O gazeteci Mustafa Karaalioğlu mu

Türkiye siyasetinde taşları yerinden oynatan 17 Aralık yolsuzluk operasyonuyla birlikte birçok ismin mal varlıklarına dair iddialar da gündeme geldi.

Taraf gazetesinin Ankara temsilcisi Hüseyin Özay, bugün çarpıcı bir yazı kaleme aldı.

Medyadaki hızlı zenginleşmeye dikkat çeken Özay, “Medyada hızlı zenginleşme, 28 Şubat döneminde olduğu gibi AKP iktidarı zamanında da oldu. 10 yıl önce kooperatif taksidini bile veremeyen bir gazete yöneticisinin 17 daire sahibi olduğu, yolsuzluk operasyonu ile yapılan incelemelerle ortaya çıktı.” ifadelerini kullandı. 

Köşesinde hükümete yakın medya kuruluşlarındaki yönetici ve yazarların mal varlıklarında hızlı bir artış olduğuna dikkat çeken Özay, iktidara yakın bir gazete yöneticisinin 10 yıl önce “kooperatif taksidini” ödeyemezken, bugün 17 daire sahibi olduğunu iddia etti.

Peki…

Hüseyin Özay’ın sözünü ettiği 10 yıl önce kooperatif taksitini dahi ödemeyen, bugün ise 17 daire sahibi olan o medya yöneticisi kim?

Özay’ın bu haberi sonrasında medya kulisleri tek bir ismi konuşur oldu.

O da Star Medya Grup Başkanı Mustafa Karaalioğlu…

Star gazetesinin eski genel yayın yönetmeni, bugün ise medya grup başkanı…

Medya kulislerinde ismi konuşulan kişi Mustafa Karaalioğlu…

Kuşku yok ki bu sadece kulis iddiası… Ancak Karaalioğlu konuya ilişkin bir açıklama yaptığı takdirde cevap hakkı gereği, yapacağı açıklama sayfalarımızda yer alacaktır.

İşte Taraf gazetesi Ankara temsilcisi Hüseyin Özay’ın konuyla ilgili dikkat çeken yazısı: 

“Medyada hızlı zenginleşme, 28 Şubat döneminde olduğu gibi AKP iktidarı zamanında da oldu. 10 yıl önce kooperatif taksidini bile veremeyen bir gazete yöneticisinin 17 daire sahibi olduğu, yolsuzluk operasyonu ile yapılan incelemelerle ortaya çıktı

28 Şubat post modern darbe sürecinde medya sektöründe yaşanan “hızlı zenginleşmenin” bir benzerinin de 11 yıllık AKP hükümeti döneminde yaşandığı ortaya çıktı. Özellikle hükümete yakın medya kuruluşlarının yönetici ve yazarlarının mal varlıklarında gözle görülür artışlar yaşanması dikkatlerden kaçmadı. Örneğin, 10 yıl önce “kooperatif taksidini” ödeyemeyen bir gazete yöneticisinin, 10 yıl gibi bir dönemde 17 daire sahibi haline gelmesi uzmanları da şaşırttı.

YANDAŞI “HALKBANK” YAKTI

Türkiye'yi sarsan yolsuzluk ve rüşvet operasyonu, yandaş olarak nitelendirilen hükümete yakın medya kuruluşlarındaki zenginleşmeyi de gözler önüne serdi. Savcılığın 14 ay süren teknik ve fiziki takibi sırasında, Türkiye Halk Bankası ile yandaş medya yöneticileri arasındaki karmaşık ilişkilerin varlığı da tespit edildi. Bunun üzerine, teknik takipte elde edilen bilgiler ile banka ile parasal ilişki içindeki medya yöneticilerinin mal varlıkları çapraz sorgulamaya alındı. Bu çerçevede yapılan sorgulamada yandaş olarak nitelendirilen birçok medya yöneticisi ile yazarlarının mal varlıklarında dikkat çekici artış olduğu belirlendi.

30 PERSONELLİ YAZAR

Yapılan incelemelerde, hükümete yakın gazetelerde üst düzey görevlerde bulunan birçok yazar ve yöneticinin, “reklam şirketi” veya “danışmanlık” şirketinin bulunması dikkat çekti. Daha çok yakınları tarafından oluşturulan şirketlerin, yıllık cirolarının milyon dolara ulaştığı belirlendi. Örneğin, hükümete yakın bir gazetede köşe yazarlığı bulunan bir kişinin, yaklaşık 30 personeli bulunan bir reklam ve danışmanlık şirketinin de gizli sahibi olduğu saptandı. Yine bir başka yandaş gazetenin yöneticisinin de, yakınları üzerine kurulu bir reklam şirketi aracılığı ile TRT'ye her yıl milyonlarca liralık program satışı yapması dikkat çekti.

Yandaş medya yönetici ve yazarlarının daha çok “gayrimenkule” yatırım yaptıkları görüldü. Örneğin, bundan beş yıl önce kirada oturan bir yandaş yazarının milyon dolarlık villa satın alırken, yine 10 yıl öncesinde üyesi olduğu kooperatifin taksidini ödemediği için icraya verilen bir gazete yöneticisinin bugün 17 ayrı dairesi bulunması dikkat çekti. Söz konusu yöneticinin, hatırı sayılır tutarda kira geliri elde ettiği de bildirildi.

“2 milyon yolla Süleyman” Meclis’e taşındı

TARAF'IN gündeme getirdiği, bir yandaş gazete yöneticisin Halk Bankası Genel Müdürü Süleyman Aslan’dan, “2 milyon yolla Süleyman Bey” dediğine yönelik haber, TBMM gündemine taşındı. CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, Halkbank’tan gazetelere verilen reklamların açıklanmasını istedi. Tanrıkulu'nun yönelttiği sorular şöyle.

“1-Hükümete yakın bir gazete yöneticisinin ‘Maaşları ödeyemiyorum. Oradan 2 milyon lira gönder’ diyerek Halkbank Genel Müdürü Süleyman Aslan’dan para göndermesini istediği iddiası doğru mudur?

2-İddia doğruysa, Halkbank Genel Müdürü Süleyman Aslan’dan 2 milyon yollamasını isteyen gazete yöneticisi kimdir?

3-Gazete yöneticisinin isteği, Halkbank Genel Müdürü Süleyman Aslan tarafından yerine getirilerek 2 milyon TL veya dolar veya euro tutarındaki para gazete yöneticisine gönderilmiş midir?

4-Para gönderildiyse eğer, hangi tarihte, kime ve nasıl ödenmiştir?

5-1 Ocak 2004-30 Aralık 2013 tarihleri arasındaki dönemde Halkbank, verdiği reklam ve ilanlar için hangi gazeteler ile dergilere toplam ne kadar ödeme yapmıştır?

6-1 Ocak 2004-30 Aralık 2013 tarihleri arasındaki dönemde Halkbank, verdiği reklam ve ilanlar için hangi televizyonlar ile radyolara toplam ne kadar ödeme yapmıştır?

7-Tüm ödemeler bankacılık mevzuatlarına uygun olarak yapılmış mıdır?

8-Tüm ödemeler muhasebe kayıtlarına yasal mevzuatlara uygun biçimde kaydedilmiş midir?

9-Halkbank’tan AKP’ye yakın olarak bilinen gazetelerin patronları ve yöneticilerine para transferleri gerçekleştirilmiş midir?

10-Savcılık bu konuda bir inceleme yapmış mıdır ya da yapacak mıdır?”

Odatv.com

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.