Babilleşen Toplum-Erol Çalı

Medeniyet ve toplumlar birbirinin kopyası gibidir. Yaşadıkları zaman dilimi ne olursa olsun, ortaya koydukları tavırlarla değerlendirilirler. İsimleri ne olursa olsun, zalim karşısında duruşları, mazluma sahip çıkışları, doğrunun ve hakkın yanında yer alışları ile tarihe not düşerler. Ya lanetle, ya da iftiharla bahsedilirler.


Türk milleti tarih sahnesine çıktığından bu yana, daha sonraki nesilleri mahcup edecek hiçbir işe imza atmamıştır. Ama son yıllardaki ahlaki davranışlara bakınca, millet olmaktan uzaklaşmış, toplum olmaya doğru hızla giden bir kalabalıkla karşı karşıyayız.

 

YAZININ TAMAMI İÇİN..


İnsanlık tarihi boyunca, elde ettiği nimet ve makamları Allah’tan değil, kendinden bilenlerin en büyük icraatı önce halkını, sonra bütün insanlığı etkileyecek zulümler olmuştur. Başladıkları çizgide devam etmemiş, hırsı ve inadı yüzünden hem kendilerini, hem de içinde bulundukları toplumu perişan etmişlerdir.


Tarihten bunlara birçok misal verebilirim. Nemrut, Firavun, Neron, Hitler… Aslında zulüm altyapısında doyumsuz arzuları, hırsları ve inatları vardı. Ve çok ilginçtir, bu insanları azdıran sebeplerden en önemlisi de hayatları boyunca hep başarılı olmuş, bu başarıyı kendilerinden bilmişlerdi. Mesela Nemrut ve Firavun, hayat boyu baş ağrısı dahi çekmemişlerdi. Dünyada hiçbir lezzet hırs duygusunu tatmin edip, doyurmaz.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.