CHP ve MHP Cemaatçi olmuş-Ahmet Hakan

BAŞBAKAN Erdoğan’a bakarsanız:

CHP ile MHP Cemaatçi oldu.

 

CHP ve MHP Cemaatçi olmuş

*

Neden?

Çünkü...

- “Cemaat yargıyı ele geçirdi” demiyorlarmış.

- “Cemaat kumpas kurdu” demiyorlarmış.

- “Cemaat telefonları dinledi” demiyorlarmış.

- “Bu işlerin arkasında Cemaat var” demiyorlarmış.

- “17 Aralık bir Cemaat darbesidir” demiyorlarmış.

*

Peki bunların yerine ne diyorlarmış?

- Sürekli “hırsız da hırsız” diyorlarmış.

- Sürekli telefon kayıtlarından dem vuruyorlarmış.

- Cemaat’e tek laf etmiyorlarmış.

- “Fethullah Gülen Örgütü” lafını ağızlarına almıyorlarmış.

- Cemaat tehlikesini görmüyorlarmış.

*

Bir an için ama bir an için...

Tayyip Erdoğan’ın iktidarda değil de muhalefette olduğunu varsayalım...

17 Aralık’ta olup bitenler karşısında ne yapardı acaba?

*

Derhal iktidarın yanında yer alıp...

“Şu anda tek tehlike Cemaat tehlikesidir. Hepimiz elbirliğiyle hükümetimize destek olmalıyız. Yoksa sivil siyaset tehlikeye girer” der

miydi?

*

Yoksa... Yoksa...

Gırtlağını patlatırcasına...

Şunları mı derdi:

- Yahu daha düne kadar “Cemaat devleti ele geçirmiş, buna kargalar bile güler” diyen siz değil miydiniz? Siz bu milleti aptal mı

sanıyorsunuz?

- Sızdırmışsın Cemaat’i devletin içine... Şimdi ağlıyorsun... Derdini bana değil, git Marko Paşa’ya anlat... Hadi... Yürü...

- Sanki Pensilvanya’ya selamlar sarkıtan bendim... Sanki Türkçe Olimpiyatları’nda “Gel artık, bitsin bu hasret” diye ağlayan bendim...

Sanki 11 yıldır memleketi Cemaat’le birlikte yöneten bendim... Hadi gidin işinize be!

- Sen emniyeti, yargıyı Cemaat’e 

teslim edeceksin... Menfaat birliği kuracaksın... Cemaat’i koalisyon ortağı yapacaksın... Sonra aranızda ihtilaf çıkınca “Hadi şimdi hep

beraber Cemaat’i linç edelim” diye bize davetiye çıkaracaksın... Seni gidi uyanık seni...

- Yahu söyle bakalım: 17 Aralık’ta

senin yolsuzluk yaptığını iddia etmeselerdi... Sen yine böyle feveran edecek miydin? Dürüst ol dürüst!

*

Şu cümleleri binle çarpın.

Erdoğan’ın edeceği laflar bunlar olurdu.

*

Tayyip Erdoğan dua etsin ki...

CHP’liler ve MHP’liler bunları bir araya getirip söyleyebilecek yetenekte değiller.

Statta olmaz, camide olur

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, camide almış mikrofonu eline konuşuyor.

Caminin avlusunda değil, cami çıkışında değil.

Caminin tam içinde, imam efendinin hemen yanı başında...

Lafını da sakınmıyor hani.

Rüşvet ve hırsızlık ithamlarıyla ilgili olarak...

“Bugünler de geçecek inşallah... Lillahil tealel Fatiha” diyor.10 32014 Hürriyet

*

Statta siyasetin ‘s’si dile getirildiği anda...

Basarsın cezayı...

Kırarsın kalemi.

Camide siyasetin daniskası yapıldığı anda ise...

Çalarsın ıslığı...

Kaçırırsın gözünü...

*

Senin vicdanına da, adaletine de, hakkaniyetine de...

Lillahil tealel Fatiha!

Kol saati pahalı ama nefret suçu pek ucuz

YOLSUZLUK yaptığı iddia edildi ya...

Eski Bakan Zafer Çağlayan esmiş gürlemiş.

Demiş ki:

“Bize bunu yapanlar ateist olsa, Yahudi olsa, Zerdüşt olsa anlarım...”

*

Müslüman olmayan bir ülkede bir politikacı “hırsızlık” iddiasıyla karşı karşıya kalsa...

Ve o politikacıya sahip çıkanlar, “Müslüman olsa yapmıştır derim ama bakanımız bir Hıristiyan” dese...

Dört dörtlük bir nefret suçu işlenmiş olurdu.

Bizim dindarlarımız da “İşte nefret suçu! İşte İslamofobi!” diye hemen sempozyum yaparlardı.

*

Müslüman’a yönelen nefret suçu Alevi’ye, Yahudi’ye, Ermeni’ye, ateiste, Zerdüşt’e yönelince...

Bizim dindarlarımız bırakın sempozyumu falan bir dudak bükmesi bile ortaya koyamıyorlar.

Bu durumda her Allah’ın günü demokratikleşme paketi çıkarsan, her pakette nefret suçunu yeniden tanzim etsen kaç yazar?

*

Gelelim Zafer Çağlayan’a...

Kendisine sadece şunu demek isterim:

“Maşallah kol saatiniz pek pahalı ama işlediğiniz nefret suçu pek ucuz beyefendi.”

İslam karşıtı propaganda

HER kim ki...

Yolsuzluk ve rüşvet iddiaları karşısında...

“Çalmadım ve bunu kanıtlayabilirim” demek yerine...

*

Cami diyorsa, himmet diyorsa, fetva diyorsa, zekât diyorsa, hayır hasenat diyorsa, hayırseverlik diyorsa, imam-hatip diyorsa,

başörtüsü diyorsa, rahmet diyorsa, gazap diyorsa, Müslümanlık diyorsa, ayet diyorsa, hadis diyorsa, fıkıh diyorsa, siyer diyorsa...

Bilin ki...

O kişi İslam karşıtı propaganda yapmaktadır.

Haşim Kılıç’a dikkat

- HÜKÜMETE karşı mesafe duygusunu korumasıyla...

- Hangi koşulda olursa olsun özgürlükçü yorumlarıyla...

- İlkesel duruşunu koşullara göre ayarlamamasıyla...

- Tutuklu milletvekillerinin tahliyesine imkân veren kararı çıkarmasıyla...

- İlker Başbuğ’un tahliyesine imkân veren karara imza atmasıyla...

- Yargıya güvenin sıfırın altına indiği şu günlerde bir güven anıtı gibi yükselmesiyle...

Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç, yeni dönemin parlayan yıldızıdır.

Bakan oğlu kapıcı oğlu

AVRUPALI bir parlamenter “Bakan oğlu ile kapıcı oğlu eşit olmazsa AB’li olamazsınız” demiş.

*

Oysa bunun aslı şudur:

Bakan oğlu ile kapıcı oğlu eşit olmazsa...

Hakiki iman etmiş sayılmazsınız.

Dil sürçmesi

DİL sürçmelerinin, gafların, potların üstünde arsız bir oğlan çocuğu gibi tepinenlerin...

Dilleri sürçtüğünde, gaf yaptıklarında, pot kırdıklarında tepinenlere diyecek bir sözleri olamaz.

Özür ve düzeltme

40 yıllık imam-hatipli, “komünist manifesto” tadında bir cümle yazmaya kalkarsa işte böyle olur.

Dünkü yazımda “Türkiye’de yeni sistem sefil bir burjuva olmayı, onurlu bir proleter olmaya tercih edenlerin elleriyle kurulacak”

demiştim.

Doğrusu şöyle olacak:

“Türkiye’de yeni sistem onurlu bir proleter olmayı, sefil bir burjuva olmaya tercih edenler eliyle kurulacak

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.