Bireysel mülkiyet bilinçleri gelişmiştir ama kamusal mülkiyet bilinçleri gelişmemiştir... Çünkü beslendikleri siyasal İslam ideologları müstemleke (sömürge) aydınıdır. İşgal altında psikolojik rahatlamaya sığınan Müslümanlardır. Kamu malını yöneten devlet de hiç kendilerinin olmamıştır. En kamusal bilinçleri her apartman girişinde kullandıkları “Mülk Allah’ındır” ibaresidir. Mülk Allah’ın ama başkasıyla paylaşamayacağı kadar aslında kendisinindir...

*Bireysel mülkiyet bilinçleri geliştiği ikamet edecekleri mal-mülk edinme refleksleri gelişmiş, ancak gelgelelim ki, kamusal mülkiyet bilinçleri gelişmediği için VATAN bilinçleri gelişmemiştir. O sebeple bunlar için vatan da neymiş, madem özgür olman için vatan gerek, üstünde özgürce namaz kılabildiğin her şey yeter, hatta seccadenin örteceği kadar toprak bile kafi tezini işlerler. Aslında bu fikir, müstemleke İslamcısının uğramış olduğu işgali psikolojik rahatlama yoluyla kabullenme durumudur. Asıl beni şaşırtan bizim gibi ÖZGÜR ÜLKE MÜSLÜMANLARI, neden bu hastalıklı fikirlere rağbet ederler, egemen güçlerin ekmeğine yağ sürerler orasını anlayamıyorum…

*Kendi dışındaki her İSLAM görünüşüne bir avuç tuz alıp koşma duyusu gelişmiş, ancak kendi kültürel kodları ve geleneğinde oluşan İslam anlayışı gelişmemiştir. Yine müstemleke İslamcılığı yapan yarı-aydınların fikirlerinden o kadar etkilenmiştir ki, onların işgal psikolojisini dahi sanki kendisi esirmiş gibi üstüne giymiştir. Kendi ülkesi Trükiye İSTİKLAL KAVGASI verip, bundan galip çıkmışken, bu galibiyeti psikolojik olarak hiç kazanamamıştır. Kurtuluş savaşı kazanamadığımızdan tutunuz da, aslında keşke kazanmasaydık, gerçekte şöyle kaybettik ihanetine kadar gitmiştir.

*Teknik bilinçleri gelişmiş ama Bilim bilinçleri gelişmemiştir... Çünkü moderniteyi sadece son moda araçları tüketmek olarak düşünürler... Bunun arkasındaki keşif ve icad ruhunu kavramak yerine modellemeye yönelirler... Çünkü NAKİL ETME bilinçleri gelişmiş ama AKIL ETME bilinçleri gelişmemiştir. O sebeple şehirleşme deyince de BETON basıp geçiyorlar...

*Kapalı iletişim kültürleri gelişmiş ama açık iletişim kültürleri gelişmemiştir. Çünkü gizli bir iş çevirirken çok mahirdirler ama açık bir eylem yapılacağı zaman ya çok amatördürler ya da arazi olurlar... Bknz. Portakal bıçaklama eylemleri...

* Cemaat kültürleri gelişmiş ama cemiyet kültürleri gelişmemiştir... Çünkü bütünün yani toplumun bir parçası olacak fedakârlık yerine, topluma karşı çıkar direnci yapabilecekleri daha ufak bir yapının parçası olacak fırsatçılığa yönelmişlerdir.

* Mezhep bilinçleri gelişmiştir ama Din bilinçleri gelişmemiştir. Çünkü mezheplerini katıksız bir diyanet zannetmektedirler.

* Aidiyet bilinçleri gelişmiştir ama Milliyet bilinçleri gelişmemiştir. Kendilerini tercihe bağlı bir şeye ait görürken doğal olan milliyeti reddetme eğilimi gösterirler.

* Gurur refleksi gelişmiştir ama onur erdemi gelişmemiştir. Gururları kibir sınırlarını da aşar... Çok hızlı bir biçimde “Harp Hiledir” lafına sığınarak her eylemini inkâr edebilir.

* Taraftarlık duygusu gelişmiştir. Ancak tarafsızlık sağduyusu zerre kadar gelişmemiştir. Kaldı ki, İSLAM Dini ADALET üzerine yaslandığı halde, İslamcılığının köklerinde ORYANTALİST müdahale olunca, taraftarlık duygusunu iman esası sanmaktadır. Kendi yanlışlarına inanmayı, başkalarının doğrularına üstün tutacak kadar taraftarlaşmışlardır.

*Laf kalabalığı yeteneği gelişmiştir. Ancak hakikati sade bir dille ifade etme yeteneği gelişmemiştir.

 *Cinsiyet bilinçleri tek taraflı gelişmiştir. Erkek üzerine gelişmiş bir haklar silsilesi izah ederken, kadın bilinçleri zerre kadar gelişmemiştir. Kadın hala daha meta gözüyle görülmektedir. Cahilleri karnından sıpayı, sırtından sopayı eksik etmez iken, daha üst düzeyleri üstünden kumayı da eksik etmez.

*Reddetme kabiliyetleri gelişmiştir, ancak kabullenme erdemleri zerre kadar gelişmemiştir. Kendi iktidarlarının faturası bile bir şekilde muhalefete rahat bir biçimde pişkince kesilebilir.

*Mahremiyet bilinçleri aşırı gelişmiştir. Her işi gizli kapaklı yapmayı mahremiyetten sayarlar, ancak şeffaflık ilkesi gelişmemiştir. Herkese ayan olması gereken işler dahi mahremiyet ile yürütülür.

*Konfor bilinçleri gelişmiştir. Modern tüm araçların konforuna sonuna kadar taliptirler… Ortadan gâvur icadı söylemi buhar olur kalkar. Ancak söz konusu, modern kültürün adab-ı muaşereti gereğince kravat veya papyon gibi toplumsal kabulleri olunca bunu dinsel gerekçelerle red ederler ama aslında yine de reddiyelerinin altında konformist yaklaşımları vardır. Modernizmin kuralcı nezaketi veya ince davranış ahlakı çok işlerine gelmez…

Mehmet Fatih DOĞRUCAN

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
İbrahim ışıker 3 hafta önce

Tebrikler hocam, iyi bir analiz olmuş.

Avatar
sefa gürbüz 3 hafta önce

sayin doğrucan;

şu" o sebeple bunlar için vatan da neymiş, madem özgür olman için vatan gerek, üstünde özgürce namaz kılabildiğin her şey yeter, hatta seccadenin örteceği kadar toprak bile kafi tezini işlerler" ifadesi için kaynak belirtebilir misiniz?

teşekkürler

sefa gürbüz

Avatar
Cakmak Hasan 3 hafta önce

Muhteşem bir analiz hayran bıraktı beni hep anlatmak istediğim ama bir türlü yazıya dökemediğim bu özetleme için çok teşekkür ederim,

Avatar
vedatypr 2 hafta önce

tespi̇tleri̇ni̇zi̇n eksi̇ği̇ var fazlasi yok. siyasal i̇slamcı her derneği sivil toplum kuruluşunu ele geçirmek ister. hiçbir muhalif görüşe katlanamaz.tüm medyada kendi borazanı ötsün ister

Avatar
Sefa Gürbüz’e cevap... 1 hafta önce

Bakınız Seyyid Kutup