Yandaş yazarların Bahçeli sevgisi bitmiyor

 
iŞTE O YAZILAR:

Bahçeli’nin Başkanlık çıkışı FETÖ’nün MHP tezgâhını bozdu

Fuat Uğur TÜRKİYE

MHP lideri Devlet Bahçeli 18 Haziran 2016’da söylediğimiz noktaya geldi.
Gelmesi gerekiyordu çünkü durum MHP açısından hâlâ çok ciddi.
Ne dediğimizi hatırlatalım o yazıda:
“FETÖ’nün kripto elemanları 2015’e kadar MHP'ye iyice sızdı. Hem de delege yapısından il yönetimlerine kadar. Bu kriptolardan kurtulmak, halkın doğrudan yönetimi demek olan Başkanlık sistemine geçmekle mümkün. MHP lideri Devlet Bahçeli, mevcut milletvekillerine sahip çıkmalı ve Başkanlık sistemine destek vermeli. Tabii eğer isterlerse yerel yönetimler ve eyalet sistemi gibi çekincelerini ortaya koyarak bu sürece katkı sunabilir. İnadı bırakır, “Önceden hayır dedim, şimdi geri dönemem” sıkıntısından kurtulacak bir formülle ortaya çıkar ve Başkanlık modelinin hayata geçmesinde harcı olursa Devlet Bahçeli Türkiye’nin geleceğinde söz sahibi olabilir.” (*)
 
BAHÇELİ FETÖ’NÜN NİYETİNİ ÖĞRENDİ
Evet, bugün geldiğimiz noktada MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, tam da yukarıda söylediklerimizi yaptı. Anayasa’nın ilk dört maddesi korunmak koşuluyla Başkanlık sistemini referanduma götürme isteğine olumlu baktıklarını ama referandumda desteklemeyeceklerini söyledi.
Böylece yapıcı muhalefetle sistemi tıkanmaktan kurtardı ama aynı zamanda ilkelerinden taviz vermedi.
Ama Bahçeli çok da iyi biliyor ki Başkanlık sistemi olası bir referandumda rahatlıkla yeterli oyu alabilecek.
Zaten bu açılımın asıl katkısı FETÖ tehdidi altındaki MHP’ye. Bahçeli bunu gördü asıl. Çünkü Başkanlık sistemi kabul edilirse Meclis sadece yasama organı olacağı için FETÖ için MHP’yi ele geçirmek işlevsel olamayacak. Yani hükûmeti kilitlemelerinin önü tıkanacak. Dolayısıyla da kandırılmış vatandaştan topladıkları “himmet” paraları da “boşa gitmiş” olacak.
Şimdi Demirtaş dâhil tüm FETÖ taşeronlarının başkanlık sistemine karşı birleşmelerinin sebebi bu.
 
FETÖ MHP İÇİN 1 MİLYAR DOLAR AYIRDI
Devlet Bahçeli yüzde 1’lik potansiyeli olsa bile FETÖ’cü bir çekirdeğin “satın almalar” yoluyla MHP’yi ele geçirmek için müthiş bir atak başlattığını, hatta bunun için kesenin ağzını açtığını ve en az 1 milyar dolar ayırdığını öğrendi.
Kriptolarla partisini satmaya teşne olanların il ve ilçe kongrelerinde aday olmak üzere beklediklerini de.
Tekrar hatırlayalım. FETÖ’nün tepe adamlarından Mustafa Yeşil yıllar evvel Fetullah’ın “Milliyetçilerle irtibatlarımızı güçlendirelim, aynı kitlesel tabandan geliyoruz” talimatı üzerine ülke çapında MHP tabanından seçilmiş isimlerle “Devlet Bahçeli değil, kendi bahçemizle diyalog” adı altında toplantılar düzenlemişti.
 
YENİDEN BİTLERİ KANLANDI
Dediğimiz gibi Devlet Bahçeli her şeyin farkında.
Meral Akşener’in CHP’nin Halk Tv’sinde yeniden arzıendam edip “İddiam devam ediyor, dava açacağım, başkanlığa geleceğim” türü laflar etmeye başlaması da bu farkındalığı artıran etkenler arasında.
Belli ki birilerinin biti kanlandı yine.
Bahçeli işte bu yüzden kendi oyununu kuruyor.
CHP nasıl onun deyimiyle PKK’nın SİM kartı ise MHP tabanındaki o yüzde 1’lik de olsa, sabah akşam Bahçeli’ye hakaret edenler FETÖ’nün SİM kartı vazifesini icra ediyor.
 
 “O ŞEREFSİZLER KİMİN KOLTUK DEĞNEĞİ BİLİYORUZ”
MHP tabanına sızmış ülkücü görünümlüler ise sabah akşam Bahçeli’ye hakaret ediyor. En hafifi Bahçeli için “AKP’nin koltuk değneği oldu” ile başlıyor. İşittiklerimi tanıdığım bazı MHP’lilere sordum. Çok öfkeliler:
“Bahçeli Türkiye’nin bu zor günlerinde ve geçiş döneminde ülkenin çıkarlarını kollamaktan başka bir şey yapmıyor. Kimsenin koltuk değneği olmuyor. Olsa olsa umutları kırılmak istenen milletimizin, elleri ayakları yok edilmek istenen vatanımızın koltuk değneği olur. Ama biz o şerefsizlerin kimin koltuk değneği olduğunu iyi biliyoruz.”
MHP’liler bu arada parti tabanını ele geçirmek isteyen kripto FETÖ’cüleri izlemeye almış durumda. Özellikle Gürcistan, Kosova ve Kıbrıs’a gidip gelenler mercek altında.
(*) http://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/fuat-ugur/591960.aspx

Bahçeli’nin hesabı ve şartları!

OKAN MÜDERRİSOĞLU SABAH
 

Kim ne derse desin iç siyasi gündemi MHP lideri Devlet Bahçeli'nin "Başkanlık sistemi" açılımı belirledi. Hatta, dış çevrelerin de ilgisi yeniden başkanlık tartışmalarına odaklandı. Sn Bahçeli'nin "Türkiye'de fiili bir durum var, bunun adını koyalım, son kararı millet versin" şeklinde özetlenebilecek hamlesi, 2017 yılına ilişkin bir dizi senaryoyu ve planı da kökten sarstı.
Öncelikle şunu belirtelim. Devlet Bey, "başkanlık sistemine karşı" pozisyonunu koruyor. Güçlendirilmiş parlamenter sistem yaklaşımında da ısrar ediyor. Ancak, "ikna olabileceği şartlar" altında, başkanlık teklifinin milletin takdir ve tercihine sunulmasına da kapı aralıyor.

***
Peki, "MHP lideri taktik hamle mi yapıyor?" Yani, "şartlı destek vereceğim" dedikten sonra, ilk turda topa girmeyip, AK Parti grubunun blok olarak hareket edip etmeyeceğini mi görmek istiyor? Bir bakıma, AK Parti'de fire olup olmayacağına göre diğer hamlelerini mi düşünüyor?
Eldeki veriler ve Sn Bahçeli'nin gerek parti yöneticileri gerekse Sn Başbakan'la gerçekleştirdiği görüşmeler, çizgisinin net olacağını gösteriyor. Devlet Bey, -rakip de olsalar- iktidar partisini yarı yolda bırakacağı, ilk kavşaktan döneceği, sandığın milletin önüne getirilmesinden vazgeçeceği izlenimi uyandırmıyor! An itibariyle ve zorlu güvenlik şartları altında Türkiye'nin de 7 Ağustos Yenikapı Ruhu'nu, güncel siyasi konsolidasyona dönüştürmesi gerekiyor.
***
Bu noktada özel görüşmelerdeki hava da önemli. Tabii devlet sorumluluğu altındaki isimler arasında geçtiği için bu tür görüşmelere ilişkin yorum yazmanın riskleri söz konusu. Bu ihtimali dikkate alarak ama sağlam kaynaklara dayanarak devam edecek olursak. MHP liderinin, "kırmızı çizgilerinin" karşılanması halinde, bugünkü fiili durumu daha açık hukuki temele kavuşturacak, fakat mevcuttan daha ileri gitmeyecek bir formüle sıcak bakacağı anlaşılıyor. Kırmızı çizgi demişken... Üniter devlet yapısının korunması, vatandaşlığın tanımının değişmemesi, resmi dilin esnetilmemesi ile özerkliğe yeşil ışık yakmayacak kuvvetli vurgulardan bahsediyoruz. Bu durumda bir bakıma "Cumhurbaşkanlığı sistemi" diyebileceğimiz bir model olgunlaşmakta. Kuşkusuz, güçler ayrılığı, parlamentonun yasama ve denetim yetkisinin güçlendirilmesi, hesap verilebilirlik, devlette fren-denge mekanizmalarının kurulması gibi hassas konuların düzenlenmesi de beklentiler dahilinde.
***
AK Parti, MHP'nin kaygılarını gideren, geçiş hükümlerinin iyi tanzim edildiği bir metin ortaya koyabilirse, "Başkanlık referandumu" 2017 baharına yetişebilir. Geçiş hükümleri derken, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın, 2017-2019 yılları arasında "Başkan olarak tam yetki kullanabilmesini" sağlayacak maddelerin gerekliliğine dikkati çekiyoruz. Bugünü, dünden farklı kılacak yön de bu olacak. Eğer başkanlık sistemini AK Parti dile getirseydi hem "istemezük korosu" sahne alacak hem de "tek adamlık" kampanyası hız kazanacaktı. Kaldı ki MHP lideri "Başkanlığa karşıyız ama Meclis'te tıkaç olmayız" tavrı sergiledi diye işitmediği hakaret kalmadı. Üstelik o yenilir yutulur olmayan lafların sahipleri de kendilerini demokrat sayıyorlar. Demokrasiden zerrece nasiplenmiş olsalar, "Egemenliğin kayıtsız şartsız sahibi olan milletten kaçmazlar." Samimiyseler "Nasıl bir başkanlık?" sorusuna cevap ararlar.
Son bir kulis bilgisi...
MHP liderinin, partisinde fire beklentisinin 2-3 olduğu, bu vesile ile onları tasfiye edeceği de konuşuluyor.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Halil Elvan 2 ay önce

Yandaş yazarların sevgisi bitmiyor mu, yoksa öyle görünmeye devam mı ediyorlar? İlk önce bunun cevabını almak-görmek-kani olmak lazım bence... Ne de olsa başkan olacağını sandıkları başkasına destek olduklarından YANDAŞ değiller midir ki, Bahçeli'nin çıkışından bile medet umuyorlar! Elleri boş kaldıkça, yapılanları göreceğiz İnşaAllah.