MHP milletvekillerine bir çift sözüm var!

 Sevgili MHP’liler…

Siyasi amacınız, ideolojiniz, söylemleriniz, sloganlarınız bütün çabanız… Hepsinin tek bir vurgusu vardı: Yıllarca bütün ülkeye, bütün topluma “Mesele vatansa gerisi teferruattır” dediniz. Yani konu ülke olduğunda bütün siyasi tartışmaları, bütün çıkarları, bütün hesapları bir tarafa bırakacağınızı ve ülkenin selameti için ne yapmanız gerekiyorsa onu yapacağınızı söylediniz.

Böyle olduğu için MHP denince aklımıza, bize yanlış gelse de doğru bildiğini yapan, savunan insanlar gelirdi. Ozan Arif’in memleket sevdası üzerine yazılmış türküleri gelirdi.

Meselelere yaklaşımınızı çok eleştirirdik ama ikiyüzlü olduğunuzu ve gizli bir ajandanız olduğunu düşünmezdik.

Sevgili MHP’liler: Evet, ne yazık ki iktidarın yanlış politikaları ülkemizi Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da dediği gibi ‘Beka sorunu yaşayan bir ülke’ haline getirdi.

Yaşadığımız bu günlerde esas mesele vatan. Milletimiz için bir hayat memat meselesi.

Meclis’te, anayasa değişikliği çalışması var.

Partili bir cumhurbaşkanının atadığı yargı mensupları, onun atadığı rektörler, onun atadığı bürokrasi, onun belirlediği milletvekilleri, yine onun seçtiği bakanlar… Yani bir partinin anlayışına göre dizayn edilmiş tek adam rejimi.

Bunun lamı cimi yok.

Bu bir sistem değişikliği değil. Bir ülkeyi tek bir kişi her alanda tek başına yönetecek. Bunu siz de biliyorsunuz. O bir kişi ister Erdoğan olsun ister bir başkası.

Dünyada bağımsız yargısı olmayan, denge denetleme mekanizması kuramamış, farklı görüşlere, önerilere açık olmayan, tek bir kişinin aklına, duygusuna, yaklaşımına, tercilerine göre yönetilen ülkelerin hiçbiri refaha kavuşmuş, iflah olmuş, ayakta kalabilmiş, yaşamını sürdürebilmiş değildir. Tek bir örneği yok.

Araştırın, böyle olduğunu siz de göreceksiniz. Buna rağmen görünen o ki ülkemizi yıkıma sürükleyecek bir sürecin kilit aktörlerinden oldunuz.

Bu yıkım sürecini durdurmak da, ülkeyi mahva sürüklemek de sizin elinizde. Gerçekten bu kötülüğü yapacak mısınız ülkemize? Gerçekten ülkenin toparlanma umudunu bütünüyle yok eden bu değişikliğe destek verecek misiniz?

Sevgili MHP’liler,

Elinizi vicdanınıza koyun ve bize söyleyin: Yapılan değişikliklerde ‘Türkiye’nin iyiliği için’ olan ne var? Tekrar edeyim: Yeni anayasanın hangi maddesinin başına ‘Türkiye’nin iyiliği için’ ifadesini yazabilirsiniz? Bizim göremediğimiz, fakat sizin gördüğünüz bir iyilik, bir yarar varsa bizimle niçin paylaşmıyorsunuz?

Hadi diyelim biz yanılıyoruz. Metropoll’ün yaptığı ankette MHP’li seçmenin yüzde 80’e yakını ‘başkanlık sistemi’ denen değişikliğe karşı olduğunu söylüyor. Size oy veren insanlar da mı yanılıyor? Kendi seçmeninizi bile dikkate almayacak mısınız?

Ne oldu sizin memleket sevdanıza? Ne oldu sizin “Mesele vatansa gerisi teferruattır” yaklaşımınıza? Ne karşılığında ülkemizden vazgeçiyorsunuz? Ne aldınız? Ne vereceksiniz? Ülke kaybederken siz ne kazanacaksınız?

Sevgili MHP’liler…

Eğer yaptığınız işin ülke yararına olduğuna inanıyorsanız, bunu niçin açıkça savunmuyorsunuz? Yaptığınız işten niçin utanıyorsunuz? Niçin mahcup bir edayla, mecburmuşsunuz gibi davranıyorsunuz?

Nedir sizi ülkenizi gözden çıkarmaya mecbur eden şey? Nedir sizi bu kadar çekingen, ürkek, hesaplı davranmaya iten sebep?

‘Kişisel siyasi çıkarlar’ diyeceğim ama mantıklı gelmiyor. Çünkü başkanlık sistemi kurulduğunda siz zaten olmayacaksınız.

Belki de ellerinizi son kez ülkemizi yıkıma götürecek değişiklik için kaldırıp sonra siyaseten de mevta olacaksınız.

‘Lidere bağlılık’ desem… Bir lidere olan bağlılığınız, ülke sevginizden güçlü mü gerçekten? Böyle insanlar mısınız? Geçmişte ülke sevginize dair söylediklerinizin hepsi yalan mıydı?

Sevgili MHP’liler…

Biz ‘Erdoğan düşmanı’ değiliz. Zaten bu bir kişi meselesi değil. Dostluk, düşmanlık, sempati, antipati meselesi hiç değil. Bu, tam anlamıyla vatan meselesi, memleket meselesi.

Erdoğan değil, kim olursa olsun, böyle bir sistemle ülkenin yaşanabilir kalması mümkün değil.

Dediğim gibi böyle bir sistemle iflah olmuş, huzur bulmuş tek bir ülke yok. Hatta bir çoğu ayakta kalmayı bile başaramamış.

Diğer yandan, bu değişiklik ülkemizin olduğu kadar Erdoğan’ın da aleyhine. Bunu AK Partililere anlatamıyoruz.

AK Partililer bırakın Türkiye’yi eğer Erdoğan’ı sevseydiler, onu düşünseydiler böyle bir değişikliğe yanaşmazlardı.

Çünkü bu kadar güç ve yetki verilmiş bir insanın bunu taşıyabilmesi kontrolü kaybetmemesi imkansız.

Hadi diyelim AK Partililer durumu algılayamıyor veya baskı altındalar… Peki size ne oldu sevgili MHP’liler? Siz neden ömrünüzü adadığınız vatan, millet davasından vazgeçiyorsunuz?

Siz de vazgeçecekseniz, siz de günlük siyasi hesapla hareket edecekseniz, biz başka kime ne diyeceğiz ki?

Ülkenin birliğinin, bütünlüğünün, huzurunun; tüm siyasi çıkarlardan, tüm kişisel kazanımlardan daha değerli olduğuna kimi nasıl ikna edeceğiz? Söyleyin nasıl?

Tekrar ediyorum: MHP’lilerle belki kolay anlaşamazdık, ama inandıklarını söylediklerinden hep emin olduk. MHP’lilerin ne zaman ne yaptığı hep aşikardı, belliydi. Dertleri de, davaları da, hedefleri de ortadaydı.

İlk defa böylesine büyük bir anormallik ve belirsizlik var MHP’de.

Bize yıllarca artistlik yaptınız: “Ya sev, ya terk et” dediniz be yahu? Şimdi bu güzel yurdu viraneye mi çevireceksiniz?

Ülkeye, millete bize, kendinize… Hepimize bu kötülüğü yapmayın.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Mustafa yaman 4 ay önce

İtham doğruysa eleştiride doğrudur,ancak MHP'yi anlamak ve anlatmakta okadar doğrudur.Anlatmaya devam"Erzurum Irak ise meydan yakındır" derdi ATA'larımız.Şimdi parmağımızın altında .

Avatar
Enebilir 4 ay önce

Aynen katılıyorum.Bu bir milletin ikbal meselesidir.dönüşü çok hasarlı olacaktır.bu ülke bir kişinin kaprislerine ve egosunu teslim edilemez.Hiç bir ülkücü bu riski göze alama vede almamalıdır.