Bu operasyonu AK Parti yapmış olabilir!

Dün Türkiye Cumhuriyet tarihinin tarihi günlerinden biriydi. Çok büyük yolsuzluk operasyonu kapsamında Dört Bakan çocuğunun da içinde bulunduğu 52 kişi göz altına alındı.

Daha bunun yankıları sürerken, sabah saatlerinde gelen haber durumun ciddiyetini bir kere daha gösterdi. 5 Emniyet müdürü görevden alındı.

Tüm bunlar cemaat ile AK Parti'nin iktidar kavgası mı, bu yaşananları nasıl yorumlayabiliriz, bundan sonra neler olur?

Fox Tv Ankara temsilcisi Sedat Bozkurt, olayları İnternethaber'e değerlendirdi:

SAVAŞIN İKİ TARAFI BELLİ AMA BAŞKALARI DA VAR

"Türkiye’nin sıkıntısı hiçbir kurum ve kişiye güven olmamasından kaynaklanıyor. Şimdi bir iktidar savaşına tanıklık yapıyoruz. Savaşın iki tarafı belli, ama bu iki tarafı biraz da stratejik menfaatleri açısından destekleyen ancak bu desteğin ortada görünmesini istemeyen tarafları da var. Bunlar uluslar arası nitelikli de olur, sermaye gibi sınıf nitelikli de olabilir. Yaşananları, görünen üç taraf açısından analiz edebiliriz;

OPERASYONU CEMAAT YAPTI 

"Birincisi, bunu cemaat yaptı, AK Parti’yi yumuşak karnından vurdu. Çünkü yolsuzluk iddiaları her iktidarın muhatap olduğu konulardır. Cemaatin üzerinde ise böyle bir iddia mevcut değil. Yani bu alanda avantajlı. Ve AK Parti’yi geriletmek için bu avantajını kullandı ve çok ciddi ve sert bir hamle yaptı. Bakanları hükümeti AK Parti'yi doğrudan ilgilendiren bir yolsuzluk soruşturması başlattı."

BU OPERASYONU AK PARTİ YAPTI

"İkincisi, bunu yolsuzluk iddialarıyla ilgili elinde bilgi ve belge bulunanlardan çabuk davranan AK Parti yaptı. Böylece yarın daha fazla ortaya gelebilecek, yolsuzluk belge ve bilgilerini belki de “Bunları ben başlattım, üzerine ben gittim” diyerek aşındıracak ve kendisine de zarar vermesini en aza indirecek. Operasyonda mali şubenin, organize suçlarla mücadelenin yerine görev yapıyor olması da bilinçli tercih ise bu tezi güçlendirir."

TÜM BUNLARI BAŞKA BİR YAPI YAPTI 

"Üçüncüsü, bütün bu olup biten cemaat ile AK Parti iktidar savaşını şiddetlendirerek iki tarafından bundan zarar görmesini ve hatta birbirlerini bitirmesini isteyen ve devlet içinde de iyi organize olmuş bir üçüncü yapı gerçekleştirdi. Bu yapı, gelinen nokta itibariyle de başarı olmuş görülüyor. Çünkü iktidar kanadı bunu komplo olarak nitelendirerek faturayı hemen cemaate keserek bunun bir biçimde intikamın almak için kolları sıvadı. Bu intikam niyeti karşısında cemaatinde boş durması beklenemez. Yani savaş kızışacak."

BU ÜLKEDE İÇ İKTİDAR SAVAŞI YAŞANMADAN OLAYLARIN ÜSTÜNE GİDİLEMEYECEK Mİ?

"Şimdi bu üç ihtimali değerlendirelim. Üçünün de doğru olma ihtimali birbirinin aynı, ancak yanlış olan şu; bu ülkede yasadışı hiçbir olayın üstüne bir iç iktidar savaşı yaşanmadan gidilmeyecek mi? Yada bir olayın üstüne gidiliyorsa, olayın üstüne neden gidildiği yerine hep kimin gittiği mi tartışılacak? Türkiye’de süren davalardaki hukuki yanlışlıklar, polisin her yaptığının bizzat siyasal iktidar tarafından onanması, kutsanması nedeniyle iktidarı ve bu süreçte ona destek veren yapıları, ki cemaatte buna dahildir, bundan yakınma hakkını elinden alır. Bu sistemden, hukuki yanlışlardan polisin keyfiliğinden bu iki yapı yakınacaksa önce bir öz eleştiri vermesi lazım."

 SAVAŞIN Z RAPORU CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİMLERİNDE

"Bu savaş bu şiddetle sürerse ki görünen sürecekmiş gibi gözüküyor (bu arada hükümet kanadından ılımlı mesajlar gelmesini de not düşelim) korku eşiği aşılmıştır ve elinde yolsuzluk belge ve bilgisi olan herkes, bürokratlar da buna dahil bunları hemen devreye sokacaktır. Bütün bunlar da cemaatin hanesine yazılacak ve kavga şiddetlenecek. İlk sonuçları mart yerel seçimlerinde ortaya çıkacak olan savaşın ”Z” raporu için cumhurbaşkanlığı seçimlerini bekleyeceğiz. Seçimi değil, adaylık sürecini. Karşımıza bu savaşın sonunda Erdoğan değil Abdullah Gül Cumhurbaşkanı adayı olarak çıkarsa savaş artık rafa kaldırılmış olacaktır."

Röportaj:Nesrin Yılmaz

İnternethaber

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.