Aslı Aydın yazdı: Yeni bir yıldayız, Haziran’dayız, ayaktayız!

Bugün yeni bir yıla merhaba diyoruz. 2014 yılı, Haziran direnişinin ardından geçen bir yıldı. Sokağın ruhunun yeni zamanlara seslendiği ‘yeni yıllardan’ biriydi. 2013, ne kadar sokağa çıkmanın, söz söylemenin ve eylemenin yılı olduysa, 2014 de o kadar yaşama dair tüm saldırılara karşı barikatların kurulduğu bir yıl oldu. 2013 AKP’nin iktidara geldiği dönemden bu yana uyguladığı gerici, piyasacı, antidemokratik politikalara karşı halkın biriken öfkesinin patladığı, 2014 yılı ise bu öfkenin tüm iyimserliği ve karakteriyle kurucu bir iradeye dönüştüğü yıldı.

Geçen hafta sonu ülkenin dört bir yanından 46 il ve 137 meclisten gelen 1500 delegeyle Ankara’da Türkiye Meclisi Toplantısı’nı gerçekleştiren Birleşik Haziran Hareketi, “2013 Haziranı’nda tüm ülkenin üzerine doğan güneşi yeniden okullara, işyerlerine, sokaklara taşımaya kararlıyız” diyordu.

Baskının ve sömürünün sabrın ve aklın sınırlarını zorladığı bu kokuşmuş düzene karşı gelin barikatları bir adım öne taşıyalım diyordu.

Yurdun dört bir yanında 200’ü aşkın forumlar gerçekleştiren, bu forum buluşmalarında bir arada-yan yana-omuz omuza mücadele iradesini geliştirerek çetin geçecek bir mücadelenin hazırlığını yapan Birleşik Haziran Hareketi, 2015 yılının da temasını böylece ortaya koyuyordu: “AYAKTAYIZ!”

Bu köşede bugüne kadar ekonomide atılan adımları emekçiler açısından ifadesiyle birlikte değerlendirmeye çalışan yazılar yer aldı.

En genel çerçevesiyle; küresel kapitalizmin içinde bulunduğu bunalımla birlikte tüm dünyada emeğin kazanımlarına ve haklarına dönük artan saldırılar… Finansallaşan ve üretkenlikten oldukça uzaklaşan sermayenin sınırsız kaynak ihtiyacına dönük doğrudan veya dolaylı, askeri, siyasi, ekonomik, en nihayetinde emperyalist müdahaleler… Ölüm saçan, vahşet kusan iç savaş çeteleri… Kapitalizmin merkez ülkelerinde yeniden karılan kartlar ve değişen dengeler… Bir yandan Samir Amin’in “Kapitalist toplumun yönetiminin belli durumlarda karşı karşıya kalabileceği zorluklara karşı belirlenmiş siyasi bir tepkidir” dediği kriz anlarıyla birlikte artan faşizm… Ama diğer bir yandan krizin yarattığı toplumsal yıkım karşısında dinlerinden, mezheplerine, cinslerinden yaşlarına, tüketim alışkanlıklarından hayat tarzlarına kadar farklılıklarıyla parçalanmaya, bölünmeye zorlanan geniş halk yığınlarının direngen bir inatla bir araya gelebilme gücü… Bu gücün dünyanın farklı farklı noktalarından yeni zamanlara seslenmesi ve her birimize Geleano’nun ifadesiyle “ve günler yürümeye başladı” dedirtecek umudu saçması…

Ve 2014 yılını kapitalizmin bu örgütlü ve giderek sertleşen saldırıları karşısında örülen barikatlarıyla direnişin, umudun ve cesaretin yılı yapan bu gelişmelerle birlikte elbette ki Türkiye ve AKP gerçeği…

Haziran Direnişi’yle birlikte yönetme gücünü büyük çapta kaybeden, küresel krizle birlikte ekonomik modeli tamamen çöken ve kriz dinamiklerinin ekonomik alanda güçlenmesiyle birlikte emekçi sınıflara yönelik saldırısını yoğunlaştıran, özelleştirmelerle bütün alanları sermayenin talanına açan… Ve bu saldırıların önünü açacak, sınıfsal çelişkileri görünmez kılacak ve Haziran Direnişi’yle rejimde açılan tüm gedikleri yamamaya dönük dinci gericilik kuşatmasıyla toplumu giderek daha da nefessiz bırakan… Yargı- yürütme-yasamadan devletin tüm kurumlarına ve medyaya uzanan abluka eşliğinde Erdoğan’ın fiili diktatörlüğü altında kurumsallaştırılan, sokakta copuyla reaksiyoner güçleriyle beslediği mezhepçi bir faşizmle hayatı kâbusa çevirmeye kalkan; Ahlakı, vicdanı, aklı ve bilimi halkın parasını sıfırladıkları gibi sıfırlayan memleketin altını üstüne getiren bir düzen…

Evet, 2014 yılında bu köşede yer alan yazılar böylesi bir iklimin gelişmelerini, tehditlerini ve hayata yönelik tahribatını ekonomi-politik bir perspektiften incelemeye çalıştı.

Bugün ise yeni yılın ilk gününe merhaba diyoruz. Tehlikenin farkındayız ve Haziran’ın çağrısıyla, umuduyla “2015’teyiz, Haziran’dayız, Ayaktayız!” diyoruz.

 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.