Yandaş Yazarın Yazısı Metiner'i Çıldırttı!

 "Siyasi tarihimizde hep dünyanın merkezinde olduğuna, bütün yolların kendisine çıktığına inanan liderler hep var olmuştur" diyen Ocaktan'ın "küçük kıyamet" uyarısı da dikkat çekti: "Ancak ortak aklı ihmal ettikleri için kalıcı olamamışlardır. Çoğu zaman etraflarında her şeye temenna çeken küçük siyaset erbabı yüzünden başları dönmüş, vicdanlıların uyarıcı seslerini duyamaz olmuşlardır. Eğer liderler için bir 'küçük kıyamet'ten söz edilecekse, işte bu kıyamet vicdanlıların sustuğu andır..."

AKP İstanbul Milletvekili Mehmet Metiner, Ocaktan’ın bu yazısına,  AKP’ye yakınlığı ile bilinen Ethem Sancak’ın sahibi olduğu Kanal 24’te sert tepki gösterdi.

Sayın Ocaktan’ın parti içi meselelere bu kadar müdahil olması doğru değil. Müdahil olmak istiyorsa, bunu başkalarına koz verecek şekilde yapması doğru değil. Erdoğan’dan manevi lider diye bahsetmek Ocaktan’ı ilgilendiren bir konu değil. Erdoğan bizim liderimizdir. Ne demek manevi lider, yani parti içi meselelerde, Davutoğlu’nu tutar gibi davranmak, Erdoğan başka bir misyon yüklemek. Bunlar hoş şeyiler değil.

Sayın Başbakanımı bu tür yalakalardan hoşlanmaz. Lidere yalakalığı zorun edinenler, Genel Başkan’a yalakalık yapıyorlarsa,  burada başka bir fitne ararız biz. Ne Başbakanımız buna izin verir nede liderimiz. Yalaka diyorsan kendin yalaklık yapmayacaksın. Erdoğan manevi lider deyip Onu bir yere uğurladıktan sonra, desteklediğini arkasında durduğunu ima ettiğin söylediğin, birisinden başka bir şey devşirmeye kalkışmayacaksın. Buna gerek yok.




İşte Mehmet Ocaktan'ın ima yüklü o yazısı:

Liderlerin de vicdanlı seslere ihtiyacı olur

Her dönem siyasi liderlerin etrafında zaman zaman vicdanlı, vizyon ve feraset sahibi insanlar olduğu gibi, zaman zaman da küçük hesaplar içinde olan 'küçük insanlar' var olmaya hep devam etmiştir.

Samet Ağaoğlu 'Aşina Yüzler' kitabında, bir dönem CHP'nin ünlü genel sekreteri Kasım Gülek'le ilgili çok önemli ama aynı zamanda ibret verici anektotlara yer veriyor. Malum Kasım Gülek 27 Mayıs'ta Menderes ve arkadaşlarının aleyhinde tanıklık yapmak üzere Yassı Ada'da hakim karşısına çıkarılıyor. Gülek, "Ben Allah'a inanan bir insanım, bu imanla vicdanımın sesine uyarak söylüyorum..." diyerek başladığı ifadesinde aleyhte tanıklık yapmayı reddetmiştir.

Ağaoğlu, Kasım Gülek'in bu vicdanlı tavrı sonrasında CHP'de ipinin çekildiğini anlatırken çok önemli de bir tespitte bulunuyor: "Partinin ve liderinin menfaatleri karşısında karakter zırhını giyip, vicdan şarkılarıyla kılıç kalkan oyunu oynanamaz..."

Gerçekten siyaset hep böyle mi oluyor ya da böyle mi olmalıdır?

Elbette işin tabiatı gereği lidere ve partiye bağlılık önemlidir. Ama öyle anlar vardır ya da olmalıdır ki, vicdanın sesi bütün önceliklerin önüne geçebilmelidir. Aksi taktirde liderlerin de vicdanlıların sesine ihtiyaç duyduğu günler geldiğinde, ortada hiç vicdanlı bir ses kalmayabilir.

Unutmayalım ki, liderler kendi fikirleriyle başkalarının fikirlerini ortak bir noktada birleştirebildikleri, yani ortak aklı inşa edebildikleri oranda pırıltılı ama aynı zamanda sürdürülebilir bir liderlik kariyerine kavuşabilirler.

Siyasi tarihimizde hep dünyanın merkezinde olduğuna, bütün yolların kendisine çıktığına inanan liderler hep var olmuştur. Ancak ortak aklı ihmal ettikleri için kalıcı olamamışlardır. Çoğu zaman etraflarında her şeye temenna çeken küçük siyaset erbabı yüzünden başları dönmüş, vicdanlıların uyarıcı seslerini duyamaz olmuşlardır. Eğer liderler için bir 'küçük kıyamet'ten söz edilecekse, işte bu kıyamet vicdanlıların sustuğu andır...

Kabul edelim ki etrafta sınırsız lider yalakalığına soyunanların mebzul miktarda olduğu bir siyaset ortamında, vicdanlıların sesinin duyulması hiç de kolay bir iş değil...

Ancak lider olabilmenin ve de lider kalabilmenin sırrı, etrafında siyaset erbabının çıkar çemberi oluşturduğu zor zamanlarda bile vicdanlı seslerin uyarılarını dikkate almakla mümkün olsa gerek...

Yazının Tamamı
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.