türk milliyetçiliği ülküsüne gönül verenler kırıcı olmamalı.yarışırken de üslup çok önemlidir.

Avatar
alp 8 ay önce

tüm adaylar meral akşener lehinde birleşmeli ve adaylıktan çekilmelidir.rüzdar meral hanımdan yana!

Avatar
İrfan Çep 8 ay önce

i̇ronik ama güzel bir yazı olmuş. kutlarım. i̇simler değişse de duçar olduğumuz hastalık aynı. hastalığın adı "isimleri kutsamak" veya lidere keramet yüklemek. yazının en güzel kısmı da sonu: yarına ilişkin öngörüler ve uyarılar.

Avatar
yigitce61 8 ay önce

13 secim kaybetmiş stepne olmuş vede pkk partisinin pisletği koltuklarda oluran gn bsk bahçeli madını doldurdu tas 52 ömrümü mhp verdim ama bu saaten sonra degşim olmasa sandığa gitmiyoruz 5 oy

Avatar
neval kavcar 8 ay önce

yeni tuğrullara 4 parti değiştirmiş meral akşener'le mi mani olacaksınız. ilk düğmeniz yanlış ilikli baştan.

Misafir Avatar
sayenizde 8 ay önce @neval kavcar

sizin yönetiminiz balgat işgalcileri görevde olduğu sürece bu haraket daha çok tuğrullar çıkarır hem bu işinize de gelmiyor mu ? en başarılı olduğunuz iş bu değil mi teşkilat kapatın görevden alın küstürün partiden ihraç edin uzaklaştırın rezil ötesisisiniz

Beğenmedim! (6)
Avatar
METİNYILMAAZ 8 ay önce

tek keli̇meyle mümebel bi̇r yazi ve yorum tek bi̇r gerçek bu yöneti̇mle mhp başarili olamaz ki̇mseni̇n de chpye katilkacagi yok

Avatar
misafir 8 ay önce

tahir kaban ın ve bazı genel başkanlarında(kurtulmuş soylu türkeş)akp ye gittiğini bazılarınında gitmeyeceği ne malum