Milli Gazete'den AKP'ye Seçim Barajı Tepkisi..



Anayasa Mahkemesi’nin iptali için yapılan başvurulara dair kararını açıklamasına az bir zaman kala gündemi ısıtmaya başlayan “baraj” tartışmaları, günlerden Salı olunca Meclis’te yapılan grup konuşmalarıyla iyice alevlendi. İktidar kanadından “AKP’nin kapatılmasına kendi oyuyla” engel olan Haşim Kılıç üzerinden AYM’ye sert eleştiriler yöneltildi. “Barajın bir darbe ürünü olduğu” unutularak, AYM’ye darbe ürünü tanımlaması yapıldı. “Barajların kaldırılması” ihtimali dahi Anayasa Mahkemesi’ne aba altından değil açıktan sopa gösterilmesine neden oldu... “Bizim baraj sorunumuz yok” diyen iktidardan da beklenen, en azından Anayasa Mahkemesi’nin alacağı kararı beklemek ve karara saygı duymaktır.

“İlginç benzetme”

“Baraj” tartışmalarına beklenmedik bir şekilde Cumhurbaşkanlığı Sarayı çok sert girdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Anayasa Mahkemesi başta olmak üzere yüksek yargıya sert sözlerle yüklendi. Yüzde 10 olan seçim barajının Anayasa Mahkemesi’nin gündemine alacağı haberlerinin tartışıldığı bir günde milli egemenliğin her şeyin üzerinde olduğunu ifade eden Erdoğan, “Egemenlik Anayasa Mahkemesi’nin değildir. Egemenlik milletindir.” dedi. Erdoğan, 27 Mayıs 1960 darbe ürünü olarak tanımladığı kurumlar için, “Darbe ürünü kurumlar çıkıp da siyasete hiza vermeye yeltenemez” ifadesini kullandı. Erdoğan’ın şu sözü dikkat çekti: “Peyami Sefa’nın güzel bir ifadesi var. Bizim, kitap yüklü merkeplere değil, kitabın içindekini sindiren insanlara ihtiyacımız var.”

Mahkemeye “iktidar” baskısı

Siyasi Dizayn

“AKP hiçbir baraj takıntısı olmayan bir partidir. Biz baraj falan tanımayız, sadece milleti tanırız. 2013’de, sayın genel başkanımız, cumhurbaşkanımız çağrıda bulundu, gelin barajları sıfırlayalım, gerekirse dar bölgeye geçelim, daraltılmış bölge 3-5 arası baraj. Yada mevcut sistem. Hiçbir cevap vermedi diğer partiler. Tam bir sükut haline geçiştirdiler. Kendileri korkuyorlar, biz barajdan korkmayız. Barajdan korkanlar, tekliflerimize cevap vermeyenlerdir. Ama bunun yanında, daha önce bu konuda AKP’nin milletvekilliği dahil temsili artırmak için teklifi oldu, iki karar var.

1995 AYM’nin aldığı karar. 2008’de de AİHM’in aldığı karar. Her ikisinde de bu talepler reddedildi. Hem Türk hukuk sistemi tarafından, istikrar ile temsil arasında denge gözetmek amacıyla, hem de AİHM tarafından. Bu bir iç mevzuat hususudur denildi. Şimdi seçimlere 6 ay kalmışken bu tartışma neden başlatılır? Biz AYM’nin önüne gelen davaya bu çerçevede bakarak karar vereceğine inanıyoruz. AYM’nin dün yaptığı açıklama önemli bir mesajdır. Türkiye’de böyle bir siyasi dizayn yapılmasına izin vermeyiz. Seçimler vaktinde, hukuk kuralları içinde yapılacaktır. Yine sandıktan yine milletin iradesi çıkacaktır, başka bir irade çıkmayacaktır.”

MHP lideri bahçeli: aym’yi bekle gör!

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısının ardından Meclis’te yaptığı açıklamada “AYM’nin seçim barajıyla ilgili kararını sabırla beklemek lazım” dedi. Bahçeli, “Genel seçimlerin yapılmasına 1 yıl kala seçim mevzuatı üzerinde herhangi bir değişiklik yapılması bugüne kadar Türk siyasetinde görülmemiştir. Sabırla Anayasa Mahkemesi’nin sayın başkanı ve üyelerinin düşüncelerini, tavırlarını ve kararlarını görmek lazımdır. Ondan evvelki davranışlar, spekülasyonlar, istismarlar yine bilinen bir AKP klasiğidir. Basın da buna yardımcı olmaktadır” dedi.

AKP: Yüzde 34’le Yüzde 66 Temsil

Turgut Özal 1987’de yüzde 35 oy alıp Meclis’in yüzde 66’sına hakim oldu. 2002 Genel Seçimlerinde ise sadece iki parti (AKP-CHP) barajı geçti. 2002’de AKP yüzde 34,5 oyla 363 milletvekili çıkardı. Yani milli iradenin yüzde 66’sına, yani 3’te Neredeyse 3’te 2. Çünkü bu seçimde sadece AKP ve CHP barajı geçti. 2007’de yüzde 47 oyla, TBMM’nin yüzde 62’sine hakim olarak, 340 milletvekili çıkardı. Vekil sayısı düştü. Bu seçimde MHP barajı geçti, BDP’liler bağımsız seçime girdi ve daha az oy çöpe gitmiş oldu. 2011’de AKP oylarını yine artırdı, ama yine milletvekili sayısı düştü. Milli irade dağılımındaki matematik hala lehlerine yüzde 10’luk bir adaletsizlik yaratmaya devam etti. Yüzde 49,8 oyla, Meclis’in yüzde 59’una sahip olarak 326 vekil çıkardı.

Aym, Yüzde 10’a Dokunamaz, Meclis’in İşi…

TBMM Adalet Komisyonu Başkanı Ahmet İyimaya, Anayasa Mahkemesi’nin seçim barajının kaldırılması veya indirilmesi konusunu gündemine almasına, 2007 yılındaki meşhur 367 garabeti ile bir tuttu. İşte Ak Parti Ankara Milletvekili ve TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı Ahmet İyimaya’nın o açıklamaları: “Siyaseti tanzim hevesinin ve vesayet güdüsünün Anayasa Mahkememize sirayet edemeyeceği inancımızı koruyoruz. Ünlü 367 garabetinin Yüksek Mahkeme’ye verdiği zararın, kurumsal hafızadan silinmiş olabileceğini varsayamayız. Yürürlükteki yasadan kaynaklanan yüzde 10 barajının bireysel başvuru yoluyla hükümden düşürülebilmesi, bu yönde sonuç doğurabilecek çözüm üretilmesi, 6216 Sayılı Kanun’un 45/3 nolu maddesine göre, hukuken imkansızdır. Anayasa Mahkemesi’nin, bireysel başvuru sebebiyle ihlalin kaynağı olarak gördüğü bir yasa hükmünü iptal yetkisi bulunmamaktadır. Yüksek Mahkeme, anayasanın kendisine tanımadığı mevhum yetkiyi kullanamaz. Kaotik potansiyeli yüksek böyle bir ihlali hukuk sistemi kaldıramaz.

Yüzde 10, siyasetin (akp) işi!

Yüzde 10 barajına müdahale hak ve yetkisi, mutlak şekilde siyaset kurumunundur, yasama organınındır (Anayasa’nın 7 ve 87. maddelerine göre) zamanlamayı da oranı da belirleyecek olan O’dur. Siyaset kurumu, ontolojisinden kaynaklanan yetkilerini korumak ve kullanmak noktasında gereken normatif refleksi göstermeyi muktedirdir. Siyaset kurumu, daha fazla gecikmeden, gerçekleşebildiği kadarı ile konsensüse dayalı olarak seçim barajlarında makul bir düzenlemeye gitmelidir. Anayasa’nın 65/7’nolu hükmü, eş değer bir geçici madde ile önümüzdeki genel seçimler için bloke edilebilir.Temsilde adalet ve yönetimde istikrar ilkesi arasındaki altın denge korunmalıdır. Siyaset kurumunun bir aktörü olarak, Yüksek Mahkeme’mizin bireysel başvuru yetkisini kullanırken yargısal aktivizmin sınırlarına taştığı gözlemine sahibim.

AKP’den AYM’ye Karşı İnsan Hakları Üst Mahkemesi Önerisi

Türkiye, bireysel başvurulara özgü olarak yeni bir üst Mahkeme (İnsan Hakları Mahkemesi) modelini tartışmalıdır. Üstelik bu modelde, yapısı itibarıyla aynı yasama organı gibi kamu gücü niteliğinde olan Anayasa Mahkemesi’nin kararları ile ortaya çıkacak temel hak ihlalleri de denetim altına alınmış ve önlenmiş olur. Yüksek Mahkememizin, kendi ontolojik sınırlarına sadakat özenini koruyacağına inanıyorum.”

Kılıçdaroğlu: “darbecilerin yüzde 10 barajını kaldıralım”

Yüzde 10 seçim barajının kalkması gerektiğini düşünüyoruz. Barajı doğru bulmuyoruz. Temsilde adalet dediğimiz bir kavram var. Biz bunu ilk eleştirdiğimizde dediler ki “CHP samimi değil” Hemen arkadaşlarıma söyledim kanun teklifi verdik. Yüzde 10 barajı 12 Eylül darbecilerinin getirdiği sistemden kaynaklanıyor. Korkuyorlar şimdi. ‘AYM acaba bir iptal kararı verir mi?

HDP-Demirtaş: Barajı Savunmak, Hırsızın Oyları Çalması Demek

HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, “Seçim barajını savunmak “Ben hırsızım, oyları çalmaya da devam edeceğim” pişkinliğinden başka nedir?” dedi. Bakın, Saadet Partisi 6 milletvekili çıkarabilirdi, baraj nedeniyle çıkaramamış. Başka partilerin de vekilleri olabilirdi. Seçim barajını savunmak “Ben hırsızım, oyları çalmaya da devam edeceğim” pişkinliğinden başka nedir? Baraj %10 da olsa biz o barajı aşacağız, barajı aşarak kaldıracağız ve geldiğimizde bu parlamentoyu hırsızlara dar edeceğiz!

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.