AKP’nin ve TÜRKEŞ’in BAŞKANLIK SİSTEMİ-M.Fatih Doğrucan

on zamanlarda ÜLKÜCÜ harekete yönelik yeni bir ALGI kampanyası başladı ve AKP yandaşlarının istediği BAŞKANLIK sistemi ile BAŞBUĞ TÜRKEŞ’in bahsettiği BAŞKANLIK sistemi bir ve aynı imiş gibi algı yaratılıyor…



Uzun uzadıya açıklamaya girişmeyeceğim, ancak ÜLKÜCÜ bir FELSEFE işçisi olarak şunları söyleyebilirim



Evet Alparslan Türkeş de Başkanlık Sistemini savunmuştur, Ancak Başkanlık Sisteminin ön koşulu, TÜRKÇÜ-TURANCI Alparslan TÜRKEŞ için, ÜNİTER DEVLET yapımızın korunup, sınır dışındaki Türklerin İSTİKLAL hareketlerini organize ederek yeni Türk Devletleri yaratmaya öncülük etmek ve bununla beraber TARİH süreci içerisinde onların da kendi ÜNİTER yapıları uyarınca BAŞKANLIK sistemimize dahil olabilecekleri yolu açmaktı. Kuzey Kıbrıs bağımsızlığı bu umudu yeşertmişti. Ancak bu işi çok yanlış anlamış olan AKP, mevcut sınırlar içinde BAŞKANLIK sistemi önererek, mevcut sınırları eyaletlere bölmeye yol açacak olan ve ÜNİTER haklarımızı parçalayacak olan bir sisteme doğru yol alıyor. Hatta baskın TÜRK demografisi mülteci alım yoluyla veya etnisite araştırmalarında ALGI YÖNETİMİ kokan operasyonlarla zafiyete uğratılıyor. 



Alparslan Türkeş’in BAŞKANLIK sistemi BEREKETLİ HİLAL üzerinde örgütlü bir TÜRK DEVLETİ organizması tasarlıyordu ancak AKP tarzı Başkanlık sistemi arzusu, BEREKETLİ HİLAL üzerinde Türk varlığını TASFİYE eder hale geldi… 



Alparslan Türkeş için Başkanlık Sistemi, coğrafi ekonomilerin tasniflenerek birbirini besleyebileceği bir bölümlenmeden hareket ederek, teknik ve teknolojiyi bu sayede en ücra köşelere kadar götürme amacı gütmekteydi. Mesela Tarım Kentleri, Liman Kentleri vs. gibi. Ancak AKP’nin Başkanlık Sistemi bu bölümlenme meselesini çok yanlış anlamış olacak ki, bu bölümlenmeyi 36 etnisite ve onlara ait coğrafyalara çevirme çabasında…



Alparslan Türkeş’in Başkanlık Sistemi, ULUS-DEVLET sınırlarını, sınırların dışına çıkarak koruma maksadı gütmekteydi, AKP’nin Başkanlık sistemi ise göründüğü kadarıyla sınırlar içine yeni sınırlar çizmek gibi bir his uyandırıyor.



Alparslan Türkeş İHTİLALLER görmüş bir DEVLET ÜSTADI olarak mutlak gücün sınırlanması adına Başkanlık Sistemi önermiştir. Ancak AKP’nin Başkanlık Sistemi, mutlak Gücü pekiştirme nosyonundan hareket ediyor.



Alparslan Türkeş’in Başkanlık Sistemi yüzünü Adriya’dan Çin Seddine çevirmişti. AKP’nin Başkanlık Sistemi ise gözünü Ortadoğu’dan alamıyor… 



Her ikisinin de Başkanlık Sistemi, OSMANLI algısı üzerinde yükseliyor, Ancak Alparslan Türkeş için devletin temel unsuru, TÜRK BATI HAREKETİ’nin son temsilcisi olarak Orta Asya’dan Batı’ya göç eden TÜRK soylarına YURT temin eden YÜKSELME DEVRİ OSMANLI’sı, AKP’nin Başkanlık Sistemine kaynaklık eden ise, kendi iç sınırlarında günden günden erimek zorunda kaldığı için DENGE POLİTİKASI uğruna vatanını AZINLIK İMPARATORLUĞU’na çeviren GERİLEME DÖNEMİ OSMANLISI… Azınlıkların, çoğunluğu baskılamaya çalıştığı her devlet can çekiştiği son çeyreğe her zaman girmiştir. Böylece gerçekleşen yıkım ile ya ortadan kalkmıştır ya da yıkılmıştır. Yoksa siz hiç AKP’nin ağzından Yükselme Dönemi padişahlarından II.MURAT, Yıldırım BEYAZIT, Çelebi MEHMET, Murat HUDAVENDİGAR gibi isimleri, Allah aşkına söyleyin, ne sıklıkla duydunuz? Hep Yıkım dönemindeki Osmanlı’nın itibarını kurtarma çabası var… 



Alparslan Türkeş için Başkanlık Sistemi, Dünya Devletleri ile doğrudan görüşme amacı güdüyordu, Kabul ediyorum ki AKP için de doğrudan görüşme amacı güdüyor. Ancak Alparslan Türkeş’in Başkanlık Sistemi Cumhuriyet Rejiminin devamı ve sonucu fakat AKP için daimi olarak suçladığı Cumhuriyet rejimini ortadan kaldırma maksadı güdüyor…



SONUÇ OLARAK, Sn. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip ERDOĞAN AKP’nin Başkanlık Sistemi yerine TÜRKEŞ’in başkanlık sistemini öneriyorsa DESTEKLİYORUM… Ötekini ise mantık dünyama kabul ettirmem mümkün değil… 





haberhergün

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.