Gençliğin Boynuna Atılan Yeni Bir Kement!..

Bir milletin gündemi o milletin gerçeğidir. Bu perspektiften hareketle, basınımız neredeyse her gün bonzai denen illetin zehriyle kıvranan gençlerin görüntülerini yayınlıyor. Gün geçmiyor ki gençlerimizin perişan görüntülerine radyo-televizyon ve gazetelerde rastlamayalım. Bir dehşetli manzaradır ki yüreklerin dayanması ne mümkün.


Peki, nedir bu bonzai illeti? Bonzai isminin ve hatta paketi üzerinde çılgınca dans eden gençlerin olduğu o resmin arkasında ne var? Bizim kültürümüzde ve hayatımızda bonzaiye yer yoktu. Nasıl oldu da bizim en hayati sorunlarımızdan birisi ve gündemimizin nerdeyse başrolü oldu? Hayatımıza, geleceğimizin teminatı olan gençliğimizin içine nasıl ve neden girdi bu korkunç illet? Dahası neden her geçen gün, geldikçe büyüyen uçaklar misali büyüyor, şehirleri yıkan veba illeti gibi gençliği çürüterek yayılıyor? Dahası bu sentetik düşmanla nasıl ve ne şekilde mücadele etmeliyiz?
Bonzai, ilk kez 2002'de Almanya ve İspanya'da daha sonra da Rusya ve Avustralya'da kullanıldı. Bağımlılık tedavisi almak isteyen kişilerin verdikleri ifadelerle tespit edildi. Etken maddesinin kişilerde hint kenevirine benzer etkiler oluşturan sentetik kannabionoid türü olduğu açıklandı.


Bonzai sentetik bir uyuşturucu olup; fare zehri, aseton, floresan tozu gibi maddeler de katılarak etkisi arttırılıyor. Kullananın kısa sürede kalbini iflas ettiriyor, duygu durum bozukluğu ve kişilik bozukluklarına neden oluyor, damarlarını çürütüyor, ölüm şokuna sokuyor, karaciğer ve böbrekleri bitiriyor. Fare zehrinin yaptığı etkiyi yaparak çocuklarımızı 3-5 yıl gibi bir sürede adeta fare gibi öldürüyor. En sade deyişle bonzai insanı, insan olmaktan, düşünen, akıl yürüten ve gerek kendisine gerekse çevresine faydalı birey olmaktan çıkarıyor.


Bonzai satıcılarının hedef kitlesi özellikle ergenlik dönemini yaşayan gençlerimiz. Daha hayatın dahi ne olduğunu anlayamadan, ölümün korkunç davetçisinin pençesine düşüyorlar. Eğitilecekleri, öğretilecekleri ve kişiliklerinin kâmil manada şekillendirileceği bir çağda, adeta ruhen hadım ediliyor, bir ucubeye dönüşüyor gençlerimiz. Bizim geleceğimiz, bizim aydınlık yarınlarımız,........

Prof Dr Cevdet Eröl
 Milat

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.