Özdemir:Siyaset tek bir kişinin kişisel kurtuluşu için kurgulanırken ekonomi batıyor.

Türkiye'de doların ateşini düşürmek istiyorsanız önce siyasetin ateşini düşürmeniz şart...

Radikal gazetesi yazarı Cüneyt Özdemir bugünki yazısında son dönemde ekonomide yaşanan sıkıntıları ele aldı. Özdemir, "Siyaset  tek bir kişinin kişisel kurtuluşu için kurgulanırken ekonomi batıyor." dedi.

İşte Cüneyt Özdemir'in "'Faiz lobisi' galip" başlıklı bugünki yazısı...

'Faiz lobisi' galip!

Doların ateşini düşürmek istiyorsanız önce siyasetin ateşini düşürmeniz şart.

Yeni bir güven iklimi yaratmak zorundayız.

Hatırlar mısınız bundan bir süre önce işadamı bir dostumla yaptığım sohbeti
sizlere aktarmıştım. Çok değil üzerinden bir ay bile geçmedi. "N'olucak bu
memleketin hali"
 diye sorduğunda ben olan biteni heyecanla anlatırken "Bana bir
dakika müsaade"
 diyerek aniden masadan kalkmış biraz sonra geri dönmüştü.
"Hayırdır yahu" dediğimde "Anlattıklarını dinleyince bu top bu kaleden zor çıkar
dedim ve hesabımdaki bütün parayı dolara çevirmek için bankaya kadar gidip
geldim"
 demişti. Bu sohbetin üzerinden bir ay bile geçmedi. Geçen gün aynı
işadamı dostum ile karşılaştık "Sayende bayağı bir zarardan kurtuldum" dedi.
Sohbetimizden sonra Türk Lirası yüzde on civarında erimişti.

Benimki tam bir "Ele verir talkını kendi yutar salkımı" oldu. Bu yüzden
arkadaşımın benim sözlerimi dinleyip birikimini dolara çevirmesini size
anlatırken kendi birikimlerimi dolara çevirmek aklıma gelmemişti! Sonuçta
binlerce Türk vatandaşı gibi ben de zarardayım.

Dolar rekor kırdıkça Türk Lirası zayıflıyor.

Türkiye'de ekonominin böylesine tepetaklak gitmesi kuşkusuz sadece Türkiye'nin
kusuru ya da suçu değil. Artık bütün dünya biliyor ki ABD kaynaklı para
politikalarının bu zayıflamada büyük bir etkisi var. Ancak Türkiye'deki siyasi
belirsizlik bütün bu sürecin üzerine tuz biber ekiyor.

Aslına bakarsanız dışarıdan bakıldığında ortada bir sorun olmaması gerekiyor.
Sonuçta sandıktan büyük bir oy çoğunluğu ile çıkmış bir iktidar ve 11 yıldır
Başbakanlık koltuğunda oturan aynı isimle yürüyen bir hükümet var. Üstelik
anketlere bakıldığında yerel seçimlerde de AK Parti önde gözüküyor.

Peki ama buna rağmen işadamlarından sıradan vatandaşa kadar insanları tedirgin
eden, Türk Lirası'na yani Türkiye ekonomisine güveni zedeleyen ne?

Yolsuzluk ve rüşvet soruşturmaları mı?

Hükümetin adını "paralel devlet" koyduğu cemaate karşı açtığı savaş mı?

Yerleri değiştirilen binlerce polis veya hâkim ve savcılar mı?

Siyasetin zirvesini teslim alan komplo teorisi soslu söylemi mi?

Bence bunların tek tek hiçbiri...

Ancak bir araya geldiklerinde hepsinin ortaya çıkardığı kaos ortamı.
Başbakan'ın altını dolduramadığı bir komplo teorisine yaslanıp ekonomiye yön
vermeye kalkmasının bedelini milletçe ödüyoruz.

Bu komplo teorilerinin son kurbanı Başbakan Erdoğan tarafından kürsüde vatan
haini ilan edilen TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Muharrem Yılmaz oldu.

Aslında TÜSİAD'ı eleştiren isimlerin başında gelenlerden biri de benim. Gelin
görün ki bir kurumu eleştirmek ile bu kurumun başındaki ismi vatan haini ilan
etmek, üyelerine savaş açmak arasında dağlar kadar fark var. İşte bu üslup
Türkiye'yi siyasi ve ekonomik bir bilinmezliğe sürüklüyor. Hükümeti sandıktan
çıkan oy oranına rağmen marjinalleştirip, yalnızlaştırıyor. Ekonomi üzerinde net
şekilde etkisini gördüğümüz bir meşruiyet krizi yaratıyor.

Başbakan Erdoğan şu aralar çok öfkeli, çok kızgın, kürsüye çıktığında neredeyse
kükrüyor. Bu üslubun kuşkusuz Milli Görüş tabanında bir karşılığı olabilir ancak
merkez sağa meyil eden büyük halk kitlelerinde ortaya çıkarttığı tek sonuç "tedirginlik"oluyor.
Bu tedirginlik hissi güvensizlik endişesini, güvensizlik ise istikrarsızlığı ve
bilinmezliği getiriyor.

Hukukun nasıl işleyeceğini, kime işleyip kime işlemeyeceğini artık bilmiyoruz.
Hangi savcının hangi polisin neye göre işlem yapıp yapmayacağını bilmiyoruz.
Yarın ne olacak bilmiyoruz.

İşte bu bilinmezlik hissi Türk insanının bile Türk Lirası'na güvencini
sıfırlıyor. Muharrem Yılmaz "Yabancı yatırımcı gelmez" derken az bile söylemiş.
Böyle bir psikolojide Türk insanı bile Türk Lirası'na güvenmez.

Kırılgan bir ekonomimizin en büyük nedenlerinden biri de artık hayli kırılgan
olduğu her geçen gün netleşen siyaset psikolojimiz.

Sanırım Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkanı Mehmet Büyükekşi geçen gün verdiği
bir söyleşide kurun şu andaki rakamından çok, bilinmezliğinden şikâyet etmesi
tam da bu psikolojinin sonucuydu.

Türkiye'de doların ateşini düşürmek istiyorsanız önce siyasetin ateşini
düşürmeniz şart.

Yeni bir güven iklimi yaratmak zorundayız.

Bunu söyleyenlerin bile vatan haini ilan edildiği bir ortamda bunu yaratmak
mümkün mü?

Ya da bugün Mecliste (yine) bir torba yasa ile gelen internet yasakları
gündemimizdeyken böyle bir iklim yaratılabilir mi?

Bence zor. Çok zor.

Siyaset tek bir kişinin kişisel kurtuluşu için kurgulanırken ekonomi batıyor.

Dolar da rekor üzerine rekoru işte bu yüzden kırıyor!

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.