Müthiş bir istihbarat fotoğrafı-Ertuğrul Özkök

İKİ gündür Londra'dayım. Bu fotoğraf orada elime geçti.

Görünce yazıp yazmamayı çok düşündüm.

Bugün sizinle Türkiye'yi de çok yakından ilgilendiren bu çok önemli ve hayati

istihbaratı paylaşacağım.

Bölgede olup biteni endişe ile izleyen bir Türk vatandaşı iseniz, bu istihbarat sizi

de çok ilgilendirecektir.

Elimdeki hayati bir istihbarat fotoğrafı.

Bu fotoğraf bir biçimde benim de elime geçti.

Nereden ele geçirdiğimi de sonunda açıklayacağım.

FOTOĞRAFTAKİ ALTI KİŞİ KİM

Fotoğrafta 6 kişi görünüyor.

İki baştaki kişilerin omzunda birer Kalaşnikof asılı.

Beşinin kıyafetleri birbirine çok benziyor.

Ancak fotoğrafta onlara değil, ortadaki mavi ceketliye focus oluyorsunuz.

Elli yaşlarının sonunda, saç ve sakalı beyazlaşmış bir adam, müstehzi bir ifadeyle

kameraya bakıyor.

O bakıştan anlıyorsunuz ki bu adam bir kameraya poz veriyor.

Yani fotoğraf bir amatör tarafından çekilmiş değil.

Fotoğraftaki kişinin kim olduğunu birazdan açıklayacağım.

Ancak önce, Washington'a gidip o fotoğrafın ortaya çıktığı günlerde orada çekilen

bir başka çok önemli fotoğrafa değineceğim.

AYNI GÜNLERDE WASHINGTON'DA BİR BAŞKA FOTOĞRAF ÇEKİLİYOR

Bu fotoğrafın yayınlandığı günlerde Washington'da bir başka fotoğraf çekiliyor.

O fotoğrafta ortada ABD Başkanı Barack Obama ile 20 kişi vardır.

Fotoğraftaki 20 kişi, 20 ülkenin en üst düzey askeri temsilcileridir.

Bu ülkeler, Irak ve Suriye'de giderek etkisini arttıran IŞİD'e karşı mücadelede aktif

rol alması beklenen ülkelerdir.

Ülkelerin çoğunluğu bizzat genelkurmay başkanları tarafından temsil

edilmektedir.

Ancak Türkiye toplantıya genelkurmay başkanı yerine daha alt kademede 3

yıldızlı bir generali göndermeyi tercih etmiştir.

Masanın etrafında doğal olarak Suriye ordusundan kimse yoktur.

Ama bölgeden çok önemli bir komutan daha eksiktir.

İran Genelkurmay Başkanı da toplantıya davet edilmemiştir.

İşte o toplantı devam ederken birden istihbarat örgütlerinin önüne, yukarıda

anlattığım 6 kişilik fotoğraf düşer.

FOTOĞRAFTAKİ ADAMIN KİMLİĞİ BELLİ OLUYOR

CIA ve öteki bütün istihbarat birimlerinin aklını karıştıran fotoğraftaki kişi İran'ın

en güçlü adamlarından biridir.

İran Özel Kuvvetler Birliği Kudüs'ün komutanı General Kasım Süleymani'dir.

Bu fotoğraf profesyonel bir kişi tarafından çekilmiştir.

Fotoğrafın çok önemli bir yanı daha vardır.

Fotoğrafta Süleymani'nin etrafındaki 5 kişi, Kuzey Irak Kürdistan ordusunun

peşmerge komutanlarıdır.

Daha da ilginci, fotoğraf İran'da değil, Irak'ta çekilmiştir.

ERBİL VE BAĞDAT'I KİM KURTARDI

Aynı gün bu fotoğrafla birlikte şunu da öğreniyoruz.

General Kasım Süleymani Irak topraklarına geçmiş ve orada IŞİD'e karşı savaşan

birliklerin başında bizzat harekâtı yönetmeye başlamıştır.

Hatta bir İranlı yetkili çevresine şunu da açıklamıştır:

"General Süleymani az daha şehit olacaktı..."

Fotoğrafla birlikte İran askeri operasyonuna ait "top secret" bilgiler de akmaya

başlar.

Mesela Erbil'in IŞİD'in eline düşmemesini sağlayan peşmergeye en büyük askeri

yardım onun Kudüs birliklerinden gelmiştir. Yine bir İranlı yetkili "Biz olmasaydık

Irak Kürdistanı IŞİD'in eline geçebilirdi" diyecektir.

Bu arada IŞİD Bağdat'ın 70 km uzağındaki Felluce'yi ele geçirmiştir.

İran burada da devreye girer.

Şii Bedr birliklerinin, Bağdat'ta kurduğu savunma mevzilerini bizzat Süleymani

hazırlamıştır.

AYNI GÜNLERDE BAĞDAT'TA ESRARENGİZ BİR ZİYARETÇİ

İşte tam bu sırada, çok ilginç bir başka kişi gizlice Bağdat'a gelir.

Bu kişi, Fransa'nın eski Dışişleri Bakanı ve Başbakanlarından Dominique de

Villepin'dir.

Bu ziyaret size, geçen hafta verdiğim o çok önemli istihbaratı hatırlattı mı.

Yani, Fransız istihbaratının Şam'da gizlice Esad rejimi ile buluşmasını.

Fransa, bu tarafta da Bağdat ve dolayısıyla İran'la aksını kurmuştur.

Bütün bu ilişkilerin amacı IŞİD'i durdurmak ve bölgedeki eski düzeni kurmaktır.

İSTİHBARAT ÖRGÜTLERİ BU FOTOĞRAFI NASIL ELE GEÇİRDİ

Öyleyse bu esrarengiz adamın fotoğrafı yabancı istihbarat örgütlerinin eline nasıl

geçmiştir?

Tabii sizin açınızdan bir başka önemli soru da şu:

Bu fotoğraf ve bilgiler benim elime nasıl geçmiştir?

İki gündür İngiltere'de, yani Lawrence'ın ülkesinde olduğuma göre bana kim

vermiş olabilir?

Mesela güçlü MI6...

Daha fazla meraklandırmadan açıklayayım.

Yabancı istihbarat örgütleri bu çok önemli fotoğrafı ele geçirmek için büyük çaba

harcamadı. Hatta hiç çaba harcamadı.

Çünkü fotoğrafı bizzat İran bütün dünyaya verdi. Hatta fotoğrafla yetinmeyip,

televizyonda görüntülerini de yayınladı.17 10 2014 Ertuğrul Özkök | Müthiş bir istihbarat fotoğrafı


Böylece İran'ın en kuvvetli askerini bu kadar açıkça gördük.

Peki amacı neydi?

Fotoğraf, ABD Başkanı'na şunu diyordu:

"Siz orada IŞİD'e karşı nasıl mücadele edileceğini konuşuyorsunuz ve bizi bu

toplantıya davet etmiyorsunuz. Ama bakın biz sahadayız ve savaşmaya başladık

bile..."

Öte yandan İran halkına da, "Merak etmeyin, ülkemizin güvenliği için biz bölgede

gerekli her şeyi yapıyoruz" mesajı verilmektedir.

MİT BU FOTOĞRAFI NASIL DEĞERLENDİRDİ

MİT bu fotoğrafı nasıl değerlendirmiştir bilmiyorum...

Ama fotoğrafın anlattığı en büyük Ortadoğu gerçeği şudur.

Bölgede aktif güçlerin hiçbirinin birinci önceliği Esad rejimini devirmek değildir.

Hatta bu seçenek yavaş yavaş unutulmaktadır.

O nedenle Türkiye'nin birinci önceliği veya IŞİD'le birlikte simetrik önceliği Esad'ı

devirmeye veren girişiminin ne kadar etkili olacağını tahmin etmek zor.

Ayrıca, iki önemli gelişmeyi de bölgedeki bu yeni stratejik denklemin içine

muhakkak yerleştirmek gerekli.

Birincisi, geçen salı günü Kuzey Suriye'deki Kürtlerin en önemli örgütü PYD'nin

lideri Salih Müslim, Erbil'de Mesud Barzani ile bir araya geldi. Yani Barzani, PKK

çizgisindeki PYD ile IŞİD'e karşı ittifak kuruyor.

İkincisi, dün akşam da ABD Dışişleri Bakanlığı ilk kez PYD ile resmen temas

kurduğunu açıkladı.

Sonuçta şunu söyleyebiliriz:

Bölgenin kazanan ve kaybedenleri giderek daha belirgin biçimde ortaya çıkıyor.

Ve ne yazık ki Türkiye kazanan taraflar arasında gözükmüyor.

'MAKUL ŞÜPHELİ' OLMAMAK İÇİN KAYNAĞIMI AÇIKLIYORUM

Şimdi gelelim Türkiye'ye...

Verdiğim bu bilgileri nereden buldum?

Bu soru önemli, çünkü anlaşılan o ki, bundan böyle AKP trolleri, bizzat en tepeden

aldıkları emir gereği, Türkiye'nin Ortadoğu politikasını eleştiren herkese "İngiliz

casusu Lawrence" muamelesi yapacaklar.

Bir de ufukta "makul şüphe" ile zindana atılma tehlikesi var.

Bizler zaten son 6 yıldır yeni rejimin gözünde "olağan şüpheli" durumunda

olduğumuz için bu şüpheden kurtulmak amacıyla istihbarat kaynağımı açıklamak

zorundayım. Arkadaşlar bu bilgileri 15 Ekim 2014 tarihli Guardian gazetesinden

aldım.

"Makul şüphe avcılarına" duyururum.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.