MHP’de değişimin felsefesi başlıklı bir önceki yazımızda MHP’de niçin bir değişim olması gerektiğini fikri temelde izaha çalışmıştık.

MHP’nin yetkili kurulları 1 Kasım sonrası yaşananları analiz etmek yerine ve tabandan yükselen seslere kulak vermek yerine değişim talebinde bulunanlara karşı bir cadı avı başlattı ve arınma yoluna gitti. Oysa geride kalan yıllarda bu hareketi defalarca arındırdıklarını düşündükleri halde kurdukları sistem sürekli sözde hain! üretir halde.
Değişim talebinde bulunanları dinlemek ve olağanüstü kurultay taleplerini ciddiye alarak nerede hata yaptık sorusuna cevap aramak varken yine bildik yönteme başvurmak MHP’ye hiçbir şey kazandırmayacak.
MHP’yi bir siyasi hareketten bir tarikata dönüştüren ve hareketin mensuplarından bir müridin mürşidine teslimiyetini bekleyenlerin hatta mürit benzeri parti yöneticisi yaratanların Türkiye’yi yöneten tek adam zihniyetinden herhangi bir farkı yok.
“Anayasa Mahkemesinin kararına saygı da duymuyorum, tanımıyorum” diyen kafa ile kaç imza toplarsa toplasınlar, mahkemeye gitsinler, mahkemenin kararına rağmen bu olağanüstü kurultay yapılmayacak diyen anlayış arasında ne fark var Allah aşkına?
 Böyle bir yaklaşımın diktatörlükle suçlanan Erdoğan’a söyleyebileceği bir söz olabilir mi?

**

İnsanlar değişim isteyebilir.
Bu görüşleri doğru olabilir hatalı olabilir. Fakat bir rahatsızlık olduğu ortada.
Siz bu talepleri tüzüğünüzün ve parti içi demokrasinin gereği olarak karşılamak zorundasınız.
Fakat bu değişim taleplerini değişim kavramını suistimal ederek, içini boşaltarak, MHP’ye operasyon yapılıyor diyerek, adaylara hakaret ve iftira ederek geri çeviremez, kendi başarısızlığınızı örtemezsiniz. 
Aynı yaklaşım değişim talebinde bulunanlar içinde geçerlidir. 
Milliyetçi Hareketin 19 yıldır Genel Başkanlığını yapan bir insanın artık değişmesi gerektiğini düşünebilir, değişimden yana saf tutabilirsiniz ama bu size MHP’nin Genel Başkanına hakaret etme hakkını vermez, haddiniz de değildir.
Ülkücü Hareketi cepheleştiren, kişiselleştiren, fikri ayrılıkları derinleştirerek bir husumete dönüştüren, edepsiz bir dil kullanan kim olursa olsun tasvip edilemez, savunulamaz.

**

Doğrudur, Türk siyasetinin geleneksel yapısı içinde değişim kavramına sıcak bakılmaz. 
1 Kasım seçimlerinden sonra sancılı bir süreç yaşayan MHP’de de değişim arzusu taşıyan ve kendilerini değişimciler olarak ifade edenlere yönelik tepki bir boyutuyla Türk siyasetinin geleneksel refleksidir.
Belirttiğim gibi siyasette değişim işitildiğinde yerleşik düzen sahiplerini irkilten, ürküten bir kavramdır. Ve değişim arzusunun yoğunlaştığı dönemlerde mevcut egemenler iktidarlarını korumak adına değişim kavramının içini boşaltmaya ve değişimi sahip olunan fikrin dışına çıkma olarak ifade etme çaresizliğine sığınırlar.
Oysa değişim başka dönüşüm başkadır. 
Değişim denildiğinde değişmesi gereken sahip olunan dünya görüşü değil bu dünya görüşünün siyasetteki aktörleri, yöntemleri, kadroları, siyaset yapma biçimleridir.
Her siyasi fikir; kurucu lideri ve dünya görüşü dışında çerçevesini çizdiğimiz bu hususlarda değişim yapma hakkına sahiptir. 

**

Türkiye gibi demokrasisi yeterince gelişmemiş ülkelerde siyaset daha çok lider odaklıdır siyasal sistem bir anlamda lider egemen partiler sistemidir. Türk siyasetinde yaşanan pek çok siyasal krizin arkasında da bu sorunlu siyasi yapılanma yatmaktadır. 
Genel hatları böyle bir siyasi yapılanma içinde de herhangi bir muhalif düşünceye, değişim arzusuna tahammül etme anlayışı neredeyse yok gibidir. Lider ve kadrosuna yönelik farklı bir düşünce, politik çizgiye yöneltilen masum bir eleştiri, alternatif bir görüş seslendirildiğinde bu düşünce sahiplerinin muhalif ilan edilmesi hatta ihanetle suçlanması sık karşılaşılan bir şeydir. Bu anlamda Türk siyaseti parti içinde muhalefete yaşam alanı tanımamakta parti içi demokrasi de güçlenememektedir. 
Oysa bilinen bir siyaset teorisidir; bir parti içinde yeterli katılım olanakları sağlanamıyorsa bir katılım bunalımı doğar. Karar alma sürecine dâhil olamayan bu kesimler kendilerine güçleri oranında etkili olma şansı tanımayan sisteme karşı çıkar.
Çok uzattığımın farkındayım ama sistem böyle işlediğinde kadrolarda öne çıkan özellik nitelik değil lidere sadakat ve itaattir. Sadakat ve itaat de sistemin başındakiler tarafından kutsanır bir şeydir.

**

Her siyasi hareket zaman zaman bu tip tıkanıklıklar yaşar ve farklı talepler yükselir. Bu tıkanıklığın sebebi sahip olunan dünya görüşü değil bu dünya görüşünü temsil eden siyasi kimlikler, siyaset yapma biçimleridir.
O dünya görüşüne sahip, o siyasal hareketlere mensup kesimler tam da bu durumlarda düşüncelerini dile getirerek değişim istediklerinde değişmesini istedikleri husus o siyasal hareketin temel görüşleri değil bu temel görüşlerin siyasal alanda temsil biçimi ve temsilcileridir.
Yani, her değişim talebi bir siyasal hareketi ekseninden kaydırmak, çizgisinden çıkarmak amacı gütmez. Değişim bazen siyasi tıkanıklık ve heyecan kaybı yaşayan ve oligarşik yapılar oluşturan siyasi hareketler için zaruret taşır.  
Sakıncalı olan dönüşümdür ve dönüşüm asla kabul edilemez. 
Sağlıklı bir değişim gelişimin yolunu açar. Her şey sabit kalacak olsa Mevlana piştim, yandım demez ham kalırdı.

**

Milliyetçi Hareket tabanı en azından dikkate alınması gereken bir kısmı değişim istiyor.
AKP karşısında varlık gösterilememesinden, Türkiye’nin bölünmemesi noktasında varlık gösterilememesinden, devlet bürokrasisinden tasfiye edilmesinden, ekonomik hayattan tecrit edilmesinden, fikri yenilenmenin sağlanamamasından, Türk dünyasından kopuştan, etkili siyaset üretilememesinden, seçim yenilgilerinden, üniversitelerde gencecik fidanların kırılmasından, parti içi oligarşik yapıdan, Ülkücüye tepeden bakılmasından, her kararı tek bir kişinin almasından, sürekli MHP’ye karşı operasyondan bahsedilmesinden, yıllarını vermiş insanların hain ilan edilmesinden rahatsız olduğu  için değişim istiyor.
Endişeye mahal yok.
Herkes en az sizin kadar Ülkücü ve kimse Ülkücü Hareketin dokusunu bozmak, hareketi dayandığı fikir kaynaklarından uzaklaştırarak bir merkez sağ partisi yapma peşinde değil.
Kimse, şimdilerde aklınıza sıkça gelen Alparslan Türkeş’in davasından ve Türk Milliyetçilerini iktidara taşıma iddiasından vazgeçmiş değil.
Değişim isteyenlerde en az sizin kadar Ülkücü ve MHP’nin geleceğini düşünen insanlardır.
MHP’yi korumak ve MHP’nin geleceğini düşünmek sadece size mahsus bir hak değil.
Daha dün birlikte çalıştığınız bu insanları bir operasyonun parçası gibi göstermek, her kurultay öncesi başvurduğunuz yöntemi yinelemek anlamsız.
Artık işe de yaramıyor, kimse de inanmıyor.
Değişim kavramının içini boşaltmak, farklı manalar yükleyerek değişim isteyenleri hedef haline getirmek size bir şey kazandırmayacaktır.
IMF, Tahkim, AB Uyum Yasaları, İkiz Yasalara imza koyanların değişim isteyenleri Türk Milliyetçiliği üzerinden eleştirmeye kalkmaları da lüzumsuz bir girişim.
Siz değişim istemeyebilirsiniz, mevcut durumdan memnun olabilirsiniz buna saygı duyulur ama sırf siz memnun olduğunuz ve memnuniyetinizi sürdürmek istediğiniz için değişim isteyenleri kırıcı suçlamalara muhatap edemezsiniz.

**

Milliyetçi Hareket Partisi siyasi gelenek sahibi bir harekettir.
Böylesine birikimi olan bir hareketin mensupları bugün içinde bulundukları durumu sorguluyor ve bir çıkış yolu arıyor. 
Türkiye adım adım Başkanlık Sistemi ve tek adam rejimine sürükleniyor .
Bu haliyle Milliyetçi Hareketin AKP karşısında bir alternatif olamayacağı açıktır.
MHP’de değişim yazın ardından kışın gelmesi kadar doğal ve kaçınılmazdır.
Milliyetçilik, değerlerini milletin değerlerinden alır.
Millete rağmen ne milliyetçilik ne de siyaset yapabilirsiniz.
Bugün Türk Milliyetçiliği hem fikri hem siyasi olarak bitkin durumdadır.
Yaşanan yenilgiler, etkisiz siyaset hamleleri ve oligarşik yapılanma Türk Milliyetçileri ile MHP arasındaki bağları zayıflatmış, inancı zedelemiş heyecanı yok etmiştir.
Yoksa mesele sizin iddia ettiğiniz gibi sadece iktidar olmak değil Türk Milliyetçiliğini yeniden bütün yönleriyle hayat vermek, unuttuğunuz fikri köklere yaslanarak MHP’yi milletin gönlüne yerleştirerek iktidara taşıma meselesidir.
MHP fikir partisidir iktidar olmak zorunda değil temelli savunmanız da izaha muhtaçtır. Bu konuya da geçmişi dikkate alarak bir başka yazıda değinmek, siyasal uygulamalarınızın ne derece Türk Milliyetçiliği ile örtüştüğünü tartışmak isterim. 
Bakalım değişim isteyenler mi Türk Milliyetçiliğinin yatağını değiştirmek istiyor yoksa değişimcilere suçlama yönetenler mi?


Müjdat ÖZTÜRK 21-03-2016
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Mehmet DEMİR 2 yıl önce

kırk küsür yaşımdayım kendimi bildim bileli milliyetci hareket için ailece mücadele verdik,ülkümüz için ağır bedelleri ödeyerek bu günlere geldik,1 kasım dahil başka hiç bir partiye oy vermedim,1 kasımda parti barajın altında kalmasın diye kerhen oy verdik,ben ve benim gibi yüzbinlerce aktif üyenin hali pür melali budur.gelelim bundan sonrasına gelinen noktada bizim mhp den başka gidecek yerimiz yok,biz kişilere deyil davamıza gönül verdik,kişiye deyil inancımıza taparız,ben olmazsam parti çöker,yada ben olmazsam devlet yıkılır mantığı hastalıklı bir aklın ürünüdür,hasılı kelam partinin durumu ortadadır,recebin başkanlık ruyalarına payanda olmakdan öte yapacak birşeyleri yoktur,makam ve mevkilere tav olan ülkücü olamaz,ülkücü davasına,inancına tav olur,biz kişilere şakşakcılık yapamayız,lider arıyoruz lider,toplum lider arıyor,mesele milliyetci hareketi aşmıştır,mesele recebin yada bahçelinin koltuk meselesi deyildir mesele memleket meselesi arkadaş,ne bahçeliyi tanırım nede recebi

Misafir Avatar
ardahanlı ndm 2 yıl önce @Mehmet DEMİR

eyvAllah,Allah razı olsun ülküdaşım..

Beğenmedim! (9)
Avatar
NKavcar 2 yıl önce

müjdat bey: mhp 1 kasım sonrası yaşananları analiz etti. mhp, yereldeki 3 parti ve yedi düvele karşı tek başına açılımla” mücadele ediyor. mhp iktidar olamıyor” gibi kısır döngüye hapsettiğiniz saldırı aracınız oldukça traji komik.
yaşınız müsait. mhp iktidar oldu mu geçmişte? olmadıysa olmasın mı? olsun tabi. fakat bunu, şaibeli adayların peşine takılıp, akp ve yedi düvele yarayacak, hareketi zayıflatacak saldırılarla elde edemezsiniz. 2011deki kaset saldırısı, 2012 kurultayındaki mhpyi yıpratma kampanyası benzeri görünümdesiniz. bu 3 aday mhp yükselsin istiyorduysa, gösterdikleri performansı 1 kasım öncesi de göstermeliydi.
bahçeli” düşmanlığını temelinde, başbuğ rahmetli olduğunda hareket biter” düşüncesinin boşa çıkarılması yatıyor. yüzlerce tv kanalında, sanal platformda, gazetelerdeki bahçeli düşmanlığını temelinde abd hedeflerine karşı dik duruş”un bedelini ödetme yatıyor. diğer söyledikleriniz fasarya.

Avatar
neval kavcar 2 yıl önce

"değişim isteyenlerde en az sizin kadar ülkücü ve mhpnin geleceğini düşünen insanlardır." demişsiniz ya, bu söyleminiz "meral akşener"le hiç örtüşmüyor.

Misafir Avatar
sen kimsin ? 2 yıl önce @neval kavcar

yahu sen ülkücümüsünde konuşuyorsun ? sen bahçelicisin adamın adamısın meral akşenerciler ülkücülükle örtüşmüyormuş, peki oğancılar putinci solcu değilmiydi ? koray aydıncılar yolsuzlukçu, ümit özdağ zaten ajandı. sana kalsa o ufacık aklınla herkes defolu herkes yetersiz. sen utanmadan rahmetli başbuğ için bile ölümlü fani artık onun devri bitti mhp onun döneminde başarısızdı yüzde 3 4 lerden biz bu partiyi yüzde 18 lere çıkarttık demedin mi ? rahmetli başbuğ mezardan çıksa gelse siz ona da bir kulp bulursunuz çünkü sizin niyetiniz amacınız farklı besleme takımı....

Beğenmedim! (16)
Misafir Avatar
göktürk bozkurt 2 yıl önce @neval kavcar

değişim isteyenler sapına kadar ülkücüdür evet ama ben değişim istemeyenlerin ülkücü olduğuna inanmıyorum. değişim istemeyenler akp ye payanda olmaktan baston stepne olmaktan memnun olanlardır, değişim istemeyenler akp iktidarı rejim değişikliği ve tayyibin başkanlığından memnun olacak olanlardır, değişim istemeyenler iktidar istemeyenlerdir, değişim istemeyenler kişisel çıkar menfaatleri ve rantları koltuk ve makamları için ülkücülüğü kullananlardır, değişim istemeyenler aşağıda yorum yazan çakma gazeteci neval ve türevleri gibi genel merkezin paralı askerleri lejyonerleri beslemeleridir

Beğenmedim! (14)
Avatar
NKavcar 2 yıl önce

konuşacak lafı olmayandan çıkar kötü söz.

"değişim" kelimesi ayni erdoğan'ın "çözümü" gibi. yola çıkan 3 adayda açılımcı. açılımcıların peşine düşmenin "değişimle" ne ilgisi var derseniz?. mhp'nin "milli duruş" sergileyen yönetiminin yerine bop'a uyum sağlayan yönetime "değişim" deniliyor.

varsa cevabınız buna verin. bana hakeretle bir yere varamazsınız. tek başıma da kalsam bunları söylerim.

Avatar
KILIÇKIRAN 2 yıl önce

mesele o,şu,bu meselesi değildir,mhp'nin silkinip ülkeyi bu girdaptan kurtarma meselesidir.

Avatar
Dr.Sezai SAYIN 2 yıl önce

Milliyetçi görüşü temsil eden Mhp de değişim kaçınılmaz.Aksi halde parti,siyasi işportaya düşecek,bir sonraki seçimde de nal toplayacaktır.Değişimin kimlerle olacağı ,doğal olarak önemli ama asıl mesele ideolojik özelliklerinizi kaybetmeden,günümüz koşullarına uygun güncellemeler.Radikal ,fikir,strateji,plan ve siyasi hareket tarzı değişikliği elzem.Ülkemizin en büyük problemi,radikal islam ve pkk terörüdür.Neredeyse ortak amaç için hareket eden bu unsurlarla,çağ dışı yöntemlerle mücadele nafile.Uzun vadeli planlar oluşturulmalı.Liyakatli,ehil kişiler göreve getirilmeli.Geçmişe takılı kalınıp,gelecek kaybedilmemeli…saygılarımla

Avatar
Dr.Sezai SAYIN 2 yıl önce

MHP ne yapmalı?(Nacizane şahsi fikirlerimdir) 1-Partinin bir marka değeri var.Tarihini kullanarak,günümüz koşullarına uygun,bir hikaye oluşturmalı.Böylece marka değeri arttırılmalı.2-Strateji yenilenmeli.Ülkenin bölünmekte olduğu göz önüne alınarak kısa,orta ve uzun vadeli yeni stratejiler,milliyetçi düşünce temelinde yeniden şekillenmeli.3-İmaj yenilenmeli.Özellikle lider imajı.İnsanlara yakından temas edebilen,duygusallığı ön planda tutan bir lider görüntüsü olmalı.4-Organize olmuş milliyetçi,özgür düşünceli ve vizyonu olan ekipler,organize ve yeni fikirler üretmeli.5-İletişim ve insanları etkilemek için projeler yapılmalı.Gelecek öngörüsü olan ,güncel ve gerçekçi projeler.6-Tüm bu çalışmaları halka sunabilmek,anlatabilmek gereklidir.Unutulmamalıdır ki ne söylediğinizden çok nasıl ve kimin söylediği önemlidir.Boş konuşmaktansa kendimce çözüm önerileri sunmak istedim.Saygılarımla

Misafir Avatar
Mehmet 2 yıl önce @Dr.Sezai SAYIN

sezai bey bir madde daha eklemek isterim 7)milliyetci hareketin yönetim kadrosu ve lideri demokrasiye inanan demokrasiyi özümsemiş,vizyon sahibi olmalı

Beğenmedim! (9)
Avatar
göktürk bozkurt 2 yıl önce

neval yine coşmuş saçmalıkta sınır tanımıyor. mhp yedi düvele karşı savaşıyormuş bop abd ve akp ye karşı ayaktaymış kimi kandırıyorsunuz ? bahçeli de bop un hizmetkarlarından bunu birazcık kafası çalışan herkes görüyor değişimci ülkücülere karşı mhp iktidarına karşı akp ile ittifak halinde aman nazar değmesin eski pkk lı bölücü kürtler akp yanaşmaları havuz medyası boşuna bahçelici kesilmedi boşuna bahçeliyi savunmuyorlar
metinerin "bahçeliye karşı başlayan muhalif hareket operasyon, aslında erdoğana karşı yapılıyor bahçeli yi yedirtmeyiz " sözü herşeyi özetliyor boş boş konuşmayın ülkücü hareketi ve balgat işgaline karşı direnişi durduramayacaksınız