Kur\'an-ı Kerim Nefret Suçu mu İşliyor - I-Prof.Dr.Nurullah Çetin

Türkiye’de demokrasi adına demokrasinin yok edileceğinin göstergelerinden biri, “Demokratikleşme Paketi”nin garip maddeleri arasında yer alan “nefret suçları” kavramıdır.

Açıklanan “Demokratikleşme Paketi”ne göre “nefret saikiyle işlenmiş suçlar” da Türk Ceza Kanununa girecekmiş. Bu suçun ne olduğu net, somut, belirgin biçimde tarif edilmiş değildir. Hangi söylem ve eylemler “nefret suçu” diye ceza kanununa girecek?

Irk, din, dil, cinsiyet ve cinsel yönelimle ilgili şiddet içeren eylemler ve buna yol açan söylemler suç olacakmış.
 Söylemler, eylemlerin sebebi gösterilecekmiş. Bu karmakarışık bir durum. Kanun çıkmadı ama yapılan yorumlara göre mesela siz son derece bilimsel, nesnel bir eleştiri ve kişinin sıfatları, özellikleriyle ilgili bir tanımlama yaptınız. Ruh hastası biri de çıktı, bir eylem yaptı, birini öldürdü ve “ben şu yazıyı okudum, onun üzerine öldürdüm” dediğinde bilimsel eleştiri sahibi de suçlu olacakmış.

Nefret suçları kanunu diye garip bir kanun çıkarsa bunun amacı, tamamen Müslümanın Müslümanlığını, Türk’ün Türklüğünü ifade etmesi ve dinî ve millî değerlerini savunmasını engellemektir. Müslüman Türk’ün kendini ifade etmesi ve eleştirme hakkını kullanması yok edilmek isteniyor. Çünkü bu kanunun alt yapısını hazırlayanlar ve hükûmete dayatan çevreler, Türklükle ve Müslümanlıkla derdi olan çevrelerdir. Eğer hükûmet, bu kanunu çıkarırsa kendi ayağına kurşun sıkmış olacaktır. Zira kanun, Türkiye’de Müslüman Türk varlığını ve zihniyetini ortadan kaldırmaya matuftur.

Açıkça söylüyorum, bu kanun Kur’an-ı Kerim’i bile yasaklamaya dönük olarak işletilebilecek bir kanun olma potansiyeli taşıyabilecektir. 

Mesela kanunla yasaklanacağı söylenen bazı kavramlara bakalım:
Gâvur: Gâvura gâvur demek suç olacakmış. Tanzimat Fermanı ilan edildiğinde de tellallar sokaklarda “bundan sonra gâvura gâvur demek yasak haaa!” diye bağırtılmıştı. Öncelikle şunu vurgulayalım. “Gâvur” kelimesi, Arapça “kâfir” kelimesinin Türk halkı tarafından söylenmiş şeklidir. “Kafir” de Hakk’ı görmeyen ve örten, iyilik bilmeyen, Allah’ı inkâr eden, dinsiz, imamın esaslarına veya bunlardan birine inanmayan mülhid demektir. Esasen gâvur yani kâfir, son hak din olan İslam’ın üstünü örten, görmezlikten gelen, yok sayan Yahudi ve Hristiyanlar için kullanılır. Hocalar, alimler, aydınlar “kâfir”, halk da aynı manaya gelen “gâvur” der. Bu, İslam kültürüne ait Kur’an kaynaklı bir terimdir. Hiçbir kanun, bu terimi yasaklayamaz, yok edemez.

Kur’an-ı Kerim’de de kâfirle ilgili birçok ayet vardır. Bu ayetlerde nefret kanuncularının anladığı manada dinlerine, inançlarına, yaşam tarzlarına nefret ifadeleri, hatta ondan daha ileri ifadeler vardır. Mesela şu ayetlere bakalım:

 “Yanlarındakini tasdik etmek üzere onlara Allah katından bir kitap gelince, daha önceleri inanmayanlara karşı onunla yardım isteyip durdukları halde, o tanıdıkları kendilerine gelince, bu sefer kendileri onu inkâr ettiler. İşte bundan dolayı Allah’ın laneti kâfirleredir.” (2-89)

Bu ayette geçen “Allah’ın laneti kâfirleredir.” ifadesini nefret kanuncuları, çıkarttıracakları kanuna göre nefret kapsamına alıp yargılatabilirler. Bu ayet, camide okunduğunda, mesela imam vaaz ederken bu ayeti okuduğunda ve tefsir ettiğinde camiyi basabilirler ve “burada inanmayanlara karşı nefret aşılanıyor, doğru kodese” diyebilirler.

Bir de şu ayete bakalım: “Her kim Allah’a, Allah’ın meleklerine, peygamberlerine, Cebrail ile Mîkâil’e düşman olursa, iyi bilsin ki, Allah da o kâfirlerin düşmanıdır.” (2-98)

Buradan hareketle Allah, gâvurlara (kâfirlere) kin, düşmanlık ve nefret besliyor diye hâşâ yargılanabilir. Çıkarılacak kanun, buna imkân verebilir. O zaman Müslüman ve Türk düşmanlarının dolduruşuyla kanun çıkaracak olan arkadaşlar, kendilerini nasıl savunacaklar merak ediyorum.

Şimdi şu ayette gâvurlar yani kâfirler için geçen ifadeler nefretten de öte bir şey. Acaba nefret kanununu çıkaracak olan İslamcı arkadaşlar, sonra çıkaracakları kanun karşısında bu ayeti nasıl savunacaklar acaba? 

Ayet şu:
“Ama âyetlerimizi inkâr etmiş ve kâfir olarak can vermiş olanlara gelince, işte Allah’ın laneti, meleklerin laneti ve insanların laneti hep onların üzerine olsun.” (2-161)

Bir vatandaş bir makale yazsa ve kendi cümlesi olarak: “Allah’ın laneti, meleklerin laneti ve insanların laneti hep onların üzerine olsun” dese, çıkarılması düşünülen nefret kanunu karşısında kendisini hiçbir şekilde savunamaz ve lanet okuyor, nefret ediyor diye doğru kodese tıkılır.

Gâvurlar yani kâfirlerle ilgili bir ayet daha alalım: “Onları nerede yakalarsanız öldürün ve sizi çıkardıkları yerden onları çıkarın. O fitne, öldürmeden daha şiddetlidir. Yalnız Mescid-i Haram yanında onlar sizinle savaşmadıkça siz de onlarla savaşmayın. Fakat sizi öldürmeye kalkışırlarsa, hemen onları öldürün. Kâfirlerin cezası böyledir.” (2-191)

Bu ayetten hareketle, birileri nefret saikiyle söylenmiş, gayr-i Müslimleri öldürmeye sebebiyet verecek bir nefret söylemi geliştirilmiş diye iddia etseler, İslamcı diye bilinen hükûmet adamları, bu işin içinden nasıl çıkacaklar acaba?

Şu ayete bakalım: “Onlar, müminleri bırakıp kâfirleri dost ediniyorlar. Onların yanında izzet ve şeref mi arıyorlar? Halbuki bütün izzet ve şeref, Allah’a aittir.” (4-139)

Burada gâvurlara yani kâfirlere “şerefsiz” denildiği gayet açık. İslam’ı bırakıp da demokrasi dini icat eden arkadaşlar, nefretçileri üzmemek için bu ayeti Kur’an-ı Kerim’den çıkaracaklar mı acaba? 

Şu ayette de Allah, açıkça gâvurları yani kâfirleri nefretten öte lanetlemiştir: “Allah, erkek kadın bütün münafıklara ve bütün kâfirlere cehennem ateşini ebedî olarak vaad buyurdu. O ateş onlara yeter. Allah onlara lânet etmiştir. Onlara bitmez tükenmez bir azap vardır.” (9-68)

Haberiniz.com

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.