Toplum Vicdanı Ölçü mü?-Erol Çalı

Hakiki vicdan, nefsin arzularına rağmen, hakkı, doğruyu ve Allah’ın razı olduğu şeyleri haykıran vicdandır. Kur’an, Yusuf Suresi 53. Ayette “ Şüphesiz insanın nefsi, daima ve ısrarla kötülüğü emreder..” Nefs, kendini müstakil ve serbest bilir. Başkalarının hakimiyetini kabul etmez. Allah’ın hakimiyetini bilmesi için verilen nefs ve irade, kendini hür ve bağımsız ilan eder.

 

Cehalet, cimrilik, hırs, kibir, şehvet, şer, haset, ahlaksızlık, boş şeylerle meşguliyet ve başkalarını rahatlıkla kırma, incitme yaygınsa, o toplum Nefs- i Emare’nin, yani daima kötülüğü emreden nefsin hakim olduğu bir toplum olmuştur.

 

Toplumlar, fertlerden oluşmuştur. Toplum oluşurken, fertler nefislerinden azad olmuyorlar. Bu yüzden Allah, toplum içinden en layık, en zeki, en emin, en ahlaklı, en hakkaniyetli olanı, o topluma peygamber seçiyor. O toplumun emniyet ve selameti için hak ve hukuk tayin ediyor. Devlet idaresi ve kavimler bu kanunları esas tayin ediyor, daha sonra örf ve adetler de bu esas üzerine bina ediliyor.

 

Toplum vicdanı hakkın sesi olmalı. Allah, peygamber seçimini o toplumun vicdanına havale etmiyor.

 

Peygamberlerin zuhuru sırasında meydana gelen hadiselere bakınca, toplum vicdanının, hakkı tayin meselesinde, sınıfta kaldığını görüyoruz.

 

YAZININ TAMAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ..

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.