Diyarbakır’da Nakşi Kardeşliği...H.Çetinkaya

Diyarbakır’da tarihi buluşma, yatırım hamlesi. ..
Erdoğan-Barzani kardeşliği...
Aslında “barış süreci” falan işin şov tarafı.
Kemal Burkay tutmayınca bu kez Barzani olsun...
Elbet dünyaca ünlü Kürt müzisyen Şivan Perwer olacak Barzani’nin yanında.
Erdoğan, bakanlar, milletvekilleri Diyarbakır’a gidecek ve hafta sonunu orada geçirecekler.
Erdoğan ve Barzani...
Sünni İslam, Nakşi kardeşliği.
Seçim kardeşliği nasıl bir sonuç verir, Nakşilerin Güneydoğu’da gücü nedir?
Öcalan, çözüm süreciyle ilgili yaptığı açıklamada, dört aylık bir süre mi verdi?
Yerel seçimler bu arada yapılacak nasıl olsa...
Gerisi Allah kerim!
Tarihi süreç, barış, çözüm, demokrasi, özgürlük, muhafazakârlık hepsi bir arada...
Ne çabuk unuttuk özel yaşama müdahalenin muhafazakârlıkla üstünün örtüldüğünü...
Şu soruyu sormuştum daha önce:
“İnsan hakları ve hukuk karşısında muhafazakâr demokratlığın ölçüsü nedir, ne anlama gelir?”
Yaşanan ikiyüzlülük, kepazelik, ortaçağdan kalma bir düşünce, Türkiye dışında tartışılıp konuşulurken medyamız bunların üstünü örtmek için büyük çaba harcıyor.
Rezilliğin bini bir para!

***

AKP’nin demokrasiyi sandıksal çoğunluk olarak görmesi...
İnsan haklarını, temel hak ve özgürlüklerin tümünü kendi dünya görüşü, ideolojisi olarak algıladığı için, olayı “muhafazakâr demokrat” maskesiyle gizliyor.
Peki, hukuk ve adalette eşitlik nedir AKP için?
Her yapılan eylem, kendi açısından doğrudur!
Toplumsal alanda en büyük öncelik özgürlüklerdir. Bu kapsama da demokratik eylemler, düşünceyi ifade özgürlüğü girer...
Mustafa Balbay düşüncelerini ifade ettiği için 5 yılı aşkın süredir zindanda yatmaktadır.
Salt Balbay değil, Prof. Dr. Yalçın Küçük, Tuncay Özkan, Merdan Yanardağ, Prof. Dr. Fatih Hilmioğlu, Deniz Yıldırım ve pek çok meslektaşımız...
Can Dündar, Balbay’la görüştü bir saat...
Ben de gideceğim yakında...
Nazım Alpman, dün Birgün’deki köşesinde Can’ın yazısından alıntı yaptı.
Bireysel özgürlüklerin bittiğini, gazeteciliğin ve avukatlık gibi mesleklerin de sonlandırıldığını...
Özel hayata müdahale edildiğini...
Balbay, Can’a uzun uzun anlatmıştı ve şöyle demişti:
“AB’ye gireceklerdi, öğrenci evlerine girdiler. ”

***

Erdoğan-Barzani şovunun bir seçim yatırımı olduğu kesin...
Bunu kimse yemiyor artık!
Gezi eylemlerinden sonra Türkiye’de çok şey değişti...
AKP iktidarı bunun farkında.
AKP kendine demokrat!
Yıllarca AKP’ye “Yetmez ama evet” diyen liberal kardeşlerimizin büyük çoğunluğu “Tuzağa düştük” diye uyandılar.
Yanlarında olanların elbet!
İşleri tıkırında...
Yemlendikçe semiriyorlar bir güzel!
Yağlama, yıkama gayet iyi!
Kimi zaman kapı aralığından fısıldıyorlar:
“Ne yapalım abi ekmek parası!”

***

Demokratik hak ve özgürlüklerin olmadığı ülkelerde medyanın dilini kim koparır?
Diktatörler!
Türkiye’de korku ve yılgınlığın egemen olmasını isteyenler, toplumu ayrıştırarak, din ve inançları sömürerek iktidarda kalacağını sanıyor.
Ortadoğu’da neler oluyor, Türkiye dış politikada nereye gidiyor?
Sosyalist Enternasyonal toplantısına Gezi eylemleri damgasını vurdu.
İlginç değil mi?
Bizim çapulcular çoktan ünlerine ün katmıştı aslında da, kimsenin haberi yoktu!
Özgür Ulusoy, Mısır Sosyal Demokrat Partisi Dış
İlişkiler Komitesi üyesi Meryem Beşay’le, Mustafa K. Erdemol Sosyalist Enternasyonal Başkanı Papandreu’yla görüştü.
Beşay: “Erdoğan, Mısır’da laiklikten söz etmişti ama Türkiye’de attığı adımlarla sözlerinin uymadığını gördüm. Türkiye’de kadınlar haklarının kısıtlanmasına izin vermemeli. Hep Mısır’ın da keşke bir Atatürk’ü olsa, diye düşünmüşümdür.”
Papandreu, Demokrasi yalnızca seçim yani başkan ve başbakan seçmek değildir. Daha derin bir kavramdır.”

***

Yazı uzadı biraz...
Diyarbakır’da yapılacak Erdoğan-Barzani buluşmasından, Nakşi kardeşliğinden başlayıp nereden nereye geldik...
O zaman noktayı koyayım....

HİKMET ÇETİNKAYA

CUMHURİYET

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.