“Ders kitaplarına bakarsanız bizim tarihimiz Orhun Anıtları ile başlar. Oysa ki Orhun Anıtları Türklerin taşlar üzerindeki son sözüdür. Asla Türk tarihinin önsözü değildir.”

**

Hafta sonu duygu dolu anların yaşandığı bir ANMA TOPLANTISINA katıldık.

Bazı insanlar vardır geride bıraktığı eserleriyle ölümsüzleşir. Yaşarken belki adını bile duymamışsınızdır. Siz ne çok şey yaptınız zannederken O isimlerin yaptıkları karşısında tutulur kalırsınız. Böyle büyük bir ismi andık hafta sonu.

**

Turan Araştırmaları Derneği, Turan Vakfı, İnsan ve demokrasi Vakfının ortaklaşa düzenlediği bir programla iki yıl evvel Uçmağa Varan TRT programcısı, araştırmacı, Türk Medeniyetinin büyük iz sürücüsü Servet Somuncuoğlu anıldı. Yaptıklarını bilenler, ailesi, dostları, sevenleri, destekçileri İstanbul’un o bunaltıcı sıcağına rağmen oradaydılar ve salonu doldurdular. Servet Somuncuoğlu ile birlikte geçirdikleri zamanı, yaşadıklarını bizimle paylaştılar.

**

Servet Somuncuoğlu aslında daha yaşarken yaptıkları ile ismini Ölmezler Yoluna kazıyanlardan… Türk Dünyasına, Türkistan coğrafyasına sevdalı bir isim. Kazakistan, Moğolistan, Kırgızistan, Azerbaycan, Rusya, Çin, Macaristan, Kosova ve Avusturya’da yüz binlerce kilometre yol yaparak Türk’ün tarihe ve taşlara kazıdığı izleri fotoğrafladı.

Saymalı Taş Gökyüzü Atları, Sibirya’dan Anadolu’ya Taştaki Türkler, Saymalı Taş- Kurgan, Damgaların Göçü- Kurgan isimli belgesel kitapları ileride Türklük mücadelesinin bayrağını taşıyacak gençlere bıraktığı eşi benzeri olmayan eserler. Karlı dağlardaki Sır, Damgaların Göçü, Zamana Karşı Türkistan’da Bir Gün, Altın Elbiseli Adam belgeselleri Türkçülüğün görsel başvuru kaynakları… Servet Somuncuoğlu tarihi ve medeniyeti kendi kurduğu iddiasındaki şımarık Batı’nın yüzüne kaya resimlerini çarpan adam. Kırgızistan’da ortaya çıkardığı Saymalıtaş Vadisindeki kaya resimleri tekerleği kimin bulduğunu, başta atlar olmak üzere geyik ve köpeklerin Türkler tarafından nasıl evcilleştirildiğini göçebe yaftası yapıştırılan Türklerin at koşulu sabanlarla ziraat yaptığını ve Türklerin inanç dünyasının önemli bir aşaması olan  ruhlar âlemine inancını fotoğraflarla belgeleyen Servet Somuncuoğlu aslında daha yaşarken girmiştir ÖLMEZLER YOLUNA.

**

“İlk insan da, bugünkü insan gibi düşünüyor ve bir şekilde bunu ifade ediyordu, işte bu ifade edişler, yani insan düşüncesinin ilk izleri kaya resimlerinde saklıdır”  

“Bunlar taştan mektuplar ve bunlar ata ruhlarımızın sesleri. Tarihin tek DNA’sı vardır o da mezar taşıdır. Bunlar inanç, ibadet, ölüm kültüyle karşımıza çıkıyor. Kayalar üzerindeki şekiller bir süre sonra stilize hale geliyor. Yani etli butlu bir geyik yerine çizgi şeklinde çiziyor. Sonra bunlar damga sistemine geliyor, harf oluyor. Soyut düşüncenin başlaması insanlık tarihinin en eski kırılma noktalarından biridir.”

“Tarihi Türk Alfabesi” ya da “Runik Türk Alfabesi” olarak isimlendirilen alfabenin harfleriyle yazılmış satırlar oluyor. Kısa cümleler halinde yazılmış bu yazıtların hemen hemen hepsi dua ve dilek metinlerinden oluşuyor. İşte bu küçücük metinler, kaya resmi alanlarının ibadet, inanç ve anıt mezarlık alanları olduğunu çok açık olarak ispat ediyor Bu sözler Servet Somuncuoğlu’na ait. Bu sözlerin sahibi  Servet Somuncuoğlu Türk Milliyetçiliğine, Türkçülüğe, Türk kültür ve medeniyet hazinesine paha biçilmez eserler bırakarak gitmiştir. Bugün siz Anadolu’ya sonradan geldiniz haykırışları arasında bir kısmı koparılmak istenen Anadolu toprağının binlerce yıllık Türk yurdu olduğunu Orta Asya’da ki kaya resimleri ile Anadolu’daki kaya resimlerini karşılaştırarak belgelemiş ve ispat etmiştir.

Her şeyden önemlisi Türk tarihinin başlangıcı sayılan Orhun Abidelerinden çok daha eski bir tarihe sahip olduğumuzu ve Türklerin göçebe değil göç eden bir millet olduğunu ve daha 5. Yüzyıldan itibaren yazıyı kullandığını çalışmalarıyla hafızalarımıza nakşetmek gibi önemli bir görevi ifa etmiştir SOMUNCUOĞLU.

**

Adı Türk kültür tarihine altın harflerle yazılması gerektiğine inandığım Servet Somuncuoğlu maalesef çok genç yaşta HAKK’a yürüdü, UÇMAĞA vardı. Ortaya koyduğu Türklük şuuru ve ardında bıraktığı eserler başta Ülkücüler, Türkçüler, Türk Milliyetçileri için büyük bir miras, yol gösterici bir hazinedir. “Eğer biz tarih birliğimizi kaybedersek, bu tarih birliğimizi anlatamazsak, bu tarih birliğimizi ortaya koyamazsak, yarınlarımızı doğrudan doğruya kaybetmiş oluruz. Yarınlarımızı kaybetmemek için de bu taşlara biz acilen sahip çıkmak zorundayız” sözleri yerine getirilmesi gereken bir vasiyet, milli görevdir.

Türk Milliyetçileri Servet Somuncuoğlu’nun yarıda kalmış çalışmalarına sahip çıkmalı devamını getirmelidir.

Türk tarih yazıcılığına büyük hizmet sunan ve belgesel eserleri ile Türk kültür dünyasında büyük bir boşluğu dolduran Servet Somuncuoğlu ismini gelecek nesillere tanıtacak çalışmalar yapılmalıdır.

“Türkler taşı oyup tapmayan tek millettir.”
sözleri kulaklarımda çınlayan Servet Somuncuoğlu’na Allah’tan rahmet diliyorum. Ruhu şad olsun…

Müjdat ÖZTÜRK
09-08-2015
www.gazete2023.com
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Yusuf Yılmaz Araç 2 yıl önce

Tebrikler, teşekkürler.

Avatar
hamit ergün 2 yıl önce

Değerli arkadaşımın çalışmalarını takip eden ve bu yolda yaşadığı zorlukları kısmen de olsa bilen biri olarak kendisine tekrardan Hak'tan rahmet diliyorum. Hep gönlümüzde saygı ve sevgi ile yaşayacaktır. Dileğimiz çalışmalarının yarım kalmaması. Özellilikle rahmetli olmadan önceTunceli bölgesinde Bilge Kağan ile bilgili bir araştırması vardı. Bomba gibi tespitlerim var diyordu. Bu konuya eğilmenizi önemle rica ederim