İlber Ortaylı O Diziyi Yorumladı
TÜRKİYE'NİN en ünlü tarihçilerinden Prof. Dr. İlber Ortaylı, Kurtlar Vadisi ekibinin ekrana taşıdığı, yakın tarihimizin Menderes'i darağacına götüren süreci bir aşk hikayesi eşliğinde anlatan dizisi 'Ben Onu Çok Sevdim' dizisini yorumladı.

Dizinin yönetmeni Mehmet Bahadır Er, merhum Başvekil Adnan Menderes'in hukukunu savunuyor. Savunmaları doğrultusunda ekrana mesela bir Celal Bayar ve İsmet İnönü getiriyor...

Celal Bayar İttihatçıydı; bu vasfını ve kimliğini sonuna kadar korudu. İsmet Paşa ise askerdi; İstiklal Savaşı komutanlarındandı. Demokrasinin asla yaşayamayacağı bir dönemin başvekili ve cumhurbaşkanı oldu; Türkiye'nin demokrasiye olan sorunlu geçişini de çok hadise çıkarmadan gerçekleştirdi. 60 yaşından sonra ana muhalefet liderliğini üstlendi...

Hırçın bir dönemdi. Türk politikacıları parlamenter rejime lazım olan üslubu öğrenemediler; bugün de öğrenemiyorlar ve o günden daha kötüler. Fakat bu filmde gördüğümüz gerçek İsmet Paşa ile alakası olmayan bir tip (karakter demiyorum; karakter yaratma yeteneği ne senaryoda ne de yönetmende var!)

Muhalefetten bazı sivri dilliler İsmet Paşa'ya "tilki" derdi. Bu dizideki İsmet Paşa ise tilki bile değil; kasaba çarşısında kahvede oturan fırsatçılardan biri gibi...

Onun kullanmayacağı bir üslup (hiçbir şekilde filmler taranmamış, ses kayıtları dinlenmemiş), ondan beklenmeyecek el hareketleri yapıyor...

Türkiye toplumu ve tarihi basit bir terazi değil

Unutmayalım 1950'lerde dış politika sert çizgilerle sınırlanan, tartışılmayan tabular bütünüydü. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde "Kore'ye niye asker gönderiyorsunuz?" diye sorulmadı;

"Bize tasdik ettirmeden neden gönderiyorsun?" denildi. Aynı şey Menderes için de geçerli. Ne sayısız ses kayıtları ne filmleri incelenmiş; rahmetli Suha, Kemal Bekir'in oyunlaştırdığı "Düşüş" adlı piyeste II. Abdülhamid'i hatırat ve resimlerden ve yazdırdıklarından izleyerek çok daha realist canlandırmıştı...

Propaganda için bu kadar tekdüze, her şeyiyle menfi ve ucuz adam kategorisine Bayar ve İnönü yerleştirilemez; zira ne olursa olsun Türkiye toplumu ve tarihi böyle basit bir terazi değildir...

Yine senaryolar yolda yaya kalıyor. Sizden tarihçilik beklemiyoruz. Sanatçıya has açık duyarga ve ölçü bekleniyor...

Yalnız bir noktanın üzerinde durmak lazım. Dekor ve kostüm sinemada mükemmele gidilen yönler ve burada da öyle. Oyuncular da artık kim ne derse desin eskilere göre daha profesyonel. En azından aktörlük yanında spor yapıldığı, dans edildiği anlaşılıyor. Bu sanat gelişme gösteriyor..
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.