Sevgi Akarçeşme bugünkü köşesinde kime mesaj verdi?

Susmayacağız!

Akıllara ziyan gündemimizden başımızı kaldırıp dünyaya bakabilsek önemli gelişmeleri görebileceğiz.

Bu hafta dünya gündemini sarsan haberlerden biri de CIA’in gizli işkence merkezleri ve insan hakları ihlalini ortaya çıkaran senato raporuydu. 525 sayfalık raporun okuduğum kısmındaki işkenceler, kendi halkına özgürlükler sağlamada bonkör olan ABD’nin düşman saydıklarına karşı ne kadar acımasız olduğunu gösteriyordu. Daha önemli skandal ise CIA’in bu işkenceleri çoğu zaman başkandan, savunma bakanından habersiz yapmasıydı. Demokratik sistemi nispeten oturmuş bir ülkede bile istihbarat örgütünün denetimsiz bırakıldığında canavara dönüşebileceğinin kanıtıydı bu rapor.

 

Tam bu konuyu ele alayım derken pes dedirten bir açıklama düştü gündeme. Siyasal İslamcılara verdiği “extra large” fetvalarla gündeme gelen, zorunlu bağışı (!) meşrulaştıran Hayrettin Karaman, bu kez yolsuzluğa hırsızlık demek caiz değildir yazarken, ‘alimin ölümü âlemin ölümüdür’ prensibine uygun biçimde tarihe adını talihsizce kazıyordu. Hırsızlıkları, torpilleri örtmek için sadece son bir haftadaki saçmalıkları, iyice trajikomikleşen iftiraları mı yazsam diyordum ki gündem yine değişti.

 

Fuat Avni mahlasıyla, demokrasilerde “whistleblower” denen hukuksuzlukları açıklama işlevini yerine getiren Twitter hesabı, beklenen şarkı misali beklenen operasyonun haberini verdi. Fuat Avni’ye göre Zaman grubu ve Hizmet’e yakın medya başta olmak üzere muhalifler cuma günü gözaltına alınacak. Batı’yla ilişkilerin askıya alınması bile göze alınmış. Aslında bu yeni bir haber değil. Zira artık bu iktidarın Türkiye’yi götürmek istediği yerin Brüksel değil, en iyi ihtimalle Moskova olduğu net.

 

Operasyona gelince: Kısmen beklenen bir hamle bu. Birinci hedef olan bizim gazetemizin bir suçu olduğu için değil, bir senedir uydurdukları yalan ve iftiralar fos çıktığından suçlu algısı oluşturmaya yarayacak bir adım atmak gerektiğinden. Diğer deyişle, o kadar esip esip gürlememek paralel safsatasının hırsızlıkları örtmek için bir safsata olduğunu iyice ortaya çıkarıyor.

 

Sizler bu yazıyı okuduğunuzda aklı öfkesine yenik düşmüş olanlar bir operasyon yapmış olabilir. Böyle bir adımın Türkiye’nin itibarını “sıfırla”yacağını düşünen mantıklılar galip çıkarsa medya operasyonu iptal de edilebilir. Her halükarda tarihe not düşsün diye söyleyeceğim iki çift sözüm var:

 

Yaklaşık bir yıldır Zaman’da köşe yazıyorum. İki buçuk yıldır da Today’s Zaman’da gazetecilik yapıyorum. Çok uzun bir süre olmasa da olağanüstü bir dönemde her iş günü burada olmak belki on yıllara bedel bir süreçti. Ne Zaman’da ne Today’s Zaman’da tek bir habere, yazıya karışıldığına şahit olmadım. Buraya geldiğimde ilk duyduğum prensip “hata yapabiliriz, yanılabiliriz, ama yanıltmayız, bilerek asla yalan yazmayız” oldu. Kıdemli ve genç diğer meslektaşlarım gibi tek derdimiz topluma kendi durduğumuz yerden bir ayna tutmak ve toplumu aydınlatmaktı. Hayalimiz, herkesin “eşit vatandaş” olduğu demokratik bir Türkiye’nin kurulmasına katkı sağlamaktı, hâlâ da öyle.

 

17 Aralık’ta kiralık medya kirli bir maşa olmayı seçerken, tepesinde vergi cezası ve diğer akçeli işlerin kılıcı olanlar seslerini kısmayı tercih etti. Zaman ise üzerinde medya mühendisliğine, sindirme operasyonlarına boyun eğmediği için hedef oldu.

 

Zaman’a yapılacak bir operasyon sadece Zaman’ın hedef alınması değil, medya ve ifade özgürlüğüne vurulmuş büyük bir darbedir. Görünen köyün kılavuz istemediği gibi sıranın şimdi susanlara ya da diğer muhaliflere geleceği de açık.

 

Operasyonu yapacakları ne zaman olursa olsun gazetemize bekleriz. Hatta buyrun, komplo kurarken yorulmuşsunuzdur, bir çay için deriz. Zira biz masum olduğumuzdan eminiz, onlar ise hukuksuzluğa battıklarının farkında.

Ne zalimlik yaparsanız yapın, korkumuz yok.

 

Susturamayacaksınız!

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.