Bir aydır Başkanlık Sistemi tartışması içinde yuvarlanıp gidiyoruz.

Bütün boyutlarıyla tartışma imkanı bulamadığımız Başkanlık Sistemine geçme talebi temelde rejimin iyi işlemeyişinin bir sonucundan ziyade Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın fiili durumuna hukuki zemin yaratma gayretinde olanların bir arayışı

Türk tipi tarifiyle adeta kuvvetler ayrılığı ortadan kaldırılarak bütün yetkilerin bir kişide toplanmak istendiği bu tip bir Başkanlık Sisteminin ülkemize uygunluğu objektif kriterler ışığında tartışılmış değil. 
Aslında şimdilik unutulmaya yüz tutmuş olan bu önemli tartışmanın fitilini MHP Genel Başkanı Bahçeli ateşledi ve 15 Temmuz’un yıkıntılarını temizlemeye çalışan Türkiye’de gündem alt üst oldu.
Alt üst oldu çünkü 15 Temmuz darbe girişimi sonrası Başkanlık Sistemini en çok isteyen siyasetçi olan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bile aklına getirmediği Başkanlık Sistemi tartışmasının MHP eliyle kamuoyu önüne taşınması hem gündemi hem siyasetin içindeki planları yerle bir etti.

Bahçeli’nin bu açıklamasına kadar alttan alta olası bir erken seçim hazırlığındaki AKP bütün çalışmalarını bir kenara koyarak Bahçeli’nin oluşturduğu bu gündeme önce tereddütlü sonra umutla sarıldı.
**
Sayın Bahçeli son 1 ay her gurup konuşmasında Başkanlık Sistemi tartışmalarına değinerek çeşitli açıklamalar yaptı. Bazı genel başkan yardımcıları da Sayın Bahçeli’nin kendince anlatmaya çalıştığı ama kimsenin ne dediğini bir türlü anlayamadığı açıklamaları tevil ve tefsire çalıştı.

Bu açıklamalar başta MHP içindeki muhalefeti ve AKP karşıtlarını ayaklandırmış olsa da MHP yetkilileri ortaya konan yaklaşımın Başkanlık Sistemine destek içermediğini MHP’nin parlamenter sistemin revizesinden yana olduğunu ama bu konuya milletin karar vermesi gerektiğini belirtmeye çalıştılar.

Sayın Bahçeli’nin belki “heceleyerek anlatsaydı” daha iyi anlaşılacak açıklamalarından bu yana neredeyse 1 ay geçti. Hala kamuoyu MHP’nin hangi noktada duracağını anlamış değil.
Bunca kafa karıştıran bir öncekini boşa çıkartan açıklamalar yerini ikili görüşmelere bıraktı. Görüşmelerin AKP tarafı MHP Genel Başkanının görüşmelerdeki tavırlarından hayli umutlanmışa benziyorlar. Fakat MHP tarafı ısrarla açık bir destek vermediklerini ve taslak metini görmek istediklerini vurguladılar. 

**
Neredeyse 1 aydır gündemde olan bir konu hakkında hala kesinleşmiş bir hükme sahip değiliz. MHP Başkanlık Sistemi ve yeni anayasaya destek verecek mi vermeyecek mi bilemiyoruz? Muhtemelen bu konuyu MHP Genel Başkanı Bahçeli dışında MHP’nin yetkili kurulları bile bilmiyor.

Meselenin böyle mütereddit bir çizgide gitmesinin bir müsebbibi de yapılan açıklamaların karışık, karmaşık ve bilmece havasında olmasından aslında.

Başkanlık Sistemine tümden karşıyız gibi net bir cümle sarf edip “fiili durumun hukuki boyut kazanabilmesinin yolu aransın” dediğinizde kafalar karışıyor elbet. Çünkü eğer anayasaya aykırı bir fiili durum oluşmuşsa MHP’nin vazifesi bu fiili duruma hukuki boyut aramak değil karşı çıkmak olmalı.

İster Meclis’te ister referandumda reddedilmesi halinde bile Cumhurbaşkanının bu fiili durumdan anayasal çerçeveye taşınıp taşınamayacağı yada nasıl taşınacağı da ayrı bir muamma iken Başkanlık Sistemi tartışmasını AKP’nin istediği boyutta bir siyasal tartışma haline dönüştürmenin ve hatta referanduma götürmenin kime yarayacağı da açıktır!

Biz desteği Başkanlık Sistemi-AKP’ye vermiyoruz referanduma veriyoruz milletin karar vermesine bırakıyoruz, millete gitmekte sakınca görmüyoruz gibi siyaseten değersiz sözleri 15 Temmuz sonrası oluşan toplumsal-siyasal psikolojiyi dikkate almadan söylediğinizde sizin parlamenter sistemden yana olmanızda bir anlamda manasız hale dönüşüyor.

Önemli olan yolunu açtığınız tartışmanın nasıl neticeleneceğidir.

**

Olağanüstü kurultay sürecinin ardından birliği ve bütünlüğü sarsılmış bir MHP’nin üstelik de 15 Temmuz sonrası milletin bağrına bastığı Cumhurbaşkanı Erdoğan ve bütün medya organlarını denetim altında tutan AKP’ye karşı sesinizi duyurmada sorun yaşayacağı ve savunduğu parlamenter sistemi doğru anlatabileceğinden kuşkuluyum.
Üstelik daha kendi açtığınız bir tartışmada bile ne söylediğiniz, ne yapacağınız anlaşılamamışken böyle bir sürecin nasıl sağlıklı yürütüleceği konusunda kuşku duymaktan doğal ne olabilir?

**  
Bugüne kadar AKP karşısında alabildiğiniz elle tutulur bir siyasi sonuç alamamış bir parti MHP. Savunduğu değerler bakımından sonuna kadar doğru ve haklı bir çizgisi olan ama politik üretim olarak ciddi yetersizlik gösteren ve doğrularını millete taşıyamayan MHP’nin Başkanlık Sistemini AKP’nin Sokak hâkimiyetini ve milletteki itibarını dikkate almadan referanduma taşıması bir anlamda siyasi intihar olacaktır.

Dediğim gibi gündeme kendi taşıdığı bir meselede daha neyi savunduğunu anlatmakta sorun yaşayan bir MHP’nin propaganda aygıtları ile toplumsal algıyı kendi istediği biçimde yönlendiren AKP karşısında istediği sonucu alabileceğini umuyor olmak ne büyük bir yanılgı ve tarihsel hatadır.

Bütün bunlara rağmen inşallah MHP bu manada kamuoyunda oluşan algıya uygun hareket etmeyecek ve tarihsel sorumluluğuna uygun davranacaktır.

Takınacağı tavır neden tarihseldir?

Çünkü hayata geçmesi ile birlikte kendi seçim sistemini de beraberinde getirmesi muhtemel Başkanlık Sisteminin iki ana parti eksenine oturacağı ihtimali göz önüne alındığında MHP’nin bu iki parti arasında erimesi olasılığı korkutucudur.

İlaveten Başkanlık Sistemi eğer Meclisten ve sonrasında yapılacak bir referandumdan geçerse MHP bu sistemin önünü açan parti olarak da tarihe geçecek ve tarih MHP’yi bu rolü ile kaydedecektir.

Müjdat ÖZTÜRK
www.gazete2023.com
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
YAVUZ KOCA 3 hafta önce

müjdat bey sayin cumhurbaşkani + akp teşki̇latlari, medyanin dayanilmaz gücü de yanlarindayken meydanlara çiktiğinda olacaklari herkes tahmi̇n edebi̇li̇r.
buna dur di̇yebi̇lmeni̇n yolunu "ülkücüler neasil i̇kti̇dara geli̇r" başlikli yazimda gösterdi̇m. ama ki̇mseni̇n umurunda olmadi.
göreli̇m mevlam neyler?