Tuğrul İnançer\'e en sert cevap Ahmet Hakan\'dan

Daha önce hamile kadın sokakta gezemez diyerek tepkileri üzerine çeken Ömer Tuğrul İnançer hoca yine yaptığı bir açıklamasıyla gündeme oturdu. İnançer bu sefer de çalışan kadınlara çattı, kendi eşiyle "eşit" olmadığını söyledi.

İnançer'in bu sözlerine bugün Hürriyet yazarı Ahmet Hakan'dan tepki geldi. Hakan "Gönül adamı dediler kaba materyalist çıktı" başlıklı yazısında İnançer'e çok sert bir gönderme yaparak “Parayı bulan azar, parayı bulamayan siner oturur” dedi.

Hakan'ın bugünkü yazısı...

Konumuz: Hamile kadınlarla ilgili söylediği sözlerin yankısı henüz dinmemiş olan Tuğrul İnançer’in yeni bombaları.

-“Gönül adamı” olarak isim yapmış olmasa...
-Devletin televizyonunda ahkâm kesmese...
Mesele edilecek şeyler söylemesine rağmen mesele etmeyecektim.
Fakat gelin görün ki...
“Gönül adamı” olarak karşımıza çıkarılıyor.
Üstelik devletin televizyonu yapıyor bunu...
Bu durumda bize de kayıtsız kalmamak düşüyor.

Bakar mısınız kafaya?
Adam çalışma hayatını, “işveren” ile “çalışan” arasında akde dayalı, karşılıklı hakların hukukların olduğu bir olay olarak görmüyor.
Ya nasıl görüyor?
Şöyle görüyor:
Elin adamının hizmetinde olmak olarak görüyor. Patrona hizmetçilik yapmak olarak görüyor.

Bu kafanın tanımları şöyle:
-Aile: Karının kocanın emrinde kocaya hizmet etmesi demek.
-İş hayatı: Çalışanın patronun emrinde patrona hizmet etmesi demek...
Sorun bu kafaya, “vatandaş olmak nereye düşer usta” diye...
Alacağınız yanıt bellidir:
Yöneticilerin emrinde devlete hizmet etmeye düşer.

Bu kafa, bir gönül adamının kafası olamaz.
Ne gönül adamı! Bu kafa, bir dindarın kafası bile olamaz.
Çünkü dindarlar, “insan eşref-i mahlûkattır” diye inanırlar.
Yaratılmışların en şereflisi olan insan, kula kulluk etmez.
Kadınıyla, erkeğiyle insan insandır ve ona toplum hayatında “Hizmet eden, emre giren, emir alan” pozisyonu verilemez.

Dindar bir insan aileye, çalışma hayatına ya da vatandaşlığa “hizmete girme, emir alma, kulluk etme” olarak yaklaşmaz, yaklaşamaz.
“La ilahe” diyen biri, her şeyden önce toplumsal hiyerarşileri sarsan biridir.

*

Başka ne diyor Tuğrul İnançer?
Şunu diyor:
“Kadının ekonomik hürriyeti gibi aldatmacalardan vazgeçilmesi gerekir. Boşanmaların kimler arasında olduğunu bir anket yapıvererek bulsunlar”.
Yani diyor ki Tuğrul İnançer:
Kadın parayı bulduğu zaman kocayı boşar.
Hükmü böyle verince çözümü de şu oluyor İnançer’in:
Kadın çalışmasın, parayı bulmasın, kırsın dizini, kocasının emrinde yaşasın, boşanma da olmasın.

Bu tahlilde...
Gönül var mı? Yok.
Din var mı? Yok.
Ne var peki?
Para var.
“Parayı bulan azar, parayı bulamayan siner oturur” diye özetlenebilecek alabildiğine kaba, alabildiğine ham bir materyalizm var.
Yani din imanla uzaktan yakından ilgisi olmayan sığ bir analizden başka bir şey yok.

 

TRT, Tuğrul İnançer’in programına “Gönül Dünyamız” diye isim koymuş.
Ne diyelim?
Allah hepimizi yeryüzünün en dar, en sığ ve en kaba dünyasını, karşımıza “işte bizim gönül dünyamız” diye çıkaranlardan muhafaza buyursun.

Ahmet Hakan'ın yazısının tamamı... 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.