AKP seçimde ne vaat ediyor?Mehmet Kamış

AK Parti 2002 yılında iktidara hazırlanırken 3Y’den bahsediyor ve bunu ortadan kaldırmayı vaat ediyordu.

Bu 3Y’nin açılımı Yolsuzluk, Yoksulluk ve Yasaklardı. Türkiye, 28 Şubat sürecinden ve bu sürecin meydana getirdiği derin ekonomik krizden kurtulmaya çalıştığı bir dönemi yaşıyordu. Gerçekten de ülkenin yolsuzlukla, yoksullukla ve yasaklarla başı büyük dertteydi. Banka hortumlamalarıyla meydana gelen ekonomik türbülans ülkeyi batma noktasına getirmişti. Devlet bu hortumlamaya göz yumarken toplum anlamsız, lüzumsuz yasaklarla bir hayli gerilmişti. AK Parti’nin vaatleri seçmen için oldukça etkileyiciydi.

2007’ye ise Cumhurbaşkanlığı seçimleri damgasını vurmuştu. 2002 seçimlerinden sonra başlatılan Avrupa Birliği’ne uyum yasaları toplumda karşılık bulmuştu ancak bürokrasi son bir hamle ile 367 konusunu icat etmişti. Bu gerginlikle gidilen seçimlerde AK Parti, Avrupa Birliği standartlarında demokrasi vaat ediyordu ve inandırıcı bulunuyordu. Hele de seçim gecesi Recep Tayyip Erdoğan’ın yaptığı balkon konuşması siyaset literatürüne geçecek kadar önemliydi. Erdoğan burada yaptığı konuşmada, “Bize oy vermeyenlerin de mesajını anlıyorum. Kime oy vermiş olursanız olun oylarınız bizim için değerlidir. Tercihlerinize saygı duyuyoruz. Farklı tercihlerinizi demokrasimizin zenginliği olarak görüyoruz.” şeklinde ifadeler kullanmıştı. Tayyip Erdoğan kendisi gibi düşünmeyenlere, rahat olun bize oy vermiş gibi size de hizmet edeceğiz, sizi ötekileştirmeyeceğiz, diyordu.

12 Haziran 2011 seçimlerine ise demokratik, insan merkezli yepyeni bir anayasa vaadiyle girildiğinde herkes Türkiye’nin artık bir demokrasi volesi vuracağını zannediyordu. En önemli seçim sloganlarından birisi “Üstünlerin hukuku değil hukukun üstünlüğünü tesis edeceğiz.” sözüydü. AKP bu seçimlere demokrasi, insan hakları ve yeni anayasa vaadiyle gitti ve millet bu vaatlere hakikaten kandı. İktidar partisi, tarihinde görmediği bir oy topladı. Ancak bu, AKP’nin daha çok demokrasi vaat ettiği son seçimler oldu.

Peki 7 Haziran seçimlerine giderken AKP topluma ne vaat ediyor? Yolsuzlukla, yoksullukla ve yasaklarla mücadeleyi mi? Demokratik bir anayasayı mı? Avrupa Birliği’ne uyumlu bir ülke olmayı mı? Herkesin kendini kolayca ifade ettiği, yasakların kaldırıldığı, gelir adaletinin sağlandığı ve kamu malları üzerinden zenginleşmenin sonlandırıldığı bir ülke olmayı mı? Ya da Türkiye’yi bir dünya ülkesi yapmayı mı? Kalkınmasını tamamlamış, hem bölgenin hem de bütün dünyanın yükselen yıldızı olmayı mı?

Bütün bu sorulara verilecek cevap tabii ki kocaman bir hayır! Ya ne vaat ediyor? Polis devleti olmayı, ne olursa olsun, ne pahasına olursa olsun iktidarda kalmayı, kendisi gibi düşünmeyen herkes ve her inançla mücadele etmeyi, ülkeyi MİT üzerinden yönetip bütün herkesi tek tek fişlemeyi, kendisinden olmayan herkesi ötekileştirmeyi... Seçimle gelmiş krallar için daha çok debdebe, daha çok şatafat, daha yeni makam arabaları, daha büyük saraylar vaat ediyor. Bütün her şeyi bir kişinin iki dudağı arasında yönetebileceği yeni bir sistem vaat ediyor. Dünyada yalnızlaşmış, bütün dünya ile köprüleri atmış, ekonomisi krizde, sadece bir grup seçkinin mutlu olduğu bir ülkeye doğru gitmek var, vaatleri arasında. Hiçbir hükümet döneminde bu kadar idarenin tetiği haline gelmeyen yargıyı büsbütün kontrol altına alma sözü veriyor! Böylece tam anlamıyla üstünlerin hukukunu uygulamayı vaat ediyor.

Olayı ajite etmiyorum, sakin bir kafayla oturup düşünün lütfen; Türkiye nereye gidiyor, AKP’nin murat ettiği ülkenin gerçek fotoğrafı nasıl diye...

MEHMET KAMIŞ

ZAMAN

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.