Ezgi Başaran PKK PR\'ında Zirve Yaptı

Başaran “Öyleyse Öcalan'ı salmak şart oldu beyefendiler” başlıklı yazısında, devleti, İmralı görüşmelerinde PKK’yı bölüp yönetme taktiği güderek, PKK çevrelerini kandırmakla eleştirdi:

“Memleketteki tüm kötülüklerin babası şeklinde çizdiklerini bugün en mülayim pamuk dedeye dönüştürme gayretlerini saygıyla karşılayabilirdim.

Eğer sahiden karşılarındaki kişiyi meşrulaştırmak istedikleri için bunu yapıyor olsalardı… Eğer Kürt sorununun çözümü için müzakere edilecek en doğru kişinin Öcalan olduğunu anladıkları için böyle davranıyor olsalardı… Bu gayretlerin ardında bir hinlik olmasaydı… Ama var. Demokrasi paketi açıklandığından beri hükümet sözcüleri, birtakım yazarlar sağdan sağdan geliyorlar. Potporisi: “Kandil ayrı konuşuyor, BDP ayrı. İkisinin de beklentisi Öcalan’ın kendileri gibi felaket kokan açıklamalar yapması. Ama öyle olmadı.”

“BDP sözde Öcalancı fakat özde KCK’ya itaatkâr. Kandil’in kullandığı dil ve üslup BDP’lilerinki kadar kötü.”

“Demokrasi paketine BDP ile Kandil, Öcalan’dan oldukça farklı yaklaşıyor. Öcalan diyalogdan yana ama ‘saha’dakiler sözel olarak onu
destekler görünse de uygulamada onu boşluyorlar.”

“Öcalan’la ters düşüyorlar. Başbakan, oralı bile değil. Ters düşseler de süreç kopmaz çünkü. Öcalan ne derse o olur, Öcalan sağlama alınmışsa gerisi gelir.”

* * *

İmralı ile görüşmelerin asıl motivasyonu Kürt sorununu çözmek olsaydı, bu çok klasik “muhatabını çokbaşlı ve kaotik göster, böl, yönet” devlet taktiği kullanılmazdı. Bu taktiğin en sonunda devletin elini zayıflatacağını, müzakereleri başlamadan bitireceğini defalarca yazdım. Ama hayır, bu taktik uygulanıyor. Hem de ne cahilce… Kürt siyasi hareketinin tarihine ve yapısına katiyen vâkıf olmadan.

Şaka mı yapıyorsunuz… Birbirlerinin cümle yapısından, tümceyle öznenin yerlerinden özel bir iletişim kanalı oluşturabilen, 30 yıldır birbirlerine güvendikleri için hayatta kalabilmiş insanların şimdi bir anda, hem de Türkiye devleti karşısında, ‘ayrı düştüklerini’, ‘kapıştıklarını’ mı sanıyorsunuz?

Sürecin gidişatıyla ilgili farklı bir yaklaşım içinde olduklarına, Öcalan’ın, kaldığı oda üç santim büyüdü bir de televizyon geldi diye Kandil’i ve BDP’yi yolda bırakacağını, bırakabileceğini mi düşünüyorsunuz?

2005’te Kandil’le irtibata geçen uluslararası temsilcilere “Sadece bizimle müzakere olmaz, Öcalan’ı oyun dışında bırakamazsınız” diyen PKK yöneticilerinin bugün Öcalan’ı zor durumda bırakacak, onun onaylamayacağı şeyleri söyleyeceğine inanıyor musunuz?
Cevap olarak en az bir kere evet dediyseniz bile yeter derecede trajik ve komik.
Aslen olay şudur: Şu anda süreç sıkıntıya girmiştir ve bu konuda Kandil, BDP ve Öcalan hemfikirdir.

* * *

Hükümet ve hükümetin gönüllü yazıcılarının aksi bir tablo çizmesinin ardında bilgisizlikten öte oy hesabı da var aslında. “Öcalan’la asıl biz iyi anlaşıyoruz, Öcalan da bizimle anlaşıyor, bu BDP her şeyi bozuyor, hiç makul değiller” havası yaratarak bölgede BDP’nin oylarından tırtıklama hesabı.

Bana kalırsa beyhude olduğu kadar bir tehlikeli yolda savrulmaktır bu. Maalesef kısa vadede bu taktikten vazgeçeceklerini de sanmıyorum.

Ve fakat üç beş oy uğruna bu yolda yürüyen beyefendilere şöyle derler: Mademki bir tek Öcalan’la anlaşabiliyorsun, mademki tek yumuşak ve anlayışlı kişi odur… BDP ve Kandil ondan ayrı düşmektedirler… Acilen Öcalan’ı salmanız gerekmektedir. Böylelikle daha medeni ortamlarda buluşur konuşursunuz, Öcalan da oyunbozanlara haddini bildirir, siz de oh şöyle bi rahatlarsınız. Nasıl? Kafaya yattı mı? Benim yattı valla. E, hadi o zaman.”

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.