Soru: MİT’in bildirdiği araçlar mı Patladı? Yanıt: Evet!

 

Başbakan Tayyip Erdoğan'ın ABD seyahatiöncesinde yaptığı, "zaafiyet olduğuna inanmıyorum" dediği halde Başbakanlık Teftiş Kurulu'nu görevlendirmesinideğerlendiren Hande Fırat patlamanın engellenmesi konusunda MİT ile Emniyet arasındaki muhtemel bir gerilime işaret etti.

Fırat'ın "MİT her şeyi verdi" başlıklıyazısı şöyle:

Herkesin işleneceğini bildiği bir cinayet… Bilmesi gerekenlerin patlayacağını bildiği bomba… Reyhanlı'daki saldırıdan söz ediyorum…

Reyhanlı'ya savaş alanına döndüren saldırı neden önlenemedi ?
Nerede kopukluk oldu ? İstihbaratta mı sorun vardı ?
İstihbaratın değerlendirilmesinde mi ?
Yoksa kurumlar arasında kopukluk mu sebep oldu ?
Soruların yanıtları şimdilik kesin olarak yok. 

Ancak yanıtlar için Başbakanlık Teftiş Kurulu görevlendirildi, üstelik bizzat Başbakan Erdoğan tarafından. Kurulun görevlendirilmiş olması bile başlı başına bir "son dakika haberi " dir. Çünkü bizzat Başbakan bir sorun olunduğunu net bir biçimde kabul etmiş demektir. Zaten ABD'ye doğru yola çıkmadan önce yaptığı açıklamada da bunu net bir biçimde ifade etti. Başbakan Erdoğan "İstihbarat zaafı olduğu kanaatinde değilim, ama burada MİT- Emniyet arasında kopukluk söz konusu olabilir. Nerede bir zafiyet belirtisi varsa, bunun gereğini tereddütsüz yerine getiririz. İçişleri Bakanıma da talimat verdim. İçişleri Bakanlığı Teftiş Kurulu da adımlarını atmalı. "dedi. 

Burada dikkat edilmesi gereken bazı mesajlar var, Başbakan Mit' in istihbaratından kaynaklanan bir sorun olmadığını açıkladı. İkincisi ise , MİT Başbakan'a bağlıdır. Emniyet Teşkilatı ise İçişleri Bakanlığına. Zaten harekete geçirilmiş bir Başbakanlık Teftiş Kurulu var, ancak Başbakan bununla yetinmeyip bir de İçişleri Bakanlığı Teftiş Kurulunun görevlendirilmesi talimatını vermiş. 

Şimdi gelelim Başbakanın "istihbaratta zafiyet olduğunu düşünmüyorum " sözlerine.. Yani o istihbaratta… Edindiğimiz bilgilere göre, MİT'in bu konudaki son istihbaratı olaydan iki gün önce. Yani daha önce de MİT bir saldırı olabileceğine ilişkin, bölgedeki hareketliliğe ilişkin duyumlarını paylaştı. Ancak asıl olan, olaydan iki gün önce verdiği istihbarat. Kaynaklar o istihbaratın "spesifik " olduğunu söylüyor. Yani net, isimlerle, araçlarla , plakalarla… Kısacası ayrıntılı istihbarat… Hatta "Kolay kolay bu kadar detay elde edilmez, ama iki gün önce verilen istihbarat detaylıydı " diyorlar. İstihbaratta araçlar, kişiler, kişilere ilişkin bilgilerin yer aldığı ifade ediliyor. 

Merak edip şunu da sordum, verilen istihbaratta ki araçlar mı kullanılmış, istihbaratta yer alan kişiler mi yapmış, yani gözaltına alınanlar ve arananlar, istihbaratta yer alanlar mı ? 

Soruya yanıt "evet " oldu… 

Saldırının yapılacağı yer istihbaratta yer alıyor muydu ? sorusunu da yönelttim.. Spesifik olarak değil, ama olası bölgeler sıralanıyordu yanıtını aldım. 

Peki istihbarat bu ve doğru ise , ne oldu ? MİT ile Emniyet arasında bir kopukluk mu oldu? İstihbarat yeteri kadar değerlendirilmedi mi? Yoksa saldırı öncesi takipte, operasyon hazırlığında bir sorun mu çıktı ? 

Yanıtlarını biz bilmiyoruz. Devletin kurumlarında bilenler vardır. Ancak kamuoyu yanıtlar için İçişleri Bakanlığı Teftiş Kurulu ile Başbakanlık Teftiş Kurulunun çalışmalarını bitirmesini bekleyecek. 

Bitirirken son bir not, istihbarat teşkilatı ile emniyet arasında resmi olarak kabul edilmese de geçmişte de kamuoyuna yansıyan sorunlar yaşanmıştı… 

Bunun en yakın örneğinin de MİT Müsteşarı Hakan Fidan hakkında açılan soruşturma dönemi olduğunu hatırlatmak isterim.  

focushaber

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.