Mehmet Y. Yılmaz Zarrab'ın TBMM Komisyonunu Takmamasına Sert Çıktı

İŞTE MEHMET YILMAZ'IN BUGÜNKÜ YAZISI...

Milli iradeye 'Hadi git işine' dediler!


DÖRT bakan ile ilgili yolsuzluk ve rüşvet soruşturmasını yürütecek komisyonun üç kişilik bir grubu, İstanbul'da, Reza Zarrab, onun adamı Abdullah Habbani ve Muammer Güler'in oğlu Barış Güler'i"tanık olarak" ifade vermeye çağırdı.

Savcılık takipsizlik kararı vermemiş olsaydı, bu kişiler aslında aynı davanın sanığı olarak mahkemede yargılanacaklardı, şimdi "tanık" sıfatını kazandılar.
Bu "tanıkların" hepsi, komisyona ifade vermeyi reddetti.
Hiçbir şey söylemeden çekip gittiler.
Baktım, AKP sözcüleri "milli iradeden" dem vuracaklar mı diye, tıs yok!
Milli iradenin temsilcisi TBMM komisyonu ifade almak istiyor, bunlar "Hadi işinize gidin, size ifade mifade yok" diyorlar!
Benim açımdan bu işin ilginç olan yönü Barış Güler'in tanık olarak ifade vermeyi kabul etmemiş olması.
İfade verseydi, hangi bilgisiyle Reza Zarrab'a "danışmanlık" yaptığını açıklamak zorunda kalacaktı, bu bir.
Evinde çıkan kasaları, para sayma makinesini ve 93 bin dolar artı 325 bin Euro ve artı 395 bin liranın kaynağını açıklaması da gerekebilecekti.
Babası "oğlum bir gayrimenkul alımı için o parayı evde bulunduruyordu" demişti, o parayla nereyi alıp ya da satacağını da açıklaması gerekecekti.
Bir de tabii çelişkileri açıklaması lazımdı.
Para madem gayrimenkul alımı için evde bulunuyordu, babası ona evde arama sürerken telefonda neden "Danışmanlık işi de, akrabamdan alacağım vardı de" diye talimatlar yağdırmıştı, bunun da açıklanmaya ihtiyacı vardı.
Madem babası masumdu, kendisinin bu işlerde bezi yoktu, neden tanıklık edip bütün iddialar ile ilgili tatmin edici bir açıklama yaparak babasını kurtarmayı denemedi, gerçekten çok merak ettim!
Reza Zarrab da aynı şekilde kendisine devlet koruması sağlanması ile ilgili ayrıntıları açıklamak zorunda kalacaktı.
Kendisini rahatsız eden bir komiseri sürdürme işini de tabii!
Bakanın kendisine neden "Önüne yatarım" dediğini de sanırım komisyon merak eder ve sorardı.
Tabii sadece bunları değil.
Zafer Bey'in saatinin faturasının neden onun adamı üzerine kesildiğini, neden Zafer Bey'in kod adının rüşvet listesinde geçtiğini, Egemen Bağış'a neden ayakkabı kutusunda, elbise torbasında ve çikolata tepsisinde 500'er bin dolar para verdiğini de anlatırdı belki.
Ama kısmet değilmiş demek ki!
Bakarsınız, bakanlar "sanık" olarak sorgulanırken, onlar açıklarlar bu soruların yanıtlarını.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.