Tasmalı Bir Gazeteci Hüseyin Soner Yalçın

Millet uğruna adanmış bir hayat sona erdi…

 

Toplumun büyük bir kesiminin filmlerde görebileceği bir hayat yaşayan, varlığını Türk Milletinin varlığına adayan Ünal Osmanağaoğlu Hakk’a yürüdü.

 

Başta MHP Genel Başkanı Bahçeli ve yönetimi olmak üzere, arkadaşları, kardeşleri, Ülküdaşları O’nu bu son yolculukta yalnız bırakmadı…

 

Allah Ünal abimize sonsuz rahmeti ile rahmet etsin…

 

**

 

Dünyanın en ahlaksız ve omurgasız medyasından bazı çevreler sağlığında intikam alamadıkları Ünal Osmanağaoğlu’nun ölümünün ardından kin kustular.

 

Dirisiyle baş edemedikleri Ünal Osmanağaoğlu’nun ölüsüne de saldırmaktan geri durmadılar.

 

Hakikat mahkeme kararları ile orta yerde dururken “katil öldü” başlığı atma haysiyetsizliğine ve şerefsizliğine başvurdular…

 

**

 

Bu kampanyanın başında eski Maocu-aydınlıkçı yeni Ulusalcı Soner Yalçın’ın olması benim için şaşırtıcı olmadı.

 

Basın dünyasında adı istihbarat servisleri ile anılan, yazdığı kitaplardaki olaylar en çok yalanlanan Soner Yalçın ve sahibi olduğu “karanlık oda” internet sitesi büyük Türk Milliyetçisi Ünal Osmanağaoğlu’nun ölümünün ardından var gücüyle “katil öldü” kampanyası yürüttü.

 

Aydınlıkçılara göre MİT’çi Cemaatçilere göre JİTEM’ci bu karanlık adamın Ülkücülere karşı duyduğu kin ve nefret Ünal Osmanağaoğlu’nun ölümü ile açığa çıktı.

 

**

 

Dramatik bir hikaye Soner Yalçın’ın hikayesi.

 

Onuru ile gazetecilik yapmak yerine istihbarat servislerinin kucağında geçen bir gazetecilik yaşamı.

 

İki şeyden asla vazgeçmedi.

 

Bir; karanlık mahfillerlerle ilişkiden,

 

İki; ülkücülerden nefret etmekten.

 

**

 

JİTEM’ci Cem Ersever ile yaptığı röportaj ile tanıdı kamuoyu O’nu. Sonra uyuşturucu kaçakçısı Behçet Cantürk’ün MİT’te verdiği ifadeleri yayınladı. Normal gazetecilik yapamıyordu. MİT ve JİTEM arasında savrulurken ardından Doğu Perinçek’in MİT’çiydi, aramıza soktular suçlamaları geldi. Mikdad Alpay’la bağlantılı olduğu söylendi.  Yazdığı kitaplarla “dezenformasyonun efendisi” haklı şöhretini kazandı.

 

Bir ruh hastasının söylediklerini doğru kabul ederek yazdığı Teşkilatın İki Silahşörü yayıncılık tarihine geçti. Tıp fakültesini bitirebilse idi belki doktor olarak insanlığa yarar sağlayacaktı ama başaramadı ve kullanılmaya uygun bir gazeteci olarak toplumun zihnini bulandırma görevini üstlenerek varlığını sürdürdü.

 

Başta da dediğim gibi iki şeyden vazgeçemedi Soner Yalçın.

 

Karanlık mahfillerle ilişkili gazetecilikten ve Ülkücülere duyduğu nefretten.

 

O yüzden Ünal Osmanağaoğlu gibi vatan ve millet aşığı isimlere kustuğu kin sizi şaşırtmasın.

 

Rahmetli abimizin tertemiz isminin ardından yürüttüğü kampanya hem görev hem de fikrinin gereğidir…

 

Bir tarafta ömrünü Türk Milletine adamış Ünal Osmanağaoğlu diğer tarafta ömrü gizli servislerin kucağında geçmiş dezenformasyonun efendisi Soner Yalçın…

 

Kızmayın, sadece acıyın…

 

Müjdat ÖZTÜRK 04-07-2014

 

www.gazete2023.com

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.