Toplumlar, bir dinden başka bir dine geçince, eski gelenekleri de yeni dine transfer olurlar. Hurafeler, saf ve duru olan İslam dinine, İran, Mısır ve Bizans’a ait olan Suriye topraklarının fethiyle geçmiştir.
Örneğin İran’ın fethiyle, Mecusiliğe ait inanışlar, destanlar İslam’a isim değiştirerek girmiştir. Rüstem destanları, yerini Hz.Ali destanı olarak anlatılmaya başlanmıştır. Roma Pagan inanışı da Hristiyanlık’a bu şekilde geçmiştir. Savaşlarda kahramanlık gösteren Romalı bir asker veya general tanrılaştırılmıştır. M.S 312’de resmi dini Hristiyan olunca, savaş kahramanlarını tanrılaştırma inancı, yerini Hristiyanlıktaki Havari vb dini kahramanları tanrılaştırmaya bıraktı. I.Konstantin, toplumsal barışı sağlamak için eski adetlerin adını değiştirerek, Hristiyanlık’a yeni inanışlar kattı. Bu süreç yayılma kabiliyeti olan Hristiyanlık’a hurefelerin geçtiği asır oldu. Noel de bu adetlerden bir tanesidir. Pagan Roma’da 25 Aralık Güneş Tanrısı’nın doğumu iken, Hristiyan olunca Hz.İsa’nın doğumu olarak devam ettirildi. Hristiyanlık öncesine kadar 31 Aralık Roma’da Kış Festivalleri’nin başlangıç tarihiydi.
Kur’an-ı Kerim’de Hz.Meryem doğum yaptığında hurma ağacının kurumuş olduğunu görmekteyiz. Hurma taze meyveyi temmuz başında, kuru meyveyi Ağustos’ta verir. Ağaçta henüz hurma olmadığına ve suya ihtiyaç olduğuna göre muhtemelen hasat sonlarıydı. Ayrıca Beytlahim ve Kudüs rakımı yüksek olup, kışın çok soğuk olduğundan, doğum kışın değildi. Kaldı ki Türkiye’de ve dünyada hiçbir Müslüman Yılbaşı’nı Hz.İsa’nın doğumu diye kutlamaz.
Miladi takvimin başlangıcı olan Yılbaşını Hristiyanlık’a özenerek kutlamak ayrı, takvimin başlangıcı olarak kutlamak ayrıdır. Kutlamayanları dindar, kutlayanları da dinsiz olarak nitelemek doğru değildir. Yılbaşı kutlanmaz diye hangi ayet ve hadise göre hükmedeceksiniz?
1829’a kadar Osmanlı’da Müslümanların Noel’den haberi yoktu. Gayrimüslimler de kilisede dua ve evlerinde yemek ziyafetleriyle kutlardı. Bir Müslüman dese ki, “ben hristiyanlar kutladığı için değil, kullandığım takvim olduğu için kutluyorum” ne diyeceksiniz?
Kimse Yılbaşı’nı kutlayın diye baskı yapmıyor ki.
Müslümanlar, dini bayramları cenaze evine çevirince, süslü ve eğlenceli günler her zaman toplumun cazibesini çeker. Ramazan ve Kurban bayramlarını ne zaman Noel kadar cazibeli hale getirirseniz, o zaman belki Noel cazibesini yitirir. Yılbaşı kutlanmaz demekle müslümana yol göstermiş olmazsınız. Yılbaşı acaba hangi niyetle kutlanırsa haram olur? diye işe başlamalı.
Gemi batarken direk boyanmaz.
Müslüman, Kur’an’n hükmüne göre, net haram olan şeyleri rahatlıkla işlerken, takvim başlangıcı niyetiyle kutlanan, ama hurafe olan bir günü gündemine almamalı. Noel’de işlenen günah, Noel’den daha vahim. Yeni bir yılın nasıl başlarsa, bütün yıl öyle gider, derler. İnsanlar yeni yıla günahla girince, yıl boyu öyle devam ediyor. Müslümanların öncelikler o kadar fazla ki. Iraklılar Hacc’a gelince, Abdullah İbni Ömer’e yolda gelirken istemeden karınca ezdiklerini ve bunun kefaretini sorunca. A.İbni Ömer tebessüm ederek: “Bu Iraklılar tuhaf insanlar, Allah Resulü’nün torunlarını kestiler vicdanları sızlamadı, ama yolda haşarat öldürmüşler onu soruyorlar”der.
Müslüman sadece Noel’de Müslümanlığını hatırlamamalı, başını kaldırıp bir etrafa bakmalı. Yılbaşı kutlamayalım diye, o gün yapılan bütün altarnatif dini kutlamalar da İslam’a sokulmuş hurafeler olur. Buna da dikkat edilmeli. Yılbaşı’nı kutlamak isteyip de kutlamamak ayrı, gerçekten hiç ilgilenmemek daha ayrıdır.
Birine neden namaz kılmıyorsun diye sormuşlar, o da “Kılmıyorum ama düşündükçe içim sızlıyor” demiş :)
Kendini bilen müslümana, dini yeter.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.