Medya Gücü-Şükrü Alnıaçık

Kimse kimseyi kandırmasın!. Dümdüz söylüyorum: Bizim bir "medya gücümüz" yok ve

Sancılı bir patinajın içindeyiz!.. Sebepler muhtelif….

Komünistler bizim en iyi gazetecilerimizi vurdular. Bizi, 70li yıllarda Basın Yayın Yüksek Okullarına sokmadılar. Sonra medyada ahlak, masabaşı gazeteleriyle erimeye başladı. 90'larda meslek haysiyeti, paraya karşı verdiği savaşı kaybetti. Son yıllarda ise bu ahlaksızların "intikam kopyası" bir sağ devrimci medya türedi!.. Kürtçü savaş propagandası da kendi alanında önemli bir mesafe kat etti.

 

Biz ise kendimiz yazıp, kendimiz okuyoruz. Bu da faydalı, eğitici, disiplin sağlayıcı bir şey ama

"medya gücü" değil.

Medya gücüyle kazanılan "kamuoyu" sandıkta deste deste oya, oylar da çil çil paralara dönüştüğü için günümüzde iletişim, öylesine politize edildi ki; bir ideolojik gücün medya gücüyle takviye edilmemesi halinde demokratik rekabet ortamında başarılı olabilmesi mümkün görünmüyor.

Ülkücü Hareketin kalitesiyle ve MHP'nin etkinliğiyle ilgili eleştirilerin çoğu, bu en zayıf olduğumuz noktayı dikkate almadan yapılıyor. Bu yüzden de yeterince "eleştiri" sayılmıyor.

 

Medya gücü nasıl mı çalışıyor?

Mesela, AKP'nin ürettiği genç zenginler sınıfının ayakkabı kutularına kadar giren, cumhuriyet tarihinin en büyük yolsuzluğu, "medya gücü" sayesinde örtbas edilebiliyor. Medya gücü, en azından arsızlara ve hırsızlara cesaret veriyor.

Eski dönek solcular, liberal kapitalist patronlardan maaş alınca "liberal sol" gömleği giyerek araziye uymakla kalmadılar; PKK'nın kitleselleşmesinde mühim roller oynayarak devletten kendilerince arkadaşlarının intikamını aldılar. Bu başarıda "medya gücü"nün etkisi büyük…

Cemaat, kamuoyunu arkasına alabilmek için dizilere kadar giren siyasi beyin yıkama faaliyetiyle Cumhuriyetçilere ve Atatürkçü TSK mensuplarına karşı etkili operasyonlar düzenledi.

Öyle ki, millet, baş tacı ettiği paşaların "terörist" gerçek teröristlerin ise "kahraman" değilse bile "mazur görülebilir" olduğunu düşünmeye başladı.

Milleti vatanına, devletine, anasına babasına mukaddesatına sövdüren güç yine "medya"ydı.

Ülkücü medyanın eksik gedik kalmasının biraz da felsefesine girecek olursak:

Gazetecilik biraz "kahraman işi olmayan" bir meslektir. Amerikan gazetecilerinin "esas oğlan"ların önüne atılarak, sansasyonel haber yapmak için nasıl çırpındıklarını filmlerden hatırlarız.

Biz ise fanilerin yapacağı işlere fazla ehemmiyet vermeyen ve yıldızları fethetmeye hazırlanan kahramanlarız. Öyle kimsenin peşinde haber kovalayamaz, oturup uzun uzun haber metni hazırlayamayız.

İskender Öksüz bey, bir özel sohbette 70'lerde "Devlet"in bir sayısına kapak konusu bulmakta zorlanınca hemen harekete geçip, Çin sarayı misali bir "baskın"a gittiklerini ve kapakta bu konuyu işlediklerini anlatmıştı.

"Kürşat'ın çerileri"nden "Simavi'nin köleleri"ne doğru süzülmek tabii ki hiç kolay değildi. Tarih ile tarihçilik arasında da böyle bir bağ vardı. Mesela Türkler, "çok tarih yapmış, az tarih yazmış" bir millettir. Ülkücüler de irili ufaklı çok haber üretmişlerdir; ancak hem kapaklık olmadıkça kendileri yazmamışlar, hem de düşmanlarının çarpıtma haberlerine ve karartmalara maruz kalmışlardır.

Şehadetleriyle Ülkücü Hareketin gönül sütunlarına manşet olan İlhan Darendelioğlu, İsmail Gerçeksöz, Kemal Fedai Çoşkuner gibi abilerimiz bugün hayatta olsaydı, tabii ki her şey daha farklı olurdu.

Onların vurulması, cisimlerinin toprak olması, mesailerinin yok edilmesi bizim için tabii ki büyük kayıptır. Ancak şehitlerin ölümsüzlüğünü kuvveden fiile geçirirken onları hep hatırlayacağız. Medya konusunda da asla umutsuzluğa kapılmayacağız. Ancak yetenekli genç Bozkurtları İletişimci yapmaya çalışmaktan da geri durmayacağız.

Rahmetli Başbuğ, sürgünden dönüp MHP'yi kurduğunda 52, Zindandan çıkıp MÇP'nin başına geçtiğinde ise 70 yaşındaydı. Bize heyecan, sancılanma ve sabırsızlık yakışabilir, ancak ümitsizlik asla yakışmaz.

Davamız için çalıştığımız kadar Ülkücüyüz.

Ülkücü olduğumuz kadar da ümitliyiz.

ŞÜKRÜ ALNIAÇIK

ORTADOĞU

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Abdülhamit Karaca 4 yıl önce

Evet hocam yazdiklarin hepsi ama hepsi dogru ve her Ülkücünün okumasi,ezberlemesi ve dimagina kaydetmesi gerekli hakli gerekce ve tesbitleri iceren mükemmel bir yazi.Bu tebitleri görmemek,kabulenmemek veya bu haberin verilisinde de "Ah hocam ah nasil olsun?" gibi sucu MHPye ve Ortadogu gazetemize atmak kolayligi ve haksizligina düser isek sonuc dahada beter olacakdir.Her Erk sahibi Ülkücü kurulus,STK,Site ve Gazete bu sorumlulugu bir vazife olarak görüp öneri ve telkinlerde bulunmasi ,Sükrü hocanin bu tesbit ve haykirisini herkes yüreginde duymali ve üstüne düsen vazifeyi hakkiyle icra etmelidir.Veyahut her Ülkücü Site bunu yapmaz ve oyunbozanlik yaparsa ozaman hem Allah indinde ve hemde Ülkücülerin nazarinda suclu duruma düseceginide unutmasin.Haydi görev basina Ülkücü Bozkurtlar.TTK