29 Şubat 2016’da Devlet Bahçeli, “Milliyetçi Hareket Partisi’ni Hedef Alan Komplo ve Tezgahların Arkasındaki Güçler ve Değişmeyen Hedefler” başlıklı özel bir açıklama yaptı. Bu açıklamayı satır satır dikkatle okudum ve şimdi sizlerle bu açıklama ile ilgili olumlu ve olumsuz görüşlerimi paylaşmak istiyorum.

Öncelikle şunu ifade etmek isterim ki; Devlet Bahçeli’nin açıklamalarıyla bizim önceki yazılarımızda paylaştığımız görüşler arasında birçok ortak nokta vardır. Bu da bizim de kendisi gibi düşünebildiğimizi göstermektedir. Henüz buluşamadığımız nokta ise; Devlet Bahçeli’nin kongre tarihi olarak 2018 Mart’ını işaret etmesine karşın, bizim daha fazla zaman kaybetmeden bir an evvel kongrenin toplanması gerektiğini düşünmemizdir.

Öncelikle kendisinin açıklamasının, bizim görüşlerimizle örtüştüğü noktalardan birkaç örnek vermek isterim. Sonrasında ise açıklamada yer alan ama bizim katılmadığımız noktalardaki yapıcı eleştirilerimizi sunabiliriz.

Devlet Bahçeli 29 Şubat 2016’da adı geçen açıklamasında, MHP aleyhine çalışan birçok cenahı saydıktan sonra bu kişilerin amacı olarak şunu söylüyor: “Tek bir cümleyle özetlemek gerekirse değişmeyen nihai amaç MHP’siz siyaset, MHP’siz meclis’tir.” Biz bu gerçeği daha 17 Aralık 2015 tarihinde yayınlanan köşe yazımızda, “Bahçeli’nin kırmızı çizgisi MHP’nin TBMM dışında kalmasıdır” diye ifade etmiştik. Tek tek yazılarımızdan atıf yapmaya gerek görmeden diğer buluştuğumuz noktaları şöyle söyleyebiliriz: Her ülkücü önümüzdeki kongre süreciyle ilgili takınacağı tavra karar verirken; MHP’nin öz kadroları haricindeki kimselere pek kulak asmadan sadece tertemiz vicdanlarına dönerek karar vermelidir. Biz bu konudaki fikirlerimizi de Bahçeli’nin açıklamasından yaklaşık bir hafta önce kaleme aldığımız Yiğitlik-Kabadayılık isimli yazımızda önceden söylemiştik.

Ancak Sayın Devlet Bahçeli Beyefendi’nin açıklaması öyle bir şekilde kaleme alınmıştır ki; bütün MHP ve Türklük düşmanlarıyla, bugün muhalifler olarak isimlendirilen kişiler bu açıklamada aynı kefeye konulmuştur. İşte buna itirazımız vardır.

Öncelikle şu nokta açıktır; Bahçeli’nin bütün açıklamasının özünde tek bir cümle vardır: MHP’siz TBMM olmasın!

Tamam da bugün Meral Akşener Hanımefendi de zaten bütün mücadelesini MHP’siz TBMM olmasın diye vermektedir. MHP’nin oyları gittikçe erimekte, MHP’nin mevcut yönetimi kriz yönetiminde somut bir başarı sağlayacak hamlede bulunamamakta, kamuoyunda Devlet Bahçeli önderliğindeki MHP’ye dair ümitler gün geçtikçe azalmaktadır ve bu gidişle görünen odur ki; bir dahaki seçimde MHP, TBMM’ye giremeyebilecektir. Meral Akşener bu noktadan hareketle ailesiyle huzurlu bir hayat geçirmek varken; binbir zahmetle sahalara inerek MHP, TBMM dışında kalmasın diye siyaseten bir sorumluluk üstlenmektedir.

Meral Akşener ve destekçileri, eğer diğer MHP ve Türklük düşmanları gibi düşünselerdi niye bu zahmete katlanıp bir mücadeleye girişsinlerdi ki; köşelerine çekilip MHP’nin baraj altında kalmasını beklerlerdi. Hatta dertleri sadece genel başkanlık koltuğu olsaydı, öyle bir durumda koltuğu da daha rahat elde edebilirlerdi. Demek ki bu kişilerin amacı

farklıdır ve bizim düşünmemiz gereken odur ki; bu kişiler en az Devlet Bahçeli kadar MHP’nin ve Türkiye’nin geleceğini düşünmektedirler. İspatı ve kanıtı olmayan suçlamalarda bulunmak ise pek doğru bir hareket tarzı değildir.

Açıklamada itiraz ettiğimiz bir diğer nokta da üslup meselesidir. MHP’nin aleyhine çalışan cenahlar olarak şu gruplar sayılmaktadır:

-Siyasi iktidarlar ve arkasındaki güç ve çıkar odakları (Günümüz için herhalde AKP iktidarı işaret edilmektedir.)

-Devletin karanlık dehlizlerinde sinsi hesaplar yapan gruplar (Kim olduklarını anlamak mümkün değildir.)

-Yeminli Türklük ve Türkiye düşmanları ( Binlerce yıldır zaten varlar.)

-Bölücü hainler ve bunlara payandalık yapan kokuşmuş zihniyetler (PKK ve benzerleri kastedilmektedir.)

-Gülen Cemaati (Partiye sızmaya çalıştıkları iddia ediliyor.)

Görüldüğü üzere neredeyse sayılmayan hiçbir grup kalmamıştır ve muhalifler olarak isimlendirilen kişilerin de bu gruplarla birlikte hareket ettiği söylenmektedir. Allah aşkına bu suçlama hangi vicdana sığabilir?

Hani bazı falcılar vardır. Fal baktıkları kişilere, “senin içinde bir sıkıntı var” derler birkaç saniye sonra da “sevindirici bir haber alacaksın” derler. Yani hepimizin hayatında hergün yaşadığımız bir gerçeği, zahmet ve nimeti, kolaylık ile zorluğu sanki yeni bir şeymiş gibi bize satarlar. Kimileri de buna inanır, her sıkıntı ve sevindirici haberi falcıya yorarlar.

Yukarıda sayılan grupların kimisi binlerce yıldır devam eden düşmalıklarını, yeni bir şeymiş gibi hatta muhaliflerin işiymiş gibi bize satmak da ne demek oluyor? Bu tarz hareket ederek, asıl düşmanların yapmaya çalıştığı şey olan bir korku imparatorluğu oluşturma çabalarına böylece destek verilmiş olmuyor mu? Kaldı ki MHP’nin öz kadroları bu saydıklarınızdan mı korkacak? Bu soruların cevapları, işte açıklamanın yanlış üslubunu gözler önüne sermektedir.

Ayrıca öyle bir hava yaratılıyor ki Meral Akşener ve destekçileri, toptan MHP düşmanı ilan ediliyorlar. Tamam da 1241 delegenin 548’inin imzası olan bir olağanüstü kongre talebinden bahsediyoruz. 50-100 kişi değil. 17 il ve daha da fazla ilçe teşkilatının mevcut yönetime itirazı dile getiriliyor. Öyle birkaç il-ilçe teşkilatı değil. İddia edildiği gibi böyle bir sızma harekatı olabilir mi?

İmzası toplanan bütün bu 548 kişiyi üst kurul delegesi olarak kabul eden yönetim kim?; bu il ve ilçe teşkilatlarını, MYK üyelerini göreve getiren kim?; milletvekillerini ve genel başkan yardımcılığı, meclis başkanvekilliği görevlerini lütfeden kim? Hiyerarşik olarak bütün bu yaşananların sorumlusu o zaman kim?

İşte en azından bu soruya muhatap olmamak için, olağanüstü kongre isteyen üst kurul delegeleri hakkında ispatı mümkün olmayan suçlamalarda bulunmamak gerekir. Aksi halde bu bir zulüm olur ki; mülk(yani devlet) küfr ile âbad olur fakat zulm ile âbad olmaz.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Mehmet DEMİR 10 ay önce

seçmen bahçeliden umudu kesti,1 kasımda alınan %12 oyun yarısı mhp nin meclis dışı kalmasına gönlü razı olmayan ülkücülerin oylarıdır,bahçelinin bu gün iradesini tanımadığı,imzasına hakaret ettiyi ülkücülerin oyları,parti içindeki liderlik arayışı ötelenmiş,ertelenmiş ve gecikmiş bir arayıştır,ancak sonuna kadar meşru ve gereklidir,bahçelinin kendi delegesinin imzasına itibar etmemesi onun siyasi seviyesini açık etmiştir,partideki liderlik arayışına destek veren,öncü olanlarin hepsi milliyetci harekete gönül vermiş,sadece gönül vermekle kalmamış yıllarını vermiş,bedel ödemiş dava insanlarıdır,onlara kara çalmaya çalışmak,dün beraber aynı sıraları paylaştığınız insanlara çamur atmak,en basit ifade ile haysiyetsizliktir,velhasılı kelam tuğrul bey mesele bahçeli ile recebin koltuk meselesi deyildir,mesele memleket meselesidir,ne bahçeliyi tanırım nede recebi

Avatar
Asaf MISIRLI 10 ay önce

sayın devlet bahçeli idamın kaldırılmasını nasıl sağladıysa, aynı taktikle başkanlık yolunu açmak istediği anlaşılıyor son beyanatından, başkanlığın türkiye'ye ne getirisi olacak onuda net olarak halkın anlayacağı şekilde açıklasın

Misafir Avatar
iftira bir yere kadar 10 ay önce @Asaf MISIRLI

idamın kaldırılmasında sadece mhp'nin imzası yok asaf bey. siz ülkücü olduğunuza emin misiniz? bu tavır arslan bulut'un satırları ile örtüşüyor. şartsız düşmanlık

Beğenmedim! (2)
Avatar
Dr.Sezai SAYIN 10 ay önce

mhp özkadroları !!! milliyetçi ve ülkücü olup,partiye,altını çizerek söylüyorum, üye olamayanlara,oy verenlere kulak asmamak !!! dik duruş ??? boş başakta dik durur ,derler.80 darbesinde ihtiyacı olan ülkücülere para bulabilmek için kızılay kan merkezlerinde hayatlarını tehlikeye sokarak,defalarca ve fedakarca davrananlara,her fırsatta ülkücü ve milliyetçi görüşü savunanlara kulak asmamak !!! güneşte gölgesi olmayanlara ,dokuz ışık bile nafile saygılarımla

Avatar
Dr.Sezai SAYIN 10 ay önce

Siyasi parti kanununa göre,siyasi partilere herkes üye olabilir.Parti başkanını ,delegeler değil,tüm üyeler e-devlet şifreleri ile internet üzerinden seçer.İlçe meclisleri, yine üyelerce seçilir.İlçe meclisleri,il meclislerini,il meclisleri,parti meclisini seçer.Belediye başkanı ve milletvekili adayları,ön seçimle belirlenir.Lider,kontenjanlara sahiptir,kritik noktalarda tercih kullanır.telaşlanmayın,telaşlanmayın sayın koltuk sahipleri.Burası Türkiye değil,Ütopistan…