Yavaş git Mansur Yavaş-İsmail Oskay

Son zamanlarda gündem o kadar hızlı ilerliyor ki maalesef artık gündeme yetişmek pek mümkün olmuyor. Açılım, Reyhanlı, Gezi parkı eylemleri, Faiz lobisi, Mısır darbesi, Doğu Türkistan’da can veren işkence gören kardeşlerimiz, Kerkük’te Türkün ciğerinde patlayan bombalar , Anayasanın uzlaşılan maddeleri ve yerel seçim tartışmaları..

Şimdi öncelikle zamanında muhalefet yapmış bir yazar ve ülkücü olarak muhalefetin şahıslar üzerine değil , sistem ve yöntem üzerine bina edilmesini savunmuşumdur.

Bundan sonra ülkücü hareket hem hedeflerine yönlenmeli hemde iç kavgalarını kenara bırakmalıdır. Bunların hukuki, demokratik ve meşru zeminlerinin kongreler oldugunu her ülkücü kendisine ve çevresine sürekli olarak hatırlatmalıdır.

Meşru zeminlerde gıkı çıkmayan , fikir ve taraf beyan edemeyen, bırakın aday olmayı ofisinden çıkamayanların bu gün peşin peşin kasıla kasıla beni bir aya kadar özür dileyerek aday yaptınız yaptınız, yapmadınız alternatiflerim var tarzında bir yaklaşım hiç hoş değildir ve kimse bulunmaz hint kumaşı falan değildir. Hiçbir siyasi başarı yada başarısızlık şahsileşmemelidir.

İşte efendim falanca %26-27 oy aldı onu Genel başkan yapalım düşüncesi nasıl saçma bir düşünce ve yaklaşım ise, filanca olmazsa biz falan belediye başkanını yıkamayız yaklaşımıda ülkücü hareketin kadrolarını ,liyakatli, becerikli insan kaynaklarını hiçe saymak ve aşağılamaktır.

Ankara ve sayın Mansur Yavas örneğide bundan ibarettir. Ankara büyükşehir seçimlerini Mansur yavas ile belki daha sanslı olabiliriz. Ancak bu Mansur yavas’a beni aday edip özür dileyiniz hakkını vermez. Genel baskanlık makamı her önüne gelene haklı yada haksız alttan alma makamı değildir. Mansur bey mektup yazmıs olabilir,iyi oyda almış olabilir fakat Yavaş gel ,bu sana ülkücülerle ve kurumsal kimlikle tehdit ve pazarlıkçı bir yaklaşım hakkı vermez. En azından aday etmezseniz başka yerlerle görüşüyorum tevilinde yaptıgınız açıklama için ülkücülerden özür dilemelisiniz. Birde bu işler nasıl olur Meral akşener ablamızdan ve Koray aydın beyden öğrenebilirsiniz..

Bakınız birisi çıktı ortaya erkekçe aday oldu, kendisine atılan iftiralara rağmen kimseye dil uzatmadı.. Kongre bitti , delege ağırlıgında büyüksehirleri aşamayan Koray aydın kongreyi kaybetmesine rağmen küsmedi , darılmadı. Aldığım haberlere ve takip ettiğime göre yerel ve genel seçimler için şimdiden partisi için Trabzon’da harıl harıl çalışıyor.

Meral ablaya gelince , onunla ilgili basında Devlet beyle küs oldukları ve bundan dolayı meclis başkan vekilliğine MHp tarafından yeniden aday gösterilmeyeceği yazıldı, çizildi. Meral abladan ne Genel başkan, nede teskilat ile ilgili tek bir polemik ortaya dökülmemiştir. Sonuç Meral abla hala MHp’nin meclis başkan vekilliğinde yüz akı olmaya devam etmektedir.

Ayrıca muhalefet yapmak başka şey haklıya hakkını teslim etmek baksa seydir. Taa Azerbaycan’da dostlarım demişti ki Sayın Bahceli çok hörmetli bir adam, milletini çok seviyor ki Ülkücüleri Gezi olaylarında kurumsal olarak sokağa indirmedi. Ülkücüler inseydi çok daha kötü şeyler olabilirdi, büyük güçlü kitleleri toplumsal olaylara indirmek kolaydır da, kontrol etmek zordur. Ayrıca bu sürecte mhp belki %5 -10 oyda artırabilirdi. Tamda popülizm yapılacak bir olaydı fakat yapmadı. Türk milletinin barışı, huzuru açısından düşündüğümüzde öngörülü ve fedakarca bir davranıştır.( yüz yüze yaptığımız görüşmelerde sağ seçmenin genel kanaatide bu yöndedir)

Türk seçmeninin %70 nin merkez sağ , muhafazakar ve milliyetçi seçmen oldugu düşünüldüğünde CHP, İşçi partisi ve diğer sol grupların bu dilimden oy alma şansı yoktur. Bundan dolayı her geçen gün radikalleşen akp yönetimi ve Erdoğan, liberal, demokrat ve merkez sağ seçmeni kaybetmektedir. Bu seçmen tipi kavgadan, kaosdan hoşlanmayan bir yapıya sahiptir. Bu seçmenin sağda gideceği yegane adres Biraz daha merkez sağ söylemlere, kadrolara ve ifadelere de yer ayıran MHp olacaktır. Bu gün cemaat-Akp kavgası dersanelerinde kapanması ile tamamen ayyuka çıkmıştır. Nerden bakarsanız bakınız, kendi toplumu, milleti ve vatandaşıyla dahi en küçük eleştiri ve muhalefete tahammülü olmayan, sürekli kavgayı tercih eden, kendisi gibi düşünmeyenleri suçlayan, ötekileyen, her geçen gün daha çok sertleşen bir Akp vardır. Devlet kurumlarında ise yargıdan Üniversitelere kadar tek taraflı ve acımasızca yapılan kadrolaşma ise bu işin üstüne adeta yangına körükle gitmek gibidir.Bütün bunlar tüm kesimleri tedirgin etmektedir. Düne kadar kavgacı olmakla itham edilen MHP ise en mutedil, birleştirici, kucaklayıcı bir dil benimseyerek toplumun , siyasetin güvenli limanı olmaya doğru yol almaktadır.

Bundan dolayı ülkücüler kendilerini kurumsal olarak köşeye sıkıştıracak şahsileşmiş , burnundan kıl aldırmayan, ülkücülere tepeden bakan, ben olmazsam basarı olamaz diyenlere asla prim vermeyecektir , vermemelidir. Bu noktada Mansur Yavas Ankara’da başarı çıtasını elbette yükseltmiştir. Fakat bu başarı ülkücü camiayı pazarlık masasına oturtacak bir durum değildir. ülkücülere aday etmesseniz benim alternatifim var, tarzı yaklaşımlar özür gerektiren konuşmalar ve açıklamalardır.

Bence yapılması gereken Sayın Mansur Yavaş kurumsal kimlik adına Devlet beyden ve ülkücülerden özür dilemelidir.İnanıyorum ki sonrasında ülkücü vicdan gerekeni yapacaktır.Yavaş! git saygıdeğer Mansur Yavaş.Siyaset aceleye gelmez.

 
İsmail Oskay
habererk
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.