Hala mı Hainler?Suat Başaran

Çok kızıyoruz onlara çok.


Ama hiç düşündük mü?


Olmasalardı ne olurdu hâlimiz.


İyi ki varlar.


Yoksa onca başarısızlığın günahı kime yüklenecekti!


*****


Son yerel seçimlerde partimizin büyük başarısından(!) sonra; başarısızlığın sebeplerini irdeleyen değerli siyaset ve fikir adamları failleri buldular:


‘Hainler’


Saçma bir cümle oldu; farkındayım.


Ancak olan biten saçmalığı anlatmak için saçmalamak gerekiyordu zaten.


*****


Dünün ‘hainleri’ günümüz ‘hainlerini’ sorguluyor.


Güler misin ağlar mısın!


Eğer ülkücü olarak partinin aleyhinde çalışmak hainlikse sadece başkanlık divanında en az üç ‘hain’ var. Bunlar son on yılın hainleri. Filmi geriye sararsak hain olmayanları saymak zorunda kalırız.


*****


Niyetim eski defterleri karıştırıp birilerini karalamak değil.


Niyetim hainlik edebiyatının artık hem sıktığının,hem de insanları ihanet doğrultusunda motive ettiğinin altını çizmektir.


Sıkıyor çünkü, herkes birbirini tanıdığı için bugün ahkâm kesenlerin yakın geçmişte nasıl ana-avrat dümdüz gittiklerine tanık olmuşlardır.


Motive ediyor çünkü, vaktinde ‘hainlik’ edenlerin partide geldikleri konumları gördükçe ihanetin cazibesine kapılıyorlar.


Hainlik yükselmenin bir ön şartı gibi algılanabiliyor.


Önümüzdeki seçim dönemi bazılarını ellerinde cürümlerinin delili gazete kupürleriyle “en büyük hain bendim” diyerek sıra kapmaya çalışırken görürsem şaşırmayacağım.


*****


Lâtifeyi bir tarafa bırakırsak…


Türkiye’nin şartları MHP’nin, yıllardır söylediği ancak bir türlü başaramadığı merkez partisi olmasını bir zorunluluk haline getirmiştir.


Merkeze yürümek demek, daha evvel MHP’ye sıcak bakmayan insanlara MHP’de siyaset yapma şansı vermek demektir.


Bu, dün karşı karşıya geldiğimiz insanların yarın partide etkili yerlere gelmelerine razı olmaktır aynı zamanda.


“İyi ki geldiniz, sizlerle güçlendik” diyebilmektir.


Bunun için üzüntülülerimizi içimize atarak daha sakin ve hoşgörülü yaklaşmak zorundayız.


Büyük buluşmanın dili barış dilidir, sevgi dilidir, hoşgörü dilidir.


Dün sana oy vermeyenleri ihanetle suçlayarak yarınlar için buluşmaya çağıramazsın.


Onun için kendi insanımız için kullandığımız şu ihanet kelimesini lûgatımızdan çıkartalım lütfen!


Unutmayalım ki, fikir ve  yöntem, ancak kendileriyle uyumlu bir dille başarıya ulaşabilir.

SUAT BAŞARAN

www.40ambar.com

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.