Birgün, Erdoğan'ın Konuşmasını Dünün Yalanları Diye Gördü

Gezi Direnişi’ni hedef göstermeye devam eden Erdoğan, “Kadıköy’den başlayıp Taksim Meydanı’na gelen zat, oradaki 12 ağacın yeri değiştirildi, kesilmedi. Ama Yalova’daki ağaçlar kesildi. 250’yi aşkın ağaç kesildi. Nerede çevreciler, nerede o Taksim’de yürüyenler? Asırlık ağaçlar kesildi, neredesiniz tencere tavacılar, konuşun bakayım” dedi. Gezi Direnişi’ndepolis saldırısında yaşamını yitiren gençleri unutan Erdoğan, “Polisimiz vatandaşı mı öldürdü” diye konuştu. ‘Kaçak Saray’ın bin değil bin 150 odası olduğunu belirten Erdoğan’ın açıklamalarından satırbaşları şöyle:

Polis birini mi öldürdü!
>> Adamı yatırıyorlar yere ve kafasını yere vurup nefessiz bırakıp öldürüyorlar. Silah yok, molotof kokteyli yok. Burada polisimiz vatandaşı mı öldürdü, silah mı çekti? Polisi öldürecekleri anda polis kendini savunmayacak mı? Savunacakları anda paralel yargı bakıyorsunuz 8 seneye mahkûm ediyor.

Neredesiniz!
>> Kadıköy’de başlayıp Taksim’e gelen zat, 12 ağacın yeri değiştirildi, kesilmedi. Ama Yalova’dakiler kesildi. 250’yi aşkın ağaç eksildi. Neredesin sen? Nerede o çevreciler? Nerede Taksim’de yürüyenler? Neredesiniz tencere tavacılar?
>>17-25 Aralık operasyonları gayesine ulaşmış olsaydı Türkiye bugün nerede olurdu? O bir darbe girişimi değil miydi? Bu soruların cevabı 25 Aralık’ı silmeye çalıştıkları fezlekede ortaya çıktı. ‘Dönemin Başbakanı’ ifadesini kullanıyorlar fezleke için.
Türkiye’de muhalefet partilerinin üzerinde çok ciddi bir şantaj baskısı var, medyanın üzerinde de. Kasetlerin, telefon kayıtlarının tehdidi var.
Ana muhalefet partisinin genel başkanı hafta içinde şahsıma yönelik edebe uygun düşmeyecek ifadeler kullandı. Bir engelli kardeşimiz şahsımla alakalı “Zihinsel özürlü değil mi” diye soru soruyor. Onun da cevabı şahsımla alakalı “O akılsızdır” diyor. Bunu ana muhalefetin başı söylüyor. O engelli yine ben evlatlarımız, kardeşlerimiz diyeceğim hem ona hem bize bu hakareti yapıyor.

MGK kararı
>> Türkiye’deki bütün cemaatlerin, vakıfların, derneklerin hedef yapıldığı yalanı yayılmak isteniyor. MGK’de bu türden kararların alındığı yazılıyor. Ulusal güvenliğimizi tehdit eden her yapı MGK’de ele alınır ve onun gözünün yaşına bakılmaz, tavsiye kararı çıkar. Paralel yapı böyle bir yapıdır.

Alçakça bir yalan
>> Bütün vakıfların, cemaatlerin hedef alınacağı da alçakça bir yalandan başka bir şey değildir. Hukukun dışına çıkmadığı sürece herkes faaliyetlerini özgürce yerine getirir.
17-25 Aralık darbe girişimlerinde başarısız olanların hedeflerinden vazgeçmediği ortadadır. Seçim sistemini etkilemeye dönük olarak milli iradeye yönelik girişimler de bu mahiyettedir.

Onlara uydular
>> 2010’da 26 maddelik bir Anayasa paketi kanunu çıkardık. Maddelerden biri de siyasi partileri kapatmayı önleyecekti. Muhalefet salonu terk etti. Buna karşı çıkan CHPMHP ve BDP, şimdiki adıyla HDP. Bizim içimizden de o zaman bazı ihanet edenler çıktı. Şimdi de yerleri belli. Nerede olduklarını biliyorsunuz.

Baraj kalksın dedik
>> Barajlar kalksın diyorlar. Onu da teklif ettik. 5’e insin, sıfırlayalım dedik. Ona da yanaşmadılar. Ana muhalefetin başındaki akşam başka, sabah başka. Türkiye’de yalanı en güzel kim söyler diye sordukları zaman vereceğiniz cevap ana muhalefetin başı. Malzeme yok. O yüzden şimdi Cumhurbaşkanı ile uğraşıyor.

Bin 150 küsür oda

>> Beştepe Cumhurbaşkanlığı Sarayı yapılıyor. Sanki burası benim kişisel sarayım. Dünyayı da gezmemiş, bilmiyor.
Devlet yönetimi nedir anlamaz. Çünkü SSK’yi nasıl batırdığını bilirsiniz. Bin odalı değil. Yanlış biliyorsunuz. Bin 150 küsur odası var.

Bingöl sevgisi

>> On yıllar boyunca fikir özgürlüğü dediler, mahalle baskısından şikâyet ettiler. Şu anda kimin nerede durduğu ortaya çıkıyor. Biz sabrettik. 30 Ağustos’ta Yavuz Bingöl’le Yemen Türküsü’nü söyledik. Ona söylemediklerini bırakmadılar.
Şu anda Türkiye’nin bu büyük sanatçısını linç etmek için ellerindeki her vasıtayı kullanıyorlar. Nasıl olur da Erdoğan’la aynı fotoğraf karesine girersin diye. Böyle bir zihniyet olabilir mi? Bütün sanatçılar sizin gibi düşünmeye mecbur mu? Değerli yazarımız Alev Alatlı’ya da bunu yaptılar. Akil İnsanlar Heyeti’ndeki bir çok sanatçıya da bunu yaptılar.

Yandaşlık çağrısı
>> Sanatçılara sesleniyorum. Cesur olun. Mahalle baskısına karşı cesur olun. Hiçbir sanatçımızın dışlanmasına izin vermeyeceğiz.

Kaynak: Birgün

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.