Operasyon gazeteciliği

Uğur Mumcu’nun şahsında simgeleşen araştırmacı gazetecilik, gazeteciliğe merak saranların olmak istedikleri, bu uğurda mücadele ettikleri bir mesleki konumdu. AKP’nin iktidar olmasıyla deyim yerindeyse sadece ekmekler değil, her şey bozuldu. Bunların başında da gazetecilik geliyor. AKP döneminde kendisini halka değil iktidara adayan gazeteciler dönemi oldu. Her ne kadar bu türden bir yaklaşım içinde olanlara gazeteci denmiyorsa da revaçta olan bu gazetecilik anlayışını sorgulamak gerekmektedir.

AKP ve koalisyon ortağı olan Cemaat kendi iktidarlarına muhalif olan kesimleri medya aracılığıyla düzenlediği algı operasyonlarıyla elemine etmeye çalıştı. AKP’nin ve Cemaatin medyası gazetecilik tarihine geçen büyük adaletsizliklerin, hukuksuzlukların, hak ihlallerinin ve hatta ölümlerin nedeni oldu. Ergenekon, Balyoz, KCK ve Odatv davalarında yaptıkları dezenformasyon (Haber tahrifatı) misenformasyon (Haber Gizleme) hala can yakmaya devam ediyor.

Koalisyon çatladığında iki tarafın gazeteleri birbirlerinin pisliklerini ortaya dökerken geçmişte yaptıklarının gazetecilik değil tetikçilik olduğunu da kabul etmiş oluyorlardı. Tutuklanan gazeteciler için koro halinde “onlar gazetecilikten tutuklanmadılar”, “yaptıkları gazetecilik değildi”, “belgeler açıklanınca şok olacaksınız” gibi manşetler ve yazılar hala akıllardadır.

14 Aralık’ta AKP, eski koalisyon ortağına koalisyon ortağının çok da yabancı olmadığı bir operasyon başlattı. Yapılan haberler, atılan manşetler yıllarca bu ülkenin tanıklık ettiği türdendi. Bir zamanlar cemaat medyasının yaptığını şimdi cemaat medyasına yapılıyordu. Elbette burada sevinilecek bir durum söz konusu değildir. Demokrat, aydın ve özgürlükçü olanlar her zaman adaleti, hakkı ve hukuku savunurlar. Dün nasıl o operasyonlara karşı çıkıldıysa bugün de karşı çıkılmalı ve yarın AKP gittiğinde onun gazetecilerine yapılacaklara da… Türkiye hak ve hukuk dairesinden çifte standardı çıkarmalıdır.

Yaşanan süreçte herkesin durması gereken nokta; adalet ve özgürlüktür. Bugün gazetecilik yapanların, medya dünyasında var olanların temel sorumluluğu bu operasyon gazeteciliğini mahkum etmektir. Gazeteciliğin tekrardan değer kazanması, bu zor koşullar altında gerçekten gazetecilik yapanların öncülüğüyle mümkün olacaktır. Bu konuda Ahmet Şık’ın tavrı öğretici ve aynı zamanda onur vericidir. Şöyle diyor Ahmet Şık; “Birkaç yıl önceki faşizm döneminin kudretli sahiplerinden Cemaat’in bugün yaşadığının adı da faşizmdir. Faşizme karşı çıkmak erdemdir.” Faşizme ve onun operasyon gazeteciliğine karşı çıkma erdemini herkes göstermelidir. Ülke, halk ve gazetecilik için…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.