Emre Aköz'den bomba PKK yazısı

IŞİD tehdidinin çözüm sürecinde iki seneçek ortaya çıkardığını savunan Sabahgazetesi yazarı Emre Aköz, PKK'nın silah bırakmayacağı bir anlaşmanın olası olduğunu yazdı.

IŞİD HESAPLARI BOZDU

Ortadoğu'da baş döndürücü gelişmeler yaşanıyor. Çok değil bir yıl önce kimsenin umursamadığı IŞİD, bölgede tüm dengeleri değiştirecek konuma yükseldi. PKK'nın bu ortamda silah bırakmasının zor olduğu konuşuluyor.

Dahası çözüm sürecinin en kritik safhasında HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın "Marjinal gibi geliyor olabilir ama IŞİD barbarlığına karşı PKK savaşıyor, Türkiye’de de barış olacak ve PKK, Türkiye’ye karşı silah bırakacaksa, silah yardımı neden olmasın” açıklaması geldi.


İKİ YIL ÖNCE ZIRDELİ MUAMELESİ YAPILIRDI

Peki şimdi ne olacak? Kimilerince çılgınca karşılanan bu teklifi ciddiye alanlardan birisi de Sabah yazarı Emre Aköz'dü. "Çözüm Süreci ve IŞİD" başlıklı yazısında Demirtaş'ın önerisinin saçma olmadığını ifade eden yazar, çözüm sürecinde ortaya çıkabilecek iki seçeneği okurlarıyla paylaştı.

"Art niyetimiz olmadan, doğruluğuna inanarak bazı laflar ediyoruz. Derken hayat öyle taklalar atıyor ki tam tersini söyleyecek durumlarda kalıyoruz.

Çok değil, şunun şurasında iki yıl önce, "Gün gelecek, Ankara, PKK'ya silah yardımı yapacak" diyene zırdeli muamelesi yapılırdı.
Ama bugün HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, "PKK'ya niye silah verilmesin" diye soruyor. Medyanın bir kısmı haberi görmüyor bile... Bu tepkisizliğin nedeni Ortadoğu'daki manzara:

Şimdilerde İslam Devleti adını alan IŞİD, Irak'ın altını üstüne getiriyor...

Şii, Türkmen, Sünni, Kürt, Amerikalı demeden gıcık olduğu kim varsa ya başını kesiyor ya da kurşuna diziyor... "En zengin terör örgütü" olarak petrol satıyor.

Bu gelişme karşısında ABD... İran, Suudi Arabistan, Ürdün, Katar, Kuveyt, Mısır, İsrailve bu arada Türkiye'nin de katılmasıyla bir aşure cephesi oluşturmaya çalışıyor.

O arada İran'dan sonra Almanya da Kürtlere silah yardımı yapıyor; bazukalar, tüfekler, mitralyözler, el bombaları gönderiyor. "PKK'ya vermeyiz" diyorlar ama Barzani'ye yollanan silahların bir kısmının PKK'ya ulaşabileceğini herkes biliyor.

PKK'LI MİLİTANLAR POLİSE JANDARMAYA DÖNÜŞEBİLİR

Aslında PKK'nın IŞİD ile savaşmasını sadece Kürtler değil Batı da istiyor.

Çünkü sadece uçaklarla ve dronlarla vurarak IŞİD'i dağıtamayacaklarını biliyorlar.

Birilerinin IŞİD ile arazide mücadele etmesi gerekiyor.

İşte böyle bir ortamda, rehineler sebebiyle Ankara çok temkinli konuşuyor ve davranıyor. Ama işi zor... Çünkü öte tarafta da

Türkiye'nin NATO'daki büyük ortağı ve şu anda bölgedeki yangını söndürebilecek tek güç olan ABD'nin talepleri var.

Türk milliyetçileri ve generaller hiç hoşlanmamıştır ama böyle bir ortamda Demirtaş'ın söyledikleri hiç de saçma değil.

Türkiye, IŞİD'e karşı bir şey yapamaz ama el altından PKK'ya yardım edebilir.

Soracaksınız: "Bu şartlarda Çözüm Süreci ne olacak?" Sanırım iki olasılık var:

* PKK'nın silah bırakmayacağı bir antlaşma yapılır (ki onlar da zaten "Öz savunma ve kolluk güçleri oluşturalım; militanlar polise, jandarmaya dönüşsün" istiyor.)

* "PKK'nın silah bırakması olmazsa olmaz şart ise..." o zaman "Çözüm" başka bahara kalır. En azından IŞİD tepelenene kadar bekleriz."

 

Habertürk Gazetesi yazarı Fatih Altaylı, TSK'ya alınarak Murat Karayılan'ın orgeneral, Cemil Bayık'ın tümgeneral rütbesine yükseltilmesini önerdi.

HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın "Marjinal gibi geliyor olabilir ama IŞİD barbarlığına karşı PKK savaşıyor, Türkiye’de de barış olacak ve PKK, Türkiye’ye karşı silah bırakacaksa, silah yardımı neden olmasın” sözleri tartışma konusu oldu.

Silahların bırakılması konuşulduğu çözüm sürecinde böylesi sıradışı bir öneriye tepki gecikmedi. Fatih Altaylı, "YAŞ'ı beklemeden Karayılan orgeneral olsun" başlıklı yazısında böyle HDP'lileri böyle eleştirdi:

Şaka değil, gerçekten gülüyorum.  Yeni tartışma konumuz, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin PKK'ya silah vermesi.  Şaka değil, ciddi ciddi böyle bir teklif var. 
 

"Türkiye PKK'ya silah yardımı yapsın, PKK da bu silahlarla IŞİD'e karşı savaşsın." Yahu PKK'nın silah bırakmasını konuşuyorduk yakın zamana kadar, şimdi Türkiye eliyle silahlandırılmasından bahseder olduk. 

Rahmetli İnönü'nün dediği gibi, "Bir insan ömrüne sığan değişiklikler hayret verici".

Benim ise bu konuda çok daha kalıcı, çok daha kesin bir çözümüm var. 

PKK doğrudan Türk Silahlı Kuvvetleri'ne katılsın. 

TSK'nın "dağ gezici birlikleri" adı altında yeni bir yapı olarak TSK'nın bir parçası olsun. 

Yüksek Askeri Şûra geçti ama yine de bir formül bulunarakMurat Karayılan orgeneral, Cemil Bayık tümgeneral rütbesine yükseltilsin. 

Diyarbakır'dan boşaltılacak olan Hava Kuvvetleri üssü de PKK'nın merkezi olsun. 

Tayinleri Kandil'den Diyarbakır'a yapılacak olan kadrolara da boşalacak lojmanlar tahsis edilsin. 

Şimdi bunları okuyunca bazılarınız kızıyor, bazılarınız gülüyor biliyorum. 

Ama gülmeyin. 

Neye güldüysek başımıza gelmedi mi!

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.