Hüseyin Gülerce:Halk eğitim kursları fiyaskoyla sonuçlanmıştı

Hükümetin dershaneler kapatma konusundaki tavrını ve Bakanlar Kurulu sonrası Bülent Arınç'ın açıklamalarını "Yanlış Durdu, Hata Devam Ediyor" başlığı ile özetleyen Zaman Yazarı Hüseyin Gülerce, Hükümetin "Öğrencilerin, öğretmenlerin, velilerin görüşünün alınması" kararı olumlu bulduğunu ama bunun en başında yapılması gerektiğinin altını çizdi.

Arınç'ın "dershaneleri kapatma kararımız doğrudur" sözlerini "hata devam ediyor" şeklinde niteleyen Gülerce, MEB'in dershaneleri kapatıp yerine Halk Eğitim Kursları açmasını da tam bir fiyasko olarak niteledi.

Halk Eğitim Kurslarının daha önce açıldığını ve fiyasko ile sonuçlandığını hatırlatatan Gülerce, "dershane ihtiyacı, okullardaki takviye kursları ve Halk Eğitim’deki kurslarla karşılanacakmış. Sayın Bakan ile müsteşarının haberi yok herhalde. Bu denendi ve milli eğitimin en büyük fiyaskolarından biri oldu" hatırlatması yaptı.

 

İşte Hüseyin Gülerce'nin dershaneleri neden gerekliği olduğunu RASYONEL şekilde özetlediği o analizi;

Önceki günkü Bakanlar Kurulu’nda dershaneler konusunda, sağduyu galip geldi ve büyük bir yanlıştan dönüldü.

EN BAŞTA BUNUN YAPILMASI GEREKMİYOR MUYDU?

Yanlışa dur denildi ve dershanelerin, öğrencilerin, öğretmenlerin, velilerin görüşünün alınması noktasına gelindi. Allah aşkına en başta yapılması gereken bu değil miydi? Bunu en başta yapsaydınız, şu kadar kırıcılık, gönül yıkma, tedirginlik, endişe yaşanmasaydı olmaz mıydı? Gezi olaylarının ilk iki gününde de böyle olmadı mı? İlk gün gelen yargı kararına tepki gösterildi ama sonra o karar, meselenin çözümü için can simidi oldu. “Yargı kararını bekleriz, bizim lehimizde çıksa bile plebisite gideriz, halkın dediğini yaparız…” denilince tepkiler soğutuldu. İçişleri Bakanı Sayın Güler, birkaç gün önce Meclis’te aynen şunları söyledi: “Gezi olaylarında kavrayamadığımız yerler var mı evet var, kavrayamadık. Hatta olayların arkasında uluslararası güçler ve çözüm sürecinin baltalanmasına kadar varan bir arayış olduğunu belirtmek isterim.”

 

HATA DEVAM EDİYOR

Dershanelerin kapatılma teşebbüsünde de aynısı var. Yanlış durdu ama hata devam ediyor. Sayın Arınç, konuyu yeniden değerlendireceklerini ama “hükümetimizin kararı doğrudur, yeterince anlatamadık herhalde…” diyor.

HÜKÜMET ŞUNU DİYOR

Anlatılan ve anladığımız şu. Eskiden eğitim sisteminde aksaklıklar vardı. Çocuklarımız başarılı olamıyordu. Dershaneler bir ihtiyaç olarak doğdu. Çok da faydalı oldular. Ama şimdi hükümet çok yatırım yaptı, sistemdeki aksaklıklar giderildi. Artık eğitimi sadece okullar vermeli. İlave tedbire ihtiyaç yok. Velilere de gereksiz masraf yaptırılmamalı.

11 YILDA 5 BAKAN DEĞİŞTİ VE BİRÇOK SİSTEM

Sayın Arınç’ı çok seviyor ve sayıyorum. Keşke bu yaklaşımı o savunmasaydı. Derslikler, sıralarla ilgili aksaklıklar giderildi, ancak sistemin özündeki aksaklık aynen devam ediyor. Yılların eğitimcisi olarak söylüyorum, Sayın Bakan’ın ve Sayın MEB Müsteşarı’nın yaklaşımları; okulu, öğrenciyi, dershaneyi, kursu zerre kadar bilmediklerini ortaya koyuyor. Sayın Bakan ve müsteşarının yaklaşımı, öğretmenlerde, öğrencilerde, velilerde şaşkınlık, hayret ve üzüntü ile karşılanmaktadır.

HALK EĞİTİM KURSLARI FİYASKO İLE SONUÇLANMIŞTI

İki şey söyleyeyim. Dershaneleri özel okula ve açık liseye dönüştürmek, bu konuları hiç bilmeyenleri heyecanlandırabilir ama eğitimcileri asla ikna edemez. Çünkü dershanelere 2 milyon öğrenci gidiyor. Özel okula çevirirseniz bunların -devlet teşvik de verse- ancak 100 bini o liselere gider. Yani 1 milyon 900 bin öğrenci yine dershanelere ihtiyaç duyar. Dershane ücretlerinin 5 katı olacak o ücreti velilerin çoğu da veremez. İkincisi, dershane ihtiyacı, okullardaki takviye kursları ve Halk Eğitim’deki kurslarla karşılanacakmış. Sayın Bakan ile müsteşarının haberi yok herhalde. Bu denendi ve milli eğitimin en büyük fiyaskolarından biri oldu…

Eğitim sisteminde, A’dan Z’ye sağlıklı, verimli, üniversite ile senkronize hale getirecek köklü değişiklikler yapılmazsa, okullar arası kalite eşitliği sağlanmazsa, eğitim ezberden kurtarılmazsa, dershane ihtiyacı asla azalmaz.

EN İYİ OKULLARA GİRMEK İÇİN SINAV OLACAK, DERSHANE DE OLACAK

Bunlar yapılsa bile, zeki, çalışkan, başarılı öğrencilerin girmek istediği fakülte kontenjanları toplam 35-40 bin civarındadır. Türkiye genelinde hukuk, siyasal, en iyi mühendislikler, tıp, işletme için toplam 25 bin kontenjan varken, buraları da 200-300 bin öğrenci tercih ederken, özel ders ve dershane ihtiyacı hiçbir zaman ortadan kalkmaz.

Ne olur meseleye hisle, bu kurumları itibarsızlaştırma önyargısıyla yaklaşmayın. Olan çocuklarımıza oluyor. Herkesin birbirini kırması, üzmesi, üslup kaymaları da cabası…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.