Neredeyse 100 yıl evvel Osmanlı’dan koparılan Musul emperyalizmin oluşturduğu askeri güçle IŞİD’den kurtarılarak olası bir Kürdistan’ın yada şii Irak’ınbir parçası yapılmaya çalışılıyor.

Musul, IŞİD’den kurtarılmıyor, yeniden paylaşılıyor.

Kerkük’ün Kürtlere teslim edilmesine rıza gösterenler bugün çaresizce Musul’da yaşananları seyretmek zorunda kalıyor.

İzlenen mezhepçi dış politika ile Irak’ta yalnızlaştırılan Türkmenleri Sünni Arap ve Şiilerin merhametine terk eden kafa bugün özellikle “arap kardeşlerinin” karşı çıkmasıyla Musul’da masaya bile oturamıyor.

LOZAN’A HEZİMETTİR DEMEK YETSEYDİ…

Kerkük ve Musul, Türkiye Cumhuriyetinin Misak-ı Milli sınırları içinde olan ve milli dava niteliği taşıyan meselelerdir.

Yaşasaydı Musul’u İngilizlerden almayı hedefleyen Atatürk’ü Lozan üzerinden sıkıştırmak ve itibarsızlaştırmak isteyen zihniyet bugün Musul operasyonu karşısında öylesine aciz bir görüntü sergiliyor ki bu durum hepimizin yüreğini kanatıyor.

**

Başta ABD, İngiltere, Fransa, Suudi Arabistan, İran hatta Katar’in söz sahibi olduğu Musul operasyonunda tarihsel haklara sahip Türkiye’nin harekâta iştirak edememesi uygulanan dış politikanın sonucudur.

2004 yılından itibaren Irak’ta Türkmen eksenli politikalara son vererek Davudoğlu imzalı çok taraflı-mezhepçi dış politikanın benimsenmesi ve neticesinde Türkmenlerin adeta terk edilmesi Irak’ta Türkmen varlığının erimesine ve yok sayılmasına yol açmıştır.

Musul’da Arabistan Sünni Arapların, Barzani Kürtlerin, İran şii toplulukların hamisi olarak etkin rol oynarken Türkmenle birlikte Türkiye Cumhuriyeti de yok sayılmaktadır.

**

Suriye’de olduğu gibi Irak’ta da çöken dış politika anlayışı ile Kerkük gibi Musul’da kaybedilmek üzeredir. En büyük Türkmen varlığının bulunduğu Musul’da Türkiye devre dışı bırakılırken küresel emperyal politikalar adım adım hayata geçirlmektedir.

Bir sonraki adım Kerkük’te olduğu gibi Musul’daki Türkmen varlığının silinmesi ve Musul’un Türk kimliğinin yok edilmesi olacaktır.

ARAPLAR DA TÜRKİYE’Yİ İSTEMİYOR

Ortadoğu’da yeni planlama içindeki ABD-İngiltere liderliğindeki Uluslar arası Güç Türkiye’yi Musul’da istemiyor.

Bu çok açık.

Ama daha dikkat çekici olan AKP’nin liderliğine soyunduğu Arap dünyasının Musul tavrı.

Suudi Arabistan ve Katar Türkiye’nin Musul’a müdahalesine karşı çıkıyor.

Arap Birliği, Türkiye’nin Musul’a müdahaleden vazgeçmesi için çağrı yaparken uluslar arası güçleri de Türkiye’ye baskı yapması için harekete geçmeye davet ediyor.

SORULAR

IŞİD sonrası Musul’un ve Musul’daki Türkmenlerin varlığı ne olacak?

Musul’un demografik yapısı değişecek mi?

Musul, Barzani ve Kürtlere yoksa İran kontrolündeki Şii Milis Ordusu Haşdi Şaabi’ye mi teslim edilecek?

Peşmergelerin, Şii Milislerin hatta PKK-PYD’nin rol üstlendiği Musul’da Türkmenlerin varlığı ve hakları ne olacak?

Musul’da oluşabilecek göç dalgası nerede eritilecek?

Musul bir mezhep savaşını ateşleyecek mi?

Cevap arayan sorular bunlar…

Bütün bunlara rağmen Türkiye Musul ısrarından vazgeçmemeli ve bütün diplomatik kozları kullanarak Musul’un Kerkük gibi yitirilmesine müsaade edilmemelidir.

Musul milli bir davadır ve milli davalarda milli dış politika elzemdir.

Müjdat ÖZTÜRK 17-10-2016

www.gazete2023.com  

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
YAVUZ KOCA 2 ay önce

Türkler, minik ayak oyunlarıyla maalesef maça 1-0 mağlup başladı.
Basit ama hazmedilen kelime oyunlarına birkaç örnek:
*Andımız kaldırılırken, Türklük dışlandı, göremedik.
*Rabia milli sembol haline getirildi.
*Y. Aktay’ın Türk diye bir millet yoktur zırvasında sessiz kalındı.
*Lozan tartışmaya açılırken misak-ı millinin silindiğini göremedik.
Ama bizim görmediklerimizi dünyanın elitleri ve çakalları gördü.
Anlamlı sorularınıza ilişkin görüşlerim:
*İŞİD sonrası Musul’daki Türkmenler yok sayılacak, biz seyredeceğiz.
*Musul’un demografik yapısı değişmişti daha da değişecek.
*Musul, Barzani’ye, bazı yerlerde Şii Milislere teslim edilecek.
*Musul’da Türkmenler ötekileştirilmiş bir yapıda erimeye terk edilecek. Veya mezhep paydasında yeni adresler arayacak.
*Bölgedeki mezhep savaşı orta ölçekte uzun yıllara yayılacak.
Evet, Türkiye Musul ısrarından vazgeçmemeli ve Kerkük gibi yitirilmesine müsaade etmemelidir. Çünkü Musul Türk’ten arınırsa Anadolu düşer.