AKP hukukundaki yeni suç kavramı: ''Çok Büyük İhtimal''.

Havuz Medyası'nın amiral gemisi Sabah, bugün yine skandal bir manşetle çıktı.
Türkiye'nin en önemli yolsuzluklarının deşifre edildiği 17 Aralık'tan bu yana yaptığı yayıncılıkla, 28 Şubat'taki çizgisinden çok daha vahim bire tablo çizen Sabah'ın hedefinde yine cemaat vardı.
Cemaati hedef alan delilden yoksun yüzlerce haber yapan ve bu nedenle hemen hergün yeni bir tekzip yayınlayan Sabah, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı'nın Cemaatle ilgili soruşturma başlattığını ve soruşturmanın adının da PDY (Paralel Devlet Yapılanması) Örgütü olduğunu ileri sürdü.
Sabah, savcılığın tamamladığını iddia ettiği soruşturmasında,  Dicle Üniversitesi'ne yönelik Paralel Devlet Yapılanması (PDY) Örgütü soruşturması yaptığı ve başta Rektör Ayşegül Jale Saraç olmak üzere, üniversite yönetiminin örgütün bir kolu olarak Gülen'den gelen gizli talimatlarla hareket ettiğini belirlediğini ileri sürdü.
Sabah haberinde, Y.Ö. isimli bir öğretim üyesinin Fethullah Gülen'den gizli talimatlar aldığı ve PDY'nin tepesinden gelen emirlerle hareket ettiklerinin belirtildiğini savunurken de Savcılığın soruşturma dosyasında olduğunu iddia ettiği bir yazı yayınladı.
Yazı da aynen şu ifadeler yer alıyordu: "Y.Ö.'nün çok büyük ihtimalle Fethullah Gülen'den aldığı talimatlar doğrultusunda..."  
Sabah'ın kesin tepsit olarak aktardığı iddia, soruşturma dosyasında yer aldığını iddia ettiği metinde, "çok büyük ihtimalle" ifadeleriyle yer alıyordu.
Havuz Medyası'nın yalan, iftira, linç ve kara propaganda örneklerini bilenler için Sabah'ın yaptığı bu çarpıtma şaşırtıcı değildi ancak eğer doğruysa, bir savcılık metninde, hele ki Başbakan Tayyip Erdoğan ve Havuz Medyası'nın yüzlerce kez olduğunu iddia ettiği Paralel Devlet ile ilgili bir soruşturmada, suç isnadı yapılırken "çok büyük ihtimalle" ifadesinin yer alması, okuyanları şok etti.
Şok etmekle de kalmadı, Erdoğan'ın "cadı avı" olarak itiraf ettiği AKP'nin Hukukunun geldiği noktayı da gözler önüne serdi.
Doğruysa eğer Savcılık "çok büyük ihtimalle" diyerek bir soruşturma dosyası hazırlayıp suç isnadında bulundu, Sabah da kesin hükümmüş gibi manşetten yayınladı.
"Delil, kanıt, ispat nerede?" şeklindeki soruda afaki kalıyor elbet. Erdoğan ve Havuz Medyası'nın aylardır tek bir delil ortaya koymadan 'salladığı' göz önüne alındığında, bu dosyada da delil bulmak elbette mümkün değil.
Ama Erdoğan'ın yok edilmesini istediği bit topluum kesimini suçlamak için kanıta ne hacet! "Çok büyük ihtimal" sözü yeter de artar bile...
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık'ın Erdoğan'ın merkezinde olduğu yolsuzluk tapelerinin montaj olduğunu hissettiği, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun Suriye toplantısının dinlenmesi için "Paralel" diye kanaate vardığı, 'intiba" üzere  gözaltıların yaşandığı ve Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı'nın "çok büyük ihtimalle" diyerek suç isnadında bulunduğu bir ülke haline geldi Türkiye.
Şimdiki Türkiye'ye bakıp, Erdoğan'ın hayalindeki 2023 Türkiye'si hakkında fikir sahibi olabilirsiniz...
Allah bu milleti hukuksuzlardan ve zulümden korusun...

kupur-001.jpg

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.