Savcı'yı Şehit edenYılmaz Güney övülmeyi hak ediyor mu?

Aile, gazetelerde ve TV'lerde sık sık 'Yılmaz Güney, seni 38 yıldır özlüyoruz' gibi haberler ve programlar yayınlanmasına rağmen hiçbir gazetecinin, Güney'in bir insanı kasten öldürdüğünü dile getirmemesinden yakınıyor. Sefa Mutlu'nun kardeşi Oktay Mutlu, "Bugüne kadar medyanın bir kez olsun Güney'in işlediği cinayeti açıkça konuştuğunu görmedim. Güney hakkındaki programlara telefonla bağlanmak istiyoruz, bizi konuşturmuyorlar, medya bize sansür uyguluyor." diyor. Mutlu, Fatoş Güney'in ve ailesinin de bugüne kadar kendilerinden özür bile dilemediğini anlatıyor.

 

Geçen hafta Yılmaz Güney tarafından öldürülüşünün 38. yıldönümü olan Hakim Sefa Mutlu'nun ailesi, Güney'in bir katil olduğunu görmezden gelen medyaya tepkili. Abisinin bir gazinoda çıkan tartışma sonrası Güney tarafından öldürüldüğünü ve Güney'in cinayetten dolayı 19 yıl hapis cezası aldığını hatırlatıyor. Mutlu, abisinin katili Güney hakkında medyada saatlerce süren yayınlar yapılmasına karşın bir kez olsun suçunun dile getirilmediğini ifade ediyor. Abisinin katili hakkında yapılan programlara telefonla bağlanmak istediğini, ancak her seferinde reddedildiklerini aktarıyor. Bu programlarda kendilerine söz hakkı doğduğunu ancak özellikle televizyonların ailesine sansür uyguladığını örnekler vererek şöyle anlatıyor: "Bir televizyon programında Yılmaz Güney'in eşi Fatoş Güney konuk edildi. Biz de programa telefonla bağlanmak istedik ancak bizi yayına bağlamadılar."

Yumurtalık'ta iki tarafın da sarhoş olduğu bir tartışma sonrası yaşanan kavganın abisinin öldürülmesiyle sonuçlandığını aktaran Mutlu, cinayet sonrası olaya tanık olan 5-6 kişinin de nedenini bilmedikleri bir şekilde öldürülmesine dikkat çekiyor. Abisinin öldürülüşüne kimsenin şahitlik yapmadığını anlatan Mutlu, görgü tanıklarının hiçbirinin mahkemede doğruyu konuşmadığını söylüyor. Olaya tanık olan Yumurtalık savcısının kardeşinin yanı sıra cinayeti üstlenen Yılmaz Güney'in yeğeni Abdullah Pütün ve ismini hatırlayamadığı birkaç kişinin daha öldürüldüğünü ifade ediyor. Mahkemede şahitlik yapmaya söz veren bir okul müdürünün ise aniden kayıplara karıştığını dile getiriyor.

Yılmaz Güney'in ailesinin kendilerinden bir kez olsun özür dilemediğini anlatan Oktay Mutlu, "Tek beklentimiz ailemizden bir özürdü. Aradan geçen 38 yıla rağmen bugün özür dilense 'Geç kalınmış bir özür ama teşekkür ederiz' deriz. Bu da bizim içimizi bir nebze olsun soğutur." diyor. Cinayetin işlendiğinde yüzbaşı olan abisi İbrahim'e Yılmaz Güney tarafından davadan vazgeçmeleri için rüşvet teklif edildiğini dile getiren acılı kardeş, "Bize rüşvet teklif edeceklerine bu cinayeti yaşanmış bir hata olarak kabul edip özür dileselerdi en azından içimizdeki ateş biraz soğurdu." şeklinde konuşuyor. Mutlu, Yılmaz Güney'in mahkemede cinayeti kabul etmemesine karşın daha sonraları yaşananlara tanık olan Ali Özgentürk'ün olayı itiraf ettiğini belirtiyor. Fatoş Güney'in de cinayeti kabul ettiğini anlatan Mutlu, "Güney mahkemede abimi vurduğunu kabul etmedi ama bize karşı mahcubiyeti vardı. Bizi gördüğü zaman başını yere eğerdi." açıklamasını yapıyor.

İki yıl önce Yılmaz Güney'in Paris'teki mezarını ziyaret eden CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'na tepki gösterdiklerini söyleyen Oktay Mutlu, bunun üzerine Kılıçdaroğlu'nun kendisini arayarak özür dilediğini kaydediyor. Yılmaz Güney, 1974'te Endişe adlı filmi çekerken Adana'nın Yumurtalık ilçesindeki bir gazinoda Hakim Sefa Mutlu'yu öldürmekten tutuklandı. Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde başlayan dava sonucu 13 Temmuz 1976'da 19 yıl hapse çarptırıldı. Isparta Yarıaçık Cezaevi'nde 5 yıl yattıktan sonra 9 Ekim 1981'de bir günlük izinle çıktı. Ardından Fransa'ya kaçarak hayatının geri kalanını orada geçirdi. 1983 yılında Türk vatandaşlığından çıkarılan Güney, 9 Eylül 1984 tarihinde kanserden hayatını kaybetti.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.