Taha Akyol'dan AKP'ye Basın Özgürlüğü Eleştirisi

Halk adına kamu gözcülüğü işlevini gören basının bu işlevini yerine getirebilmesi özgür olmasına bağlı olduğundan, basın özgürlüğü herkes için geçerli ve yaşamsal bir özgürlüktür şeklindeki AYM kararını hatırlatan Taha Akyol, ülkenin daha iyi yönetilebilmesi için serbest bir toplum olmamız gerektiğini savundu.

İŞTE TAHA AKYO'UN BUGÜNKÜ YAZISI...

Bu çağda özgürlük

YOUTUBE konusunda Anayasa Mahkemesi’nin verdiği karar, özgürlük kavramının çağımızdaki boyutlarını anlamak bakımından son derece önemli.

Karar, iktidarların yetki sınırlarını da belirliyor.
Ülkemizde hukuk devleti fikrinin ve hürriyet kültürünün gelişmesi bakımından, evrensel hukuku yansıtan yargı kararlarını kamuoyuna duyurmayı görev biliyorum.

 

YOUTUBE VE YARGI
AYM Twitter yasağını kaldırdığı zaman, hükümet kanadından ağır eleştirilere maruz kalmıştı: Hükümete göre AYM, iç yargı yollarının tüketilmesini beklemeden Twitter yasağını kaldırmıştı.
Şimdi bu meseleyi YouTube örneğiyle görelim.
YouTube’daki 15 adet linkin kapatılması için mahkeme kararları vardır, bunlar elbette kapatılmalıdır. Fakat TİB bütün YouTube’a erişimi yasakladı. Gölbaşı Asliye Ceza Mahkemesi, tüm erişimi yasaklayan kararın “yok” hükmünde olduğuna hükmetti, tarih: 4 Nisan.
Ankara 4. İdare Mahkemesi, genel YouTube yasağı için yürütmeyi durdurma kararı aldı, tarih: 7 Mayıs.
Fakat TİB bu kararları uygulamadı.
Ve AYM 29 Mayıs’ta YouTube yasağını “ihlal” saydı, yasak kalktı.
AYM iç yargı yollarının tüketilmesini daha ne kadar beklemeliydi?!

 

ZAMANIN ÖNEMİ

Anayasa Mahkemesi’nin çok önemli bir içtihadı: Belli bir siyasi konjonktürde kullanılması yasaklanan bir hürriyet, o konjonktür geçtikten sonra anlamını kaybedebilir! Kararda aynen şöyle deniliyor:
“Sosyal medyada belli olay ve olgulara ilişkin olarak paylaşılan haber ve düşüncelerin zamanın geçmesiyle güncelliğini yitirip etki ve değerini kaybedeceği açıktır!”
Onun için, özgürlüklere konulan bir sınırlamanın “hukuka uygunluğunun en kısa sürede denetlenmesi ve hukuka aykırılığının tespiti halinde sınırlamanın hemen kaldırılması, demokratik hukuk devleti ilkesinden kaynaklanan bir zorunluluktur.”
Burada hukuken belirleyici faktör, “en kısa sürede” ve “hemen” kavramlarıdır. Demek ki, artık iktidarlar temel hak ve hürriyetlerle ilgili konularda, mesela yürütmeyi durdurma kararını uygulamak için “30 gün bekleyeceğim” diyemez, “Yargı yollarının tüketilmesini bekliyorum” da diyemez.

 

ÖZGÜRLÜĞÜN DENETİM İŞLEVİ

AYM kararının çok önemli bir yönü de haberleşme ve ifade özgürlüğünü adeta demokrasinin kutsalı değerinde görmesidir: “İfade özgürlüğü çoğulculuğun, hoşgörünün ve açık fikirliliğin temeli olup bu özgürlük olmaksızın ‘demokratik toplum’dan bahsedilemez.”
Ya basın özgürlüğü?... AYM kararında deniliyor ki:
“Demokratik bir sistemde, kamu gücünü elinde bulunduranların yetkilerini hukuki sınırlar içinde kullanmalarını sağlamak açısından basın ve kamuoyu denetimi en az idari ve yargısal denetim kadar etkili bir rol oynamakta ve önem taşımaktadır. Halk adına kamu gözcülüğü işlevini gören basının bu işlevini yerine getirebilmesi özgür olmasına bağlı olduğundan, basın özgürlüğü herkes için geçerli ve yaşamsal bir özgürlüktür.”
Yani neymiş? Basın özgürlüğü “en az idari ve yargısal denetim kadar” önemliymiş!

 

YÖNETİLEBİLİR Mİ?

Bu kadar serbest bir toplum “yönetilebilir” mi?
Gelişmiş demokrasilerde yönetiliyor, hem de çok daha iyi... Kapalı toplumlar bir tarafa, demokrasiyle ve piyasa ekonomisiyle tanışmış Türkiye gibi ülkeler de ancak çağın gerektirdiği özgürlüklere sahip liberal demokrasiyle iyi yönetilebilir.
Baskıcı politikalar ise tepki ve gerilim yaratıyor, yönetimi zorlaştırıyor. Bu gerçeği iktidar çok iyi görmelidir.
Evrensel hukuk yönünde 2010 referandumundan itibaren büyük bir gelişme gösteren Anayasa Mahkememizin, çok sayıda AİHM içtihatlarına referans yapan bu kararını herkese tavsiye ederim. (Başvuru No: 4705)

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.