Erhan Başyurt yazdı: MGK'da 'U dönüşü' ve bumerang etkisi...

İşte Erhan Başyurt'un o yazısı;

Milli Güvenlik Kurulu, 10 saat 20 dakika toplanarak bir rekor kırdı.   

Ulusal güvenliği ilgilendiren “sorunlar yumağı” haline gelmiş o kadar çok konu var ki, az bile sürdüğü söylenebilir. 
 
Kobani ve Suriye’de yaşanan gelişmeler…  

Peşmerge koridoru ve Irak’ta yaşananlar…  

PKK ve KCK’nın tehditleri…   

Çözüm sürecinde gelinen kritik aşama ve sokak eylemleri…  

Sivil ve silahsız güvenlik güçlerine yönelik PKK saldırıları…  

Akdeniz’de enerji sahaları üzerinden Rum kesimi ve İsrail ile ekonomik çıkar çatışması…  

IŞİD ve El Nusra ile mücadele, OSÖ ve eğit-donat projesinin uygulaması…   

Jandarma’nın İçişleri Bakanlığı’na bağlanması ve oluşacak güvenlik riskleri…
 
Yolgeçen hanına dönen güney sınırlarımız…  

Şu bir gerçek, Türkiye ulusal güvenliği adına çok kritik günler yaşıyor.  

Dört yıl sonra geri adım  

MGK Sonuç Bildirisi bu sorunların önemli bir kısmının konuşulduğunu teyit ediyor.  

Bir de kamuoyunda çok tartışılan aşağıdaki ifadelere yer veriliyor:  

“Milli güvenliğimizi tehdit eden, kamu düzenini bozan iç ve dış legal görünüm altında illegal faaliyet yürüten paralel yapılanmalar ve illegal oluşumlar ile yürütülen mücadelenin kararlılıkla sürdürüleceği…”   

İlgi çekici bir cümle…   

Açıkça PKK ve KCK gibi yapılanmalar ile YDG-H gibi uzantıları işaret ediliyor.   

Mahkeme kararı ile yasa dışı (illegal) terör örgütü oldukları teyitli bu yapıların yanına, bazı mecralarda iddia edildiği gibi sivil toplum kurumları “cemaatler ve tarikatlar” eklendiyse AK Parti adına çok vahim…  

Eğer doğruysa, 4 yıl önce Kırmızı Kitap’tan çıkarmakla övündükleri soyut “irtica” tehdidini, somut “bölücü örgütlerin” yanına iktidar kendi eliyle ekledi demektir.   

Yürek burkan gelişme  

Böyle bir geri adım, “hükümetin serbest kalan derin yapılar tarafından dize getirildiği” tezini güçlendiriyor.   

“U dönüşü” yapılmasına neden olan zaafın kaynağı ne olursa olsun, demokrasimiz ve özgür toplumun geleceği adına bu karar yürek burkan bir gelişme…  

Cemaatler ve tarikatlar, 28 Şubat’tan bu yana devletin cenderesinde faaliyetlerini sürdürüyor. 
 
Tek bir yasa dışı faaliyetleri ve eylemleri dün olmadığı gibi yarın da olmayacaktır.   

Yasal çerçevede, şeffaflık içinde, gönüllülük temelinde bireysel ve demokratik haklarını kullanmaya devam edecekler. 
 
Dolayısıyla yeniden “Kırmızı Kitap”ta yer almaktan endişe duymalarını gerektiren bir neden yok.   

Ancak AK Parti yönetimi, 4 yıl içinde neden böyle bir “U dönüşü” yapmak zorunda kaldığını sorgulamalı.   

28 Şubat ve 2004 MGK kararlarında olduğu gibi bu tarz kararların “bumerang” gibi imzayı atanları vurduğunu umarım çok geç olmadan fark ederler.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.