Ümidin Sesi Devlet Bahçeli-Savaş Çolak

Yemyeşil otlaklardan, masmavi göllerden ve eşsiz bir manzaradan süzülerek Tunceli'ye indik.

Dağlardan ovalara doğru süzülen bitki örtüsü gösterişli, zengin, özenle dokunmuş kadife bir kumaşa benziyordu.

Tavus kuşunun kuyruğundaki renklerin toprağa dökülüşü gibi, meydana gelmesinde ilahi kudretin tecellisi gözlerimizde beliriyordu.

Çok defalar Milliyetçi Hareketin Lideri Sayın Devlet Bahçeli ile yolculuk yapmamıza rağmen bu yolculuk bizim için anı defterimizin güzide bir sayfası olarak hafızalarımızda yerini almıştır.

Tunceli'de insanımıza giydirilmek istenen terör gömleği, insan kaynağı başta olmak üzere iktisadi ve diğer kaynakları acınası boyutlara indirgemiştir.

Yüzyıl içinde üst üste isyanlar ve yağmalar, eşkıyanın cüreti, hükümetin otoritesizliği gibi sebeplerin şehri çevre illere nazaran olumsuz etkilediğini söyleyebilirim.

Buna rağmen Tunceli'yi çevreleyen dağların eteklerinde mazinin kadim kültürü yaşamaktadır.

Eğer kulak verirseniz türlü detone ses ve uğultu arasında bu kültürün çığlıklarını hatta feryatlarını duyabilirsiniz.

Tunceli'de yaşayan insanların sessizliğiyse çok söyleyenden daha gür seslidir.

 Burayı bir Türk şehri olarak kuran neslimiz, elbette bugünleri böyle hayal etmemişlerdi.

Yıllar içinde Tunceli'de yitirilen şey, bütün bir hayat tarzı, bütün bir dünyadır.

Zihinlerinde Türkiye'yi ayrıştıranların korosu buraya Sayın Devlet Bahçeli'nin gidemeyeceğini söyleyerek aslında Milliyetçi Hareketi hiç tanımadıklarını da belli etmişlerdir.

Vatan sınırları içerisinde Milliyetçi Hareketin gidemeyeceği hiçbir karış toprak yoktur. 

Mübarek Cuma günü Tunceli'ye giden sayın Devlet Bahçeli ve yol arkadaşları, devleti temsil eden valilik makamını ziyaret etmiş ve çıkışta Atatürk heykeli önünde bir açıklama yapmıştır.

 Devlet ile millet arasına çekilen paslı zincirleri parçalayacak muazzam irade Tunceli'de mesajını net olarak vermiştir.

 Söyleyeceklerini son derece vakur bir ifadeyle söylemiş, mesajlarını bir manifesto olarak peşi peşine sıralamıştır. 

Konuşmasını yaparken Lider Devlet Bahçeli'nin bakışlarında tüm direnişleri kıskandıracak bir kararlılık hâkimdi.

Gözlerinden anladığımız, ses verdiğinde duyduğumuz çelikleşmiş irade, tüm dünyaya bir mesaj niteliği taşıyor ve atmosfer eşsiz Türk tarihinin binlerce yıllık şerefli mazisinin sorumluluğunun Devlet Bahçeli ve Ülkücü Hareketin omuzlarında olduğunu bizlere hissettiriyordu.

Devlet Bahçeli'nin Tunceli'den haykırdığı gür sada Türk'ün yenilmeyen gövdesi, dinmeyen sesi, korku nedir bilmeyen kudretidir.

Onun sesi ümidin sesidir.

Yerler ve gökler bu buluşmaya şahittir.

Milletimizin kaderini tarihin dehlizlerine bırakılmış zehirli fikirlerin, bölücü payandaların temsil etmesine, ucubelerin istikamet çizmesine izin veremeyiz.

Birlik ve beraberlik içerisinde bu kararlılıkla yolumuza devam edeceğiz.

Tarihin en köklü medeniyetlerine ev sahipliği yapmış bu toprakların bin senedir sahibi ve paydaşı olduğumuz ortak hazinemiz, bizi birbirimize ancak yakınlaştırır, ayırması mümkün müdür?

Gelecek bin yılda da buradayız.

Savaş Çolak

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.