Mümtazer Türköne Yine Atatürk\'e Saldırdı!
Alkol satışını yasaklayan kanunun yürürlüğe girmesini yazan Zaman yazarı Mümtazer Türköne hedefine Atatürk'ün içki içmesini aldı ve fena bombaladı. "Cumhuriyet içki masasında kuruldu" diyen Türköne, tek parti döneminde kararların alkol masasında alındığını söyleyerek "Acaba kaç promil alkollüydüler?" diye sorararak Atatürkçülerden tepki yağacak bir yazı yazdı.
 
İşte Türköne'nin bugünkü Zaman gazetesinde çıkan yazısı:
 
Alkol Yasası’nın Cumhuriyet’e katkısı
 
Bu hafta uygulanmaya başlanan Alkol Yasası’na (6487 sayılı kanun), getirdiği sınırlamalar yüzünden karşı çıkanlar var.
 
Bu karşı çıkışın özü, “yaşam biçimine müdahale” itirazına dayanıyor. Kanun aslında, içinde alkol bulunan içkilerin satışına, reklamına; daha doğrusu tüketiminin özendirilmesine sınırlamalar getiriyor. Meseleyi ortak bir zeminde tartışabilmek için, her gece içenlere, hayatında bir damla içkiye bile yer vermemiş olanların şu soruyu sorması lâzım: Alkol tüketiminin özendirilmesi doğru mu? Dinî yorumları dışarıda bırakıp bu soruyu sadece kamu sağlığı ile sınırlandırmak ve kanunun gerekçesinde buluşmak mümkün. Alkollü içkilerin ışıklı vitrinlerde, özellikle çocukların gözüne sokarak teşhir edilmesi hiç ummadığınız derin yaralar bırakabiliyor. Benim, çocukluğumda oluşan Tek Parti dönemine itirazlarım gibi.
 
Çocukken, içki şişelerinin dizildiği bakkal veya büfe vitrinlerinde dikkatimi en çok etiketinde Atatürk resminin yer aldığı bir şişe çekerdi. En küçük yaşta bile, Tekel ibaresi bulunan bu şişelerle, akşam üzerleri sokakta yürüyemeyen, kendi kendine konuşan veya köşede sızmış kalmış zavallı sarhoşlarla ilişki kurmaya başlıyorsunuz. Bir çocuğun masum zihin dünyasında bir yere yerleştirmesi oldukça güç bir durum olduğunu çok iyi hatırlıyorum. Vitrinlerde sıra sıra şişeler ve ellerinde bu şişelerle pis kokular içinde yürümekten aciz sarhoşlar. Hepimizin hafızasında, sarhoşlara dair mutlaka sevimsiz imgeler vardır. Korku ve merakın ateşlediği hayal dünyasında yer eden her çocuk için etkileyici ve irkiltici sahneler. Derin bir çocuk merakı ile anlam veremediğim şey, üzerinde Atatürk resmi bulunan içkiydi. Dün merak ettim, içki satan bir dükkâna girip sordum. Üzerinde aynı resim duruyor. Merak edenler benzer bir dükkâna girip Kulüp Rakısı’nı soruşturabilirler. Sorabileceğim herkese sordum. “Büyüyünce anlarsın” imaları ile kimseden tatmin edici bir cevap alamadım. İlkokul çağlarım, Atatürkçülüğün büyük patlama yaşadığı 60’lı yılların ikinci yarısında geçti. Kafanızda kötü bir sarhoş imgesi, bu sarhoşluğu veren bir içkinin üzerinde, her gün bağlılık yeminleri ettiğiniz ve şükranlarınızı sunduğunuz Atatürk resmi.
 
Etikette profilden bir kişinin daha resmi var. Her ikisinin elinde  birer rakı kadehi ve masada bir rakı şişesi. Diğer kişi de İsmet İnönü imiş. Meğer bu resim üzerine, efsanelerle dolu külliyetli bir literatür oluşmuş. Resmi yapan, Türkiye’de grafik sanatının kurucusu olarak kabul edilen İhap Hulusi Görey, 1932’de Atatürk’ün siparişi ile ilk alfabe kitabının kapağını yapan kişiymiş aynı zamanda. Şu Atatürk’ün manevi evladı Ülkü’ye kucağında alfabe öğrettiği meşhur resim. Kulüp Rakısı, 1930’dan beri bu resmi kullanıyor. Resimdeki kişilerin gerçekten Atatürk ve İsmet İnönü olup olmadığı konusunda ihtilaflar mevcut. Lakin kesin olan bir şey var: Atatürk her zaman Kulüp Rakısı içermiş.
 
Cumhuriyet tarihinin önemli kararlarının, içki masasında alındığını bilmeyen yok. Çankaya’da garsonlar Kulüp Rakısı servis ediyor, masada beyaz peynir ve Çorum leblebisi. Çocukken sorduğunuz soruların devamını, yine çocukça bir merakla takip ediyorsunuz. Herhalde masada en rahat içen Atatürk’tü. Diğerlerinin tedbiri bırakmayacak kadar rahatladıklarını tahmin edebiliriz. Biraz da tarihçi merakı: Türk Tarih Tezi belirlenirken, Türkçe ezana karar verilirken, Güneş Dil Teorisi’ne son şekli çizilirken ölçmek mümkün olsaydı acaba masadakilerde tek tek kaç promil alkol  çıkardı. Meret, şişede durduğu gibi durmuyor, koskoca bir tarihe şekil veriyor. Kimbilir belki de, bu tarihî kararlar ayık kafa ile alınsaydı Tek Parti döneminin ömrü daha uzun olacaktı. Atatürk bugün geri gelseydi, alkol yüzünden kısa süren hayatına bakıp “İçki, Cumhuriyet’in ömrünü kısaltır” gibi bir vecize söyler ve biz de bu sözü, son kanuna ekleyip marketlerin içki reyonlarına asardık. Kimseden de itiraz gelmezdi.
 
Zaman
 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.