Referandum garanti değil kaygısı

 BAŞBAKAN Binali Yıldırım, referandum stratejisini tartışmak üzere bakanlarla, Gölbaşı’ndaki Vilayetler Evi’nde akşam yemeğinde bir araya geldi.

Bakanların üzerinde takım elbiseleri ve kravatları vardı ama toplantı resmi bir toplantı olmanın ötesinde fikir alışverişinin yapıldığı bir zeminde gerçekleşiyor. Toplantı beyin fırtınası şeklinde geçiyor. 

Mevcut tablo masaya yatırılıyor. Öyle yüzde 60-70 oranları havada uçuşmuyor. Tam aksine gerçekçi tahliller yapılıyor. Hatta biraz endişeli ve kaygılı bir hava esiyor. “Referandum garanti değil. Çok iyi bir kampanya yürütmemiz lazım” deniliyor. 

Bakanlar, referandum sürecini etkileyecek iki faktörü ön plana çıkarıyor: 

1- Ekonomi.

2- Terör.

Kimi bakanlar teröre daha ağırlık veriyor, kimi bakanlar ise ekonomiyi başlı başına bir gündem maddesi yapıyor. Öz olarak hem terör hem de ekonomide vatandaşın rahatlatılması ve huzurun sağlanması üzerinde duruluyor. 


İSTİKRAR İÇİN OY VERENLER
“Referanduma ilişkin kaygılı değerlendirmeler yapılıyor” dedim. Biraz açmak istiyorum. 

“AK Parti’nin oy oranı yüzde 49. Referandumda bunun yüzde 40’ının oy vermesini beklememiz lazım. 1 Kasım’da ülkede istikrar olsun, ekonomik kriz olmasın, Türkiye beka sorunu yaşanmasın diye AK Parti’ye oy veren bir kesim var. Bunların oranı yüzde 9’a ulaşıyor. Bunlar, başkanlık sistemine karşılar” diyorlar. 

Bakanlar, kamuoyunu ikna etmeye yönelik kampanya yürütülürken, ikinci bir çalışmanın da AK Parti’ye oy veren ama başkanlık sistemine karşı olanlara yönelik olarak yapılmasını öneriyor. “AK Parti, AK Parti seçmenini ikna etmeli” deniliyor.

MHP’ye yönelik değerlendirmeler de yapılıyor.

“Bahçeli, Anayasa oylamasında Meclis’te oturarak grubuna büyük ölçüde hâkim oldu. Beklenenin dışında fire olmadı. Ancak tabanda durum farklı. MHP tabanında Meral Akşener’in de belirli ölçüde bir hâkimiyeti var. MHP’nin oy oranı yüzde 12. Referandumda evet oyu vereceklerin oranı yarı yarıya olur.” 

AK Parti, Anayasa değişikliğini MHP ile birlikte yaptı ama referandum kampanyasının ayrı ayrı yürütülmesi kararlaştırılıyor. Başbakan Binali Yıldırım da bunu ifade etti. 

Bu durumda referanduma gidilirken evet cephesinin yüzde 46 seviyesinde olduğu tespiti yapılıyor. Kürt oylarını kazanmaya yönelik olarak ayrı bir strateji oluşturulması öneriliyor. 

“Sağ-sol dengesi yüzde 70’e 30 olarak belirleniyor. Biz kampanyamızı yüzde 70’e yönelik olarak yapalım ama yüzde 30’u da kırmamaya özen gösterelim” deniliyor. 


SÜRÜKLEYİCİ UNSUR ERDOĞAN
Referandum kampanyasının Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın üzerine kurulması konusunda görüş birliği sağlanıyor. Başbakan ayrı bir koldan çalışacak ama kampanyanın sürükleyici unsuru Cumhurbaşkanı Erdoğan olacak. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan ekim ayındaki Bakanlar Kurulu toplantısında, “MHP ile asgari değil azami müştereklerimiz var. Siz Meclis’te MHP’yi sıkı tutun, ben evelallah milletimizden yüzde 70’le getiririm” demişti. Yüzde 70 bir hedef, asıl olan yüzde 50 artı 1’le referandumdan başarıyla çıkmak. 

AK Parti’de, ne kadar yüksek oranda oy alınırsa iç ve dış güç odaklarına karşı o denli bir ‘balans ayarı’ olacağı görüşü hâkim. 

Henüz seçim atmosferine girilmedi. Henüz Cumhurbaşkanı Erdoğan meydanlara çıkmadı. Erdoğan meydanlara çıkınca bu tablonun değişeceğinden kimsenin kuşkusu yok.

Bazı bakanlar kampanya sürecinde 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile bir önceki Başbakan Ahmet Davutoğlu’ndan yararlanılmasını öneriyor. Gül ve Davutoğlu’nun meydanlara çıkmasının tabanda sinerji oluşturacağı ifade ediliyor. Tabii Gül ve Davutoğlu ne der, AK Parti ne yapar bilinmez.

Son konuşmayı Başbakan Binali Yıldırım yapıyor, “Bu kampanyada üzerinde duracağımız iki şey, ekonomi ve terör olacak” diyor.

Peki referandum sandığına gidilirken Olağanüstü Hal’in kaldırılması gündemde mi?

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, ülkenin karşı karşıya olduğu durumu dikkate alarak OHAL’in devamından yana olduğu söyleniyor.
Anahtar Kelimeler:
Abdülkadir SelviReferandum
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.