Türkiye'nin psikolojisi bozuk!

CHP Ankara Milletvekili Ali Haydar Hakverdi, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında, ekonomik ve sosyal sorunlar ile temel haklardaki gerilemenin bireylerin akıl sağlığını ve beraberinde toplumun psikolojisini bozduğunu bildirdi. Hakverdi, psikolojik rahatsızlıkların ilaç kullanımı ile madde bağımlılığındaki artışa neden olduğunu belirtti.

Sağlık Bakanlığı verilerine göre psikolojik rahatsızlıklar nedeniyle sağlık kuruluşlarına 2012 yılında 9 milyon 504 bin 820 olan başvuru sayısı 2016 yılında ise 12 milyon 141 bin 255 olarak gerçekleşti.

Son 5 yılda psikolojik şikayetler nedeniyle sağlık kuruluşlarına yapılan başvuraların  yüzde 27,73 arttığına dikkat çeken Hakverdi, “Başvuru sayılarını illerin nüfusuna göre oranladığımızda en çok başvuru yapılan beş il; Trabzon, Rize, Edirne, Bartın ve Yalova, en az başvuru yapılan beş il ise; Şırnak, Hakkari, Muş, Van ve Bitlis'tir. Ancak illerin durumu sağlık hizmetlerine ulaşım ve bu tür hastalıkları açıklamada çekingenlik konusu dikkate alınarak irdelenmelidir" dedi.

Son 4 yılda antidepresan ve benzeri ilaç kullanımının yüzde 16,68 arttığını belirten Hakverdi’nin açıklamaları şöyle:

Derinleşen ekonomik kriz, sürekli gerileyen yaşam standartları, ağırlaşan çalışma şartları, toplumsal kutuplaşma, artan terör ve şiddet, temel hak ve özgürlüklerdeki kısıtlamalar, iş ve ev arasında sosyal aktiviteden yoksun büyük şehirlerin stresine hapsolmuş hayatlar vb. tüm bu olumsuzluklar birer stresör olarak bireyin ve toplumun akıl sağlığını tehdit etmektedir. Bu sıkıntılara karşı çözüm üretmekle mükellef olan iktidar bırakalım sorun çözmeyi sorunun kendisi haline dönüşmüştür.


İktidarın ayrıştıran ve ötekileştiren siyaseti toplumsal barış ve bütünlüğümüzü bozduğu gibi artan hayat pahalılığı ve işsizlik nedeni ile yaşanan geçim sıkıntısı da bireylerin aile bütünlüğünü ve huzurunu bozmaktadır. Aileler evin en temel ihtiyaçlarını ve çocuklarının eğitim masraflarını karşılayamaz hale gelmiştir. Dağılan aile yapıları nedeni ile madde bağımlılığı ilkokul çağına kadar inmiştir. Ülkemiz madde bağımlılığı konusunda da kırmızı alarm vermektedir. Geride bıraktığımız yılda milyonları bulan madde bağımlısından sadece 265 bin 384’ü tedavi altına alınmıştır. Bu konuda çıkışsız kalan aileler tedavi olmayı kabul etmeyen çocuklarını kolluk kuvvetlerine ihbar ederek hapse attırmayı dahi bir kurtuluş yolu olarak görmeye başlamıştır.
Toplumsal gerilimin her geçen gün arttığı ülkemizde sokakta yürürken, trafikte araba kullanırken, en basit tartışmaların dahi kavgaya dönüştüğünü hatta cinayetle sonuçlandığını hepimiz yaşayarak görüyoruz. Bozulan sadece insanların psikolojisi değil yediden yetmişe ülkemizin huzurudur. Sadece 2016 yılında psikolojik rahatsızlıklar nedeni ile sağlık kuruluşlarına 12 milyon 141 bin 255 başvuru yapılmıştır. Öyle ki insanlarımız psikolojik rahatsızlıkların tedavisinde kullanılan ilaçların bağımlısı haline gelmiştir. Son 4,5 yılda 224 milyon 764 bin 22 kutu antidepresan ve benzeri ilaç tüketilmiştir.

Ne yazık ki insanlarımız içinde bulundukları sosyal ve ekonomik çıkmazlar nedeni ile hayatlarına dahi kastetmektedir. Edindiğimiz veriler de bu durumu doğrular nitelikte. Son 5 yılda 60 bin 850 kişi intihar girişiminde bulunmuş ve bu intiharların 16 bin 28’i ölümle sonuçlanmıştır.

Bu tablo 15 yıldır ülkeyi “yöneten” zihniyetin eseridir.

Kendilerinin ve çocuklarının ikbalinden başka derdi olmayan bu iktidarın halkımıza verdiği: binlerce intihar, yüz binlerce madde bağımlısı genç, psikolojisi bozulmuş koca bir ülke ve milyonlarca kutu antidepresandır. Bu hastalığın reçetesi ise gayet açık ve okunaklıdır. Ülkenin acilen AKP iktidarından kurtularak hak ettiği gibi yönetilmeye ve yeniden huzur bulmaya ihtiyacı vardır.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.