Meral Akşener\'e tezgah mı?--M. Fatih Doğrucan

Meral Akşener, marka bir siyasetçi…

Meral Akşener gündem fırtınalarına daima çekilmek istenen bir motif…  MHP’li olsun veya olmasın Türk siyasetinde karşılığı en az liderler ağırlığınca olan bir hanım efendi…  Fakat Meral Akşener sessiz, sedasız… Kimi zaman iç küskünlüklerine rağmen tebessüm eden gözlerinde, saklı kırgınlıkları, kimi zaman DEMİR LEYDİ taassubunda erkek tavırlarında saklı mücadele azmi…

 

 

Rahatsız ediyor Meral Akşener birilerini… Rahatsız ediyor ki olup olmadık zamanlarda gündem sakızına çevirmek istiyorlar karşılığı olan bu siyasetçiyi… Zaman zaman hoyratça KOMPLO zihinlerinde yargılıyorlar, zaman zaman ağzı olanın konuştuğu derecede, hesapsız kitapsız zaferden oyuncak balonlar adına kamuoyu gündemine satıyorlar… İlk önce İstanbul Büyükşehir adayı MHP’nin diye yaygara kopardılar… Cumhurbaşkanlığı konusunda MHP’nin, Genel Başkan dışındaki en güçlü kozu olacak bir insanın üstünde tüy-siklet endamları ile tepinmeye çalıştılar… Sabun köpüğü gibi bir iddia ile sadece göz yaktılar…

 

 

En büyük tezgah, kaza ile kabul etseydi, İstanbul potasında AKŞENER’i eritmek tezgahıydı… Kabul etmediği zaman da ZURNA çalmaya hazırlandılar. Vay efendim partisi için bu görevden kaçınacak mı diye? Ancak kimse, MHP’den Recep Tayyip Erdoğan bile İstanbul adayı olsa yüzde 15’i geçemez, hesaba katmadı… Amaç belliydi… Ucuz siyaset yolu ile Meral Akşener’i siyasetten tasfiye etmek ve bu tasfiye ile Türk Milliyetçilerinin bir seçim skalasından meydanı boşaltmasını sağlamak… Ancak bu plan, her zamankinin aksine MHP Genel Merkezi endeksli değildi ve MHP dışından ne idüğü belirsizler pompası olarak ÜLKÜCÜ heyecana üfürüldü ve ne acı ki, hesapsız kitapsız kestirme yoldan her plana atlayan bir takım ÜLKÜDAŞ’ların heyecanıyla tartışma konusu oldu… Cumhurbaşkanlığında MHP’nin en büyük kozu olabilecek bir Hanımefendi’nin yolu ucuz Toplum Mühendisliği ve PARTİ İÇİN mottosunun koftiliğinde geçici zaferlere kurban verilmek isteniyor…

 

 

Şimdi de başlamışlar vay efendim HAC görevini yapan Meral Akşener meclise türbanla girsinmiş… Nesrin Ünal olayının rövanşı alınsınmış, MHP bu yolla en az 2-3 puan artarmış… Düttürünün düttürüsü zurna peşrevi başlamış korna cinsinden… Hani Ruhsar hanım veya Zuhal hanım değil ha… Sadece Meral Akşener… İnceledim bu iddiayı ve kaynağını, sosyal medya ortamında Yüksel Ercan Bey tarafından dillendirilmiş ilk defa… Bir de Hanım efendinin tanışı olacak güya… Dost, sözüm ona süper buluş ile siyaset yarattı sormayın gitsin…

Cevaplayalım bakalım…

 

İlk öncelikle Nesrin Ünal olayının bir rövanşı yoktur. Eğer o dönem hatalıysak veya mağlupsak, bu hatayı yapana veya mağlubiyeti yaşatana HESAP soracak olan, en az 5 okka biyolojik mekanizmanızı yoklayın ondan sonra AHKAM kesin derim… Kaldı ki, TESETTÜR madem bu kadar ölçütünüzdür, bu iddiayı ortaya atanların önce hanımlarını örtülü görelim de sonra bu iddiayı ciddiye alalım derim… Örtünme işi MÜ’MİNE kişinin Allah ile kendi fıtratınca ahdidir beyler, siyaset işi değil… Kaldı ki, Meral Akşener  tesettür ile meclise girerse MHP’ye yüksek oy rantiyesi yapanlar, Hanımını o an tesettüre sokup ziyaretine gidecek midir? HODRİ MEYDAN…

 

Kusura bakmayınız… Meral Akşener sizlerin goygoycu çilekeşliğini, PRAGMATİST ve OY DEVŞİRMECİ ahlakınızı  bir kenarı koyarsak, LAİK’lerin de gönlünde taht kurmuş bir MÜ’MİNE ve Muhafazakardır. Muhafazakar kesimin de ciddiye aldığı umut ile takip ettiği bir DEVLET İnsanıdır. Hangi hakla, SİYASET dışındaki hayatı bir MÜNZEVİ’ye eşdeğer Meral Hanım üzerinden siyaset algısı yaratmaya çalışıyorsunuz? Sizin toplumculuğunuz sadece ve sadece OY DEVŞİRME siyaseti midir? Hangi hakla dar çevrenizde süper bir icat gibi karşılanan bu ZEVZEK önerinin toplumsal sonuçlarını düşünmezsiniz? Türk Milleti’nin LAİK-MUHAFAZAKAR bütün kesimlerini kucaklayabilecek olan bir FİKRİ, sadece ÜMMİ dalgalanmaların kucağına terk etmeye cüret edersiniz? Siz Milliyetçi bir devlet ideali için MİLLİYETÇİ KADROLARI yaratabilecek olan fırsatları hesapsız kitapsız nasıl tepersiniz? Siz Yerel Seçim FIRSATÇILIĞINA soyunurken, en büyük FIRSAT Cumhurbaşkanlığını nasıl herc-ü merç edersiniz?

 

Bu ülkede Kadın bir Cumhurbaşkanı tartışmaları  yapılıyorken, MUHTEŞEM ve MUKTEDİRLERE karşı alternatifler aranıyorken, hangi hakla kırk katır veya kırk satır hesabı Marka Siyasetçiyi polemik konusu yaparsınız?

 

Siz eğer Ülkücü iseniz, kusura bakmayın ama küçük menzilli siyasal başarılar ile TATMİN olma yolunu seçerek DAVA’yı, çıkarcılık ve faydacılığa kurban ediyorsunuz?

 

İşin ilginci Genel Merkez ile arasının soğuk olduğu portreleri çizilen Meral Akşener’e karşı bu NEZAKETSİZ ve HADSİZ yaklaşım ne Genel Başkan ne de Genel  Merkez tarafından sergileniyor…

 

Sorarım size Meral Akşener Meclise yine eskisi gibi girse, DEVLET ADAMI mı değil yani? Pekala kim bu Zurna peşrevcileri… Bir AKP, bir MHP arasında mekik dokuyanların, sözüm ona DİN ile ilişkisini sadece siyaset ekseninde düzenleyenlerin ortaya attığı ucuz oltalar bunlar… Balinayı misina ile avlamaya çalışanlar bunlar… En önemlisi profesyonel TOPLUM MÜHENDİSLERİNİN oltasına her daim takılanlar bunlar… Bir avuç tuz ile hıyar denklemine kestirmeden köşe dönme mantığı ile yaklaşanlar bunlar…

 

Son gelinen düzlemde, Başkanlık sistemi girişimi iflas etmiş, anayasal düzlem aksak gitmiş ve Akil Adamlar zırvası, süreç mavrası derken Cumhurbaşkanlığı üzerinde hesap yapanların geldiği kavisli yol karşılarına doğaçlama olarak Meral Akşener’i çıkartmaya başlamıştır. Son 10 yıldır 28 Şubat’ın ekmeğini yiyenlerin karşısında, 28 Şubat’ın tek gerçek mağduru ve dahi kahramanı, millet hayali ile çıkmıştır. Pekala kendisi mi çıkmıştır. Yo hayır… Bu iş doğaçlama olarak bir millet arzusuna dönüşmeye başlamıştır. Kazanamasa bile aday olmasını isteyen ÜLKÜCÜ TABAN’ın yanı sıra AKP dışı muhafazakarlar, hatta AKP’liler ve CHP’liler için de temenni noktasına dönüşmeye başlamıştır.

 

İflas eden Devlet algısına karşı bir DEVLET İNSANI, Maço siyaset kavramına karşı bir Kadın zarafeti, Devrim-Karşı Devrim safsatalarına karşı bir GELENEK insanı, Değişmeyen buhranların karşısında buhranı alt edecek KARARLILIK mekanizması olan Meral Akşener, böyle POPÜLİST, böyle Lümpen ve ZÜPPE iddialara konu olamaz, olmamalı…

 

Herkes alışılmış ve kabul edilmiş bir MOTTO gibi duran Cumhurbaşkanlığı meselesinden kaytarabilir…  O makamın sahibi belli diyebilir… Ancak kusura bakmayınız ki, Ülkücüler bu meseleden kaytaramaz, eğer kaytarıyorsa SON ve NET iddiasını terketmiş bir harekete dönüşerek, küresel tezgahlar karşısında varlık sebebini sürdüremez…

 

MHP’nin Belediye seçimleri maalesef umut verici görünmüyor… Uygulanacak olan seçim sistemi, baskılanan medya karartmasının yanı sıra, MHP Genel Merkezine karşı muhalefeti ertelemiş olma sebebiyle değinmediğim KATLİAM politikaları bizi bu seçimde darboğaza sokuyor… MHP’nin tasfiye olmamak ve varlığını sürdürmek adına elde kalan tek argümanı yani 2015 seçimlerinde yok olmama argümanı CUMHURBAŞKANLIĞI seçimleridir.

 

Bu seçimlere ya Genel Başkan’la katılacağız ve gelenekten gelen bir MHP Genel Başkanını seçeceğiz ki benim görüşüm ve desteklediğim aday bu minvalde bellidir, Ya da Meral Akşener ile katılacağız ve Sn. Genel Başkan Devlet Bahçeli MHP direksiyonunda kalarak Ülkücü Kadroların hizmet edeceği bir Türkiye’ye direksiyon kıracak… Anlayacağınız ÜLKÜDAŞLARIMIN artık sorumluluk bilinci ile düşünmesi ve bu sorumluluk uyarınca da MAGAZİN tartışmaların boğuculuğu ile, ele-güne, muhalefete, karşıta koz vermekten kaçınması gerekir… Olası bir CUMHURBAŞKANI adayını, Örtülü-Örtüsüz, sakallı-sakalsız vb. Tüm Türkiye’yi kucaklayacak bir MARKA’yı bu tip yaftalamalardan uzak tutması gerekir…

 

Açıkçası son tahlilde 2015 seçimleri için çözüm önerim gayet açık ve nettir. Ya Sn. Devlet Bahçeli CUMHURBAŞKANI, Koray Aydın MHP Genel Başkanı ya da Meral Akşener Cumhurbaşkanı Devlet Bahçeli MHP Genel Başkanı olarak 2015 seçimlerini, yani ya HEP ya da HİÇ seçimlerini karşılamalıdır.

 

İyi de ya kazanamazsak Cumhurbaşkanlığı seçimlerini dediğinizi duyar gibi oluyorum… Kazanamaz isek de yüzde 25’e ulaşacağımız bir seçime katılmamak 2015 öncesi kendi kendimizi tasfiye etmektir. Kaldı ki kazanamaz isek de yüzde 25’e ulaşan bir MHP, 2015 seçimlerine KONJUNKTÜREL bir DEV olarak girer… La Tahzen İnnalahe Meana… Başaracağız… Başaracağız… Başaracağız…

 

Dr. Mehmet Fatih DOĞRUCAN

kaynak:medyafaresi

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Mehmet Ali BULUT 4 yıl önce

Milliyetçi Hareket Partisi 1999 seçimlerinden zaferle çıktığında hepimiz tarifi imkansız sevinçlere gark olmuş,adeta zafer sarhoşluğu içerisine girmiştik. Kolay değil, yıllardır hayali ile yanıp tutuştuğumuz ''milli devlet güçlü iktidar idealimizin'' ,''Turan sevdamızın'' gerçekleşmesi yolunda çok ciddi bir merhale geçilmiş , partimiz çok güçlü bir şekilde meclise girmişti. Sayın genel Başkanımızın meclis aritmetiğini hiçe sayarak yaptığı ANAP ve DOĞRUYOL dinlensin açıklamasını bile o heyacanla okuyamadık. Rahşan Hanım'ın kendi karakterine(!) yakışan açıklamaları canımızı yaksa da genel başkanın bir bildiği vardır diyerek katlandık.Çünkü Ülkücü Hareket'in iktidar olmaya , devlette kadrolaşmaya , kendi burjuvazisini meydana getirmeye gerçekten ihtiyacı vardı ve biz bu taviz ve manevralar bunlar için yapılıyor diye düşünüyor ve yönettiğimiz teşkilatları teskin ediyorduk.Bu arada da hükümetimiz ''uyum içinde çalışıyordu''.Rahşan Hanım yine karakteri(!) gereği bir sürü sapık, katil ,cani, vatan ve millet düşmanı hainin de aralarında bulunduğu pek çok suçlu kapsayan bir af yasası getirdi gündeme. Karşıydık tabi çünkü canı yanan bizim insanımızdı, biz bazıları gibi sırça köşklerde yaşamıyorduk. Halkın tam içinde sokaktaydık.Af tasarısıyla ilgili halkın ettiği küfürlere biz muhataptık ve de ortak... Ve hükümetimiz uyum içerisinde çalışıyordu...



Afla ilgili görüşmeler yapılırken bir MHP milletvekili Ali GÜNGÖR çıkıp ülkücü tabanın hissiyatına tercüman oldu meclis kürsüsünden ve anında atılıverdi partisinden .Sanki o gün biz de ihraç edilmiş gibi olduk ama zararı yoktu , sonuçta ''Hükümet uyum içerisinde çalışıyordu''. Bu arada Çin Devlet Başkanı Zemin'e 'hani şu Doğu Türkistan'da Uygurları katlettiren adam' devlet nişanı vermeleri falan zaten görmüyorduk önemli olan hükümetteki uyumdu.

Apo kod adlı teröristin idamı meselesi gündeme geldiğinde MHP kendinden beklenildiği üzere idamın infazını istedi ama diğer tüm siyasi teşekküller ağız birliği içinde karşı durdular buna ve genel başkanın tüm çabalarına rağmen idam '' terör suçları ve yakın savaş tehdidi dışında da olsa '' kaldırıldı Türk Ceza Kanunundan. Türk Milleti'nin bizden en büyük beklentisi olan aponun idamını da başaramamıştık ama hükümetimiz hala uyum içinde çalışıyordu.

Nihayet cumhurbaşkanlığı seçimi geldi gündeme ve biz yavaş yavaş anlamaya başladık bazı şeyleri . Evet MHP cumhurbaşkanlığını alacaktı,almalıydı. Zaten sloganımız da bu değil miydi ''Devletin başına Devlet gelecek!''. Devlet Bey aday olmadı şaşkındık,Sayın Sadi SOMUNCUOĞLU aday olacağını açıkladığında bir MHP milletvekilinin saldırısına uğradı. Biz teşkilatlarda yetiştik, biliyorduk ki bu olay Cemal ENGİNYURT'un yapacağı iş değildi. Herhalde genelbaşkan bürokrasiden bir ülkücü ağabeyimizi aday yapar dedik ama aday olarak karşımıza Ahmet Necdet SEZER ÇIKTI ki tam bir fiyaskoydu bizim için, ha bu arada hükümetimiz uyum içindeydi...

Ahmet Necdet SEZER'in özel yetkisini kullanarak kimleri ceza evinden kurtardığını merak edenler araştırsın.Yaptığı açıklamalar ve Türklük ve İslam'a bakışı ise herkesçe malumdur.

Ve bir gün Kocayayla'da bozuldu uyum , genel başkan seçim dedi ve seçimin sonucunda on küsur yıldır ülkenin, cumhuriyetin ,Türklüğün, İslam'ın başına bela olan AKP iktidarı geldi yerleşti tepemize. Önce milli görüş gömleğini çıkarıp kardinal cübbesi giyen Tayyip Efendi sonra tüm değerlerimizi ve her türlü milliyetçiliği aldı ayakalarının altına . Kendi zenginliğine zenginlik katmakla kalmadı, çoluğu çocuğu ,hısmı akrabası, yanı yandaşı karunlaştı adeta... Tüm devlet kadrolarına nüfuz ettiler maarifinden emniyetine, maliyeden istihbaratına kadar.

Fakat bana göre birde hata yaptılar cumhurbaşkanını halk seçsin diyerek ki bu onları durdurmak için bir fırsat olabilir eğer tüm ''milli duyarlılığı olan '' teşekküller ortak bir aday etrafında birleşirse. Ve bence bu isim bellidir: Balkanlardaki Türk geri çekişini yaşayan bir ailenin evladı,ÇİLLER Hükümeti'nin dirayetli iç işleri bakanı,28 Şubat döneminin hem gerçek mağduru hem kahramanı,MHP'lisinden CHP'lisine,Saadetlisinden AKP'lisine tüm vatandaşın sevdiği ve saygı duyduğu ciddi, karalı ve nezaketli bir meclis başkan vekili; devlet tecrübesi ile halk insanı olmayı,geleneğe bağlılıkla moderniteyi şahsında cem edebilen usta siyasetçi Sayın Meral AKŞENER.

Ya da Sayın Devlet BAHÇELİ. Ama mutlaka bir MHP'li...

Yoksa tarih tekerrür etmeye ve Türk Milleti kaybetmeye devam edecek.

Sevgili kardeşim, değerli dava arkadaşım Dr.Mehmet Fatih DOĞRUCAN'a gönülden katılıyor başarılar diliyor ve sevgiler sunuyorum.





Avatar
Abdülhamit Karaca 4 yıl önce

Mehmet Fatih bey,Genelde hersatirina deyil ,ama bircoguna imzami koyabilecegim icerigi ve tesbitleri ile göz dolduran güzel bir yazi kaleme aldin.Tebrik ediyorum. Meral Aksener Ülküdasimiz icin sahnelenen ve bahsettigin kirli tezgahin mucibi ve banisi daha düne kadar yazari oldugun;fitne ve fesat yuvasi "Habererk"sitesi ve sahibi provakatör Ismail Türk`dür.Basörtüsü ile ilgili ilk haberide yapan bu cirkef sitedir.Bunu herhalde sende gördün.Yazilarin artik bu sitede olmamasi beni ziyadesiyle memnün etti ,ümit ederim bu senin kararinla olmustur.Selametle.TTK