Sansürbaz -Savaş Çolak

Siyasi tercihlerin bir takım yönlendirme merkezleri tarafından kontrol edilmek istendiğini, Türk seçmeninin tercih algısının yönetilip istenilen mecraya kanalize edildiğini çok defalar söylemiştik.

Bu yönlendirmeler seçmenin bilinçaltında bir kimlik tanımlaması oluşturup 'diğer' diye tabir edilen tüm tercihleri reddetmeyi kapsamaktadır.

Akp'nin iktidar olmasında bu alt yapı çalışmasının etkisi olduğu kaçınılmaz bir gerçektir.

Bununla beraber geçtiğimiz gün bizzat Tayyip Erdoğan'ın da bu algı yönetim sisteminin bir halkası olduğunu, hatta bizzat öznesi olduğuna şahit olduk.

 

Ülkeyi yangın yerine çevirip soluğu Fas'ta alan Başbakanımız, oradan Türkiye'yi kontrol etmeye devam etmiş, dahası televizyonların genel yayın yönetmenliğine soyunarak haberlerin yapılışına, kimlerin haberlerinin gireceğine kadar müdahil olmuştur.

Ses kayıtlarında Başbakan, Sayın Devlet Bahçeli'nin açıklamalarına karsı çıkarak, Cumhurbaşkanı Sayın Gül'ü sorumluluk alması yönünde itidal tavsiye ederek göreve davet etmesini eleştirmiştir.

Bunun karşılığında sloganı "Gücü özgürlüğünde" olan bir televizyon yöneticisi "tamam efendim, anlaşılmıştır, emredersiniz vb." İfadelerle Tayyip Erdoğan'ın sözlerine mukabele etmiş, derhal televizyonu arayarak Sayın Bahçeli'nin açıklamalarını kaldırtarak kendi ifadesiyle ortamı rahatlatmıştır.

MHP liderinin sağduyulu mesajları Tayyip Erdoğan'ı neden rahatsız etmiştir?

Buradan anladığımız Başbakan'ın gezi olaylarına prim verdiği ve olayların sağduyu ile sonlandırılması yerine körüklenmesini istediğidir.

Aksi takdirde Sayın Bahçeli'nin açıklamalarını okuyan her aklı selim vatandaş bu ifadelerin iyi niyetli olduğunu anlayacaktır.

Bir diğer acı tespit ise bağımsız medyanın nasıl oluyor da siyasi otoritenin emrine bu kadar kendilerini teslim ettikleri ve bizzat yayınlarına müdahaleyi kabul ettikleridir.

Bence "Gücü Özgürlüğünde" sloganı anlamını yitirmiştir.

Tayyip Erdoğan'ın medya yönetim sistemi deşifre oldukça, bu tarz müdahalelerin daha çirkinlerine bile şahitlik edeceğimizi düşünüyorum.

Zira ağzı bozuk bir başbakanın daha ağır ifadelerle müdahaleleri de olmuş olabilir.

Son olarak da Sayın Başbakan'ın Devlet Bahçeli'nin açıklamalarını kaldırtmak istenmesinin arka planında az evvel bahsettiğim algı yönetiminin ip uçları yer almaktadır.

Vatandaşın çok sık dillendirdiği Sayın Bahçeli'yi ekranlarda göremiyoruz ya da hiç sesiniz çıkmıyor ifadelerinin en açık yanıtı başbakanın konuşmalarında deşifre olmuştur.

MHP'ye ambargo uygulayarak haberlerini koydurmayan başbakanın bu konuşmalar ortaya çıktıktan sonra mahçubiyet duyacağını sanmıyorum. 

Tayyip Erdoğan'ın zihniyeti kendisini çok önceden belli etmesine rağmen tapelerde kokuşmuşluk had safhaya ulaşmıştır.

Milletimiz bundan sonra Tayyip Erdoğan'ı bu sansürbaztavrıyla ve tahammülsüzlük paranoyasıyla da ayrıca hatırlayacaktır.

SAVAŞ ÇOLAK

ORTADOĞU

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.